sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
23°C
Ankara
23°C
Açık
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C

HALİNİZ NİCE OLUR SİZİN

29.04.2022
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd; kullarına rahmet kapılarını açan, elde etmeleri imkansız olan hayırları elde etme imkanı ve gücü veren, bu imkanlar ile imtihan eden, hüküm ve hikmet sahibi yegane ilah ve rabb Allah (cc)’ mahsustur.

Salat ve selam; nübüvvetin son halkası, güzel ahlakın tamamlayıcısı emri bi’l maruf neyhi ani’l münkerin baş mimarı, alemlere rahmet olarak gönderilen başkumandanımız Rasulullah (sav)’e, tertemiz ehl-i beytine sahabesine ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Nübüvvet, insanalar için büyük bir rahmettir. Bunun sayesinde insanlar hakkı bulurlar. Tehlikelerden haberdar olur kurtuluşun yolunu bulurlar. Çünkü nübüvvet emr-i bi’l maruf nehyi ani’l münkerin menşeidir. Başlangıcıdır. İnsanlar için maruf ve münker hayati bir öneme sahiptir. Tohum için yağmur ne ise insanlar için marufun emri, münkerin nehyi odur. Yağmur nasıl ki tohumu çatlatıyor onda bir kıpırdama meydana geliyorsa, insanlara maruf emredilip münkerden nehyedildiğinde de kalplerinde bir kıpırdama hareket meydana gelir. Vücudun ıslahı ve fesadı kalbin sıhhatine bağlı olduğuna göre emr-i bi’l maruf nehy-i anil münkerin kalp için ne kadar önemli odluğu da anlaşılmış olur. Kurtuluşa ermek için emr-i bi’l maru neyhi ani’l münker  şarttır. Zira Allah (cc);

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. KURTULUŞA ERENLER işte bunlardır.  (Al-i İmran/104)

Bir toplumun ıslahı marufun hakkıyla emredilmesine ve münkerin de hakkıyla nehyedilmesine bağlıdır. Bu görevi hakkıyla yerine getiremeyen toplum herşeyini kaybeder kaybetmiştir de. Ne zaman ki bir toplumda maruf hakkıyla emredilmez münker hakkıyla nehyedilmez işte o zaman o toplum için çöküş başlar. Tarih buna şahitlik etmektedir. Marufun hakkıyla emredilip münkerin hakkıyla nehyedilmesi İslam’ın hakimiyetine bağlıdır. Eğer bir coğrafyada İslam hakim değilse orada maruf hakkıyla emredilip hakkıyla nehyedilemeyeceğinden günden güne o toplumda çökmeler, itikadi sapmalar, ahlaki yozlaşmalar, emniyetsizlik, vahşet gibi bir çok unsur meydana gelecektir. Bunu en bariz bir şekilde ortaya koyan bir hadis-i şerifi okuyorak konuya açıklık getirmiş olalım;

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün):

“Gençlerinizin fıska düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman haliniz ne olur?” diye sormuştu. (Yanındakiler hayretle):

“Ey Allah’ın Resulü, yani böyle bir hal mi gelecek?” dediler.

“Evet, hatta daha beteri!” buyurdu ve devam etti:

“Emr-i bi’l ma’rufta bulunmadığınız, nehy-i ani’lmünker  yapmadığınız vakit haliniz ne olur?” diye sordu. (Yanındakiler hayretle):

“Yani bu olacak mı?” dediler.

“Evet, hatta daha beteri!” buyurdular ve sormaya devam ettiler:

“Münkeri emredip, ma’rufu yasakladığınız zaman haliniz  ne olur?” (Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek):

“Ey Allah’ın Resulü! Bu mutlaka olacak mı?” dediler.

“Evet, hatta daha beteri!” buyurdular ve devam ettiler:

“Ma’rufu münker, münkeri de ma’ruf addettiğiniz zaman haliniz ne olur?” (Yanındaki Ashab): “Ey Allah’ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı?” diye sordular.

“Evet, olacak!” buyurdular.” [Rezin tahric etmiştir. Bu rivayet daha muhtasar olarak Ebu Ya’lâ’nın Müsned’inde ve Taberanî’nin el-Mucemu’l-Evsat’ında tahric edilmişir. Heysemî, Mecmau’z-Zevaid’de kaydetmiştir (7, 281).]

 

İslam’ın en şa’şaalı şekilde yaşandığı bir anda, zamanımızdaki içtimâî bozukluğu olduğu gibi görüp tasvir etmek, gerçekten lisan-ı nübüvvete has bir hadisedir, tam bir mucizedir. Ki yazımıza giriş yaparken nübüvvet ile ilgili yaptığımız açıklama bunu te’yid etmektedir.

Resulullah tedricen şu hallerin vukua geleceğini haber vermektedir:

1) Gençlerin taşkınlığı, kadınların azması.

2) Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münkerin terki.

3) Münkerin emredilmesi, ma’rufun yasaklanması.

4) Ma’rufun münker münkerin ma’ruf addedilmesi.

Hadisin siyakından şu husus anlaşılmaktadır: Bu içtimâî ve dinî bozuklukların ilk halkasını, gençlerin ve kadınların ihmal edilerek İslamî terbiye ile yeterince terbiye edilmemesi teşkil etmektedir.

Bu hal zamanla emr-i bi’lma’rufun terkine müncer olmaktadır.

Emr-i bi’l-ma’rufun terki, zamanla münkerin emrine, ma’rufun nehyine sebep olmaktadır.

Bozulmanın son halkasını ma’rufun münker bilinmesi, münkerin de ma’ruf sayılması teşkil etmektedir.

Bu hal, değerler sisteminin alt-üst olması, tersine dönmesidir. Günümüzde ilericilik, çağdaşlık, laiklik yaftası altında ta’mime çalışılan beşerî değerler sistemi, dinî açıdan ma’rufun münker addedilmesinden başka bir şey değildir. Keza çağdışılık, gericilik, yobazlık, anti laisizm şeklinde ifade edilen hususlar da ma’rufun münker addedilmesinden başka bir mâna taşımaz.

Resulullah’ın gerçek bir mucizesi olarak değerlendirdiğimiz bu hadisinin bir  başka dikkat  çeken yönü, bu hallere düşecek kimselerin ümmet mefhumuna dahil olmasıdır. Yani İslam’ın dışında, gayr-ı müslimlerin kafalarında gelişip, hayatlarında yaşanacak bozukluklar olmayıp, bizzat Müslümanlara intikal edeceğinin bu hallerin Müslümanlarca benimseneceğinin  ifade  edilmiş olmasıdır.

Dediğimiz gibi, en azından memleketimizde bu halleri son zamanlarda iyice müşahede eder hale geldik.[1]

Yukarıdaki hadis marufu emretmenin münkeri nehyetmenin önemimin şiddetli bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bir dahaki yazımızda inşaAllah bu yavaş yavaş çöküşlerin çağdaş yansımalarına misaller vereceğiz…

SELAM VE DUA İLE…

TEVFİK ALLAH (CC)’TANDIR…

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN…

[1] İlgili hadisin şerhi – Kütüb-i Sitte Fitne bölümü 4786 nolu hadis

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.