sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

HASSANE EL- MÜZENNİYE (RADIYALLAHU ANHA)

HASSANE EL- MÜZENNİYE (RADIYALLAHU ANHA)
12.06.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

HAMD ALEMLERİN RABBİNE SALAT RASULÜ’NE SELAM İSE BÜTÜN MÜMİNLERİN ÜZERİNE OLSUN.İNŞAALLAH

 Hassâne el-Müzeniyye radıyallahu anha, Hazreti Hatice annemizin yakın arkadaşlarından olan bir hanım…

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz tarafından ismi değiştirilen bahtiyar bir hanım sahâbî… O, Mekkeli olup Kureyş kadınlarının hanımefendisiydi. Hazreti Hatice radıyallahu anha annemiz ile samimi arkadaştı. Zaman zaman buluşur, biraraya gelir ve sohbet ederlerdi. Fırsat buldukça ziyaretleşirlerdi.

Cahiliye dönemindeki bu arkadaşlıkları İslâm’dan sonra da devam etti. Hazreti Hatice (r.anha) annemizin evliliğinden sonra Sevgili Peygamberimizin hâne-i seâdetlerine de sık gelir giderdi.

İslâm güneşinin Mekke semâlarını aydınlattığı ilk günlerde kendisine iman dâveti ulaşınca hiç tereddüt etmedi. Zira o, en yakın arkadaşı bulunan Hazreti Hatice (r.anha) annemizi çok sever ve ona çok güvenirdi. Onun asaleti, dürüstlüğü ve ahlakına hayrandı. Onun girdiği yeni dinin gelmesini o da beklemekteydi. O, putlara inanmanın ne kadar mânâsız bir şey olduğunu, onlara ibadet etmenin insana hiçbir şey kazandırmayacağını bilmekteydi. Zira putlar kendisine faydası olmayan ve üzerlerine gelen zararı önleyemeyen bir cansız varlıklardı.

Put eski çağlarda taştan, tunçtan, tahtadan idi; günümüzde ise etten, kandan, futboldan, müzikten, unvandan, imajdan, modadan, markadan, kariyerizmden, ideolojiden, din ya da başka alanda bir kişiye itaat etmekten ve bağımlılıklardan ibarettir. Bunların geneli heva heves zinciri olarak özetlenir. Kuran-ı kerim bunları; “heva ve hevesini ilah (put) edineni gördün mü” (Casiye-23) diye yasaklamıştır.

Modadan hareketle “kim bir kavme benzerse ondandır” hadisi şerifi, Allah’ın menettiği düşünme biçimlerini geçim belası uğruna meslek edinmek; velhasıl Allah’ın yasak koyma ve serbestlik tanıma listesini bilmeyen veya itaat etmeyenin yolu günümüz putlarına çıkar.

Önce kendimiz yaşamadıktan sonra hayatımıza İslam’ ı hakim kılmadıktan sonra toplumda islam’ın hakim olmasını beklemek akıl işi değildir. Sen kendi yapman gerekenleri yapmadan islam’ın hakim olmasını beklemek İslam dan habersiz olmak demektir. Saniye ve kuruşlarını doğru harcamayanı günümüzün  ılahlaştırılmış putları harcar.Allah cc ya kulluğun önündeki her engel birer puttur.

İslam’ a giriş anahtarı olan kelime_i şehadet bütün batıl ilahları reddetmekle başlar, bütün Allah ‘ın dışındaki ilah edindiğin putları kırmakla girilir islam’a kalbini boşaltırsın arınırsın şirkten ,ilahlarından,putlarından sonrada teslim olursun Alemlerin Rabbine.

Bütün putlarından sıyrılan Hassane el-müzenniye  teslim oldu Alemlerin Rabbine  ne kadar tuhaf bir şeydi onlardan medet beklemek,ne kadar gülünç bir hareketti.

Böylesine güzel düşüncelere sahip olan Hassâne el-Müzeniyye, arkadaşı Hazreti Hatice (r.anha)’nın Müslüman olmasıyla ilgili teklifini tereddüt etmeden kabul edip İslâm’la şereflendi.

Hassâne el-Müzeniyye radıyallahu anha’nın Hazreti Hatice (r.anha) ile olan yakın arkadaşlığı, iman kardeşliği ile birleşince daha da pekişti. Samimi, candan din kardeşi oldu. O, bir gün hâne-i saadete ziyaret için gelmişti. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz onun Cahiliye dönemindeki Cüsâme veya Cessâme olarak kullandığı adını Hassâne olarak değiştirdi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz, Hazreti Hatice (r. anha) annemizin vefatından sonra Hassâne (r.anha)’ya hürmet eder , onu sık sık ziyaret ederek hal ve hatırını sorardı. Bunu bir vefakârlık olarak kabul ederdi. Bu konu ile ilgili bir hatırayı İbni Ebi Müleyke, Hazreti Âişe radıyallahu anha annemizden rivayetle şöyle nakleder:

Hazreti Âişe (r.anha) anlatıyor:

“Bir gün yaşlı bir kadın geldi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona;

“-Sen kimsin?” dedi. O da:

-Ben Cüsâme veya Cessame el-Müzeniyye’yim, dedi.

Bu isimleri beğenmeyen Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem ona:

“-Hayır, sen Hassâne el-Müzeniyye’sin” dedi.

Cüsâme; Tembel, uykucu, ağır davranan mânâsına geliyordu. Hassâne ise; çok güzel anlamına gelmekteydi.

İki Cihan Güneşi Efendimiz sonra sözlerine devam ederek;

“-Nasılsın? Bizden sonra ne yaptın?” diye sordu. O da:

-Anam babam sana feda olsun, iyiyim Yâ Rasûlallah! cevabını verdi.

Hassâne el-Müzeniyye (r.anha) hâne-i saadetten çıkıp gidince Hazreti Âişe (r.anha) annemiz Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimize:

-Yâ Rasûlallah! Bu ne iltifat? İşini gücünü bırakıp bu yaşlı kadına vakit ayırıyorsun? dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz tebessüm ederek Hazreti Âişe (r.anha) annemize şöyle buyurdu:

“-Yâ Âişe! O, bize Hatice zamanında gelip giderdi. Vefakârlık, güzel arkadaşlık imandandır” buyurdu. (Hâkim, Müstedrek, 1, 62 )

Ne vefakârlık!.. Ne kadirşinaslık!.. Ne güzel örnek!… Allah’ım bizlere de vefakâr olabilmeyi nasib et!..

Hassâne el-Müzeniyye (r.anha) zaman zaman Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin iltifatlarına ve ikramlarına mazhar olurdu. Hâne-i saadete gelen hediyelerden ona da hisse ayrılır ve gönderilirdi. Bu konu ile ilgili olarak Enes ibni Mâlik radıyallahu anh’den gelen şöyle bir rivayet vardır:

-Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’e bir hediye getirilmişti de şöyle buyurmuştu:

“- Bunun bir kısmını Hassâne’ye götürün. Çünkü o Hatice’nin arkadaşıydı. Gerçekten o Haticeyi severdi.” (el-İstiâb , c.1, s. 584 ; Üstülğâbe , c.1, s. 1331)

İşte Allah’ın sevgililerine yakın olmanın bereketi!.. İşte sevginin gücü!..

Seven sevdiğini unutmazdı. Devamlı surette hatırlardı. Türlü vesilelerle ona vefakârlığını gösterirdi. Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz davranışlarıyla bu yüce ahlâkın en güzel örneği olmuştu.

Hassâne el-Müzeniyye (r.anha) daha bu dünyada iken o kutlu hâneye olan yakınlığın en güzel neticelerini görmüştü. Onun hakkında kaynaklarda fazla bir bilgiye rastlanamamaktadır. Nerede vefat ettiği de bilinememektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.