sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
34°C
Ankara
34°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C

GÖKLERİN VE YERİN RABBİ

GÖKLERİN VE YERİN RABBİ
11.05.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

 

Müslüman olduğunu iddia eden her insan aynı zamanda hayat rehberinin ölçüsünün ilkesinin tek anayasasının Kuran olduğunu da iddia ediyor demektir.

 

Müslüman olma iddiasında olup da Kuranı Kerimi anayasa edinmeyen hayatını Allah kelamına göre yaşamayan bunun yerine başka başka yaşam tarzları başka kanun ve kurallara göre yaşayan ilkesi ölçüsü heva olan insanların kendilerini Müslüman olarak adlandırmaları onları Müslüman yapmaz.

 

Peki neden bu insanlar bu haldeler ?Neden Allah CC kulları için beğenip seçtiği İslam’a göre değil de başka yaşam tarzlarını ,başka sistemleri ,kanunları tercih ediyorlar.?

Bu durumun birçok sebebi olmakla beraber en önemlisi aklını kullanıp Allah’ın kainattaki yüce esmalarının tecellilerinden ibret almamalarıdır.

 

Kuranı Kerim’i anlamak ve yaşamak için okursak eğer Yüce Allah’ın bizleri bu hakikatleri anlamaya ve ibret almaya yönlendirdiğini görürüz.

 “Güneşi parlak bir ışık kaynağı, ayı ise bir nûr yapan, yılların sayısını ve vakitlerin hesâbını bilmeniz için aya menziller takdir eden O’dur. Allah, bütün bunları boş yere değil gerçek bir gaye, sebep ve hikmete dayalı olarak yaratmıştır. O, bilip anlayacak kimseler için âyetlerini bu şekilde detaylarıyla açıklamaktadır.” (Yunus 5)

 

 “O Allah ki, yeryüzünü enine boyuna yayıp genişletti, oraya yerinden oynatılamaz dağlar yerleştirdi, nehirler akıttı ve orada her bir ürünü çifter çifter yetiştirdi. O, sürekli olarak geceyi de gündüze bürüyüp duruyor. Doğrusu bütün bunlarda, sistemli düşünebilen kimseler için nice deliller, alınacak nice dersler vardır.” (Rad 3)

 

 “Peki bunlar, yeryüzüne bakıp hiç düşünmezler mi? Biz orada her güzel çiftten çeşit çeşit nice bitkiler yetiştirdik.

Şüphesiz bunda ilâhî kudret ve azameti gösteren apaçık bir delil, bir işaret vardır. Ama insanların çoğu yine de iman etmez.” (Şuara 7-8)

 

 

Yine Kuranı Kerim’in Bir çok ayetin de görmeye işitmeye ve anlamaya yönelik kainattan bir çok delil sunulmaktadır. Ayetlerde de görüldüğü gibi Allah CC bizlerden gizemli, ciddi ve büyük araştırmalar gerektiren, her aklın idrak edemeyeceği şeyleri bizlere delil getirmemektedir. Aksine her akıl sahibi mükellefin aklını kullandığında çok rahat anlayabileceği her an gözlerinin önünde olan kainat kitabı bizlere ibret olarak sunulmuştur.

Çok basit ve net bir gerçek ,inkar edilemez hak şudur ki insanı dehşete düşüren güzellikte mükemmelikte olan varlık aleminin yaratıcısı sahibi şekil vereni nizama sokanı idare edeni rızk vereni Allah (c.c.) ‘tır.

 

Bu alemin içinde tamamen bu aleme bağlı ve muhtaç olan insan nasıl ki kendisini bu alemden yok sayamıyorsa işte bu varlık aleminin Sahibinin hakimiyetinden de kendisini müstağni sayamaz.

 

Bu gerçeğe ancak aklı ile Kuranı Kerim’deki verilen ibret ve öğütleri okuyup üzerinde düşünerek ulaşabiliriz.

 

Bunun sonucunda insan sarsılmaz bozulmaz dönülmez saf bir imanı elde eder ve bir ilke sahibi olur. Allah’tan başkasına kulluk etmez. Allah’tan gelen emri şeriatı hiçbir ideolojiye sisteme değişmez. Hepsini batıl kabul ederek red eder.

Kuranı Kerim de buna en güzel örneklerden biri Kehf Suresi 14. ayeti kerimedeki sahnedir.

 

Onların kalplerini metîn kıldık. O yiğitler (zalim hükümdar karşısında) ayağa kalkarak dediler ki: «Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, O’ndan başkasına ilah demeyiz. Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz. (Kehf 14)

 

Evet Allah’ın yiğit dediği o gençler mağara ashabı kendisine itaat etmelerini otoritesine boyun eğmelerini isteyen hükümdara aslında şunu dediler ; Eyy zalim hükümdar eğer sen vaktinden önce güneşi doğurabilirsen vaktinden önce bir tohumu patlatabilirsen dilediğin yere yağmuru yağdırabilirsen anne karnındaki çocukları vaktinden evvel doğurtabilip cinsiyetlerini sen belirleyebilirsen yıldızları ayı yönetebilirsen kainata rızkı sen temin edebilirsen biz sana ancak o zaman ilahımızsın deriz ve senin bizim için belirlediğin kanun ve nizama uyarız. Fakat bu imkansızdır hal böyle iken sana ilah demek uymak itaat etmek saçma sapan ahmakça bir iş olur.

 

Rabbini sahibini böyle tanıyan bir kul Rabbinin hükmünden başkasına yönelmez kabul etmez O’nun rızasını başka bir şeye değişmez.

 

Şimdi gelin kainatı Kuran ışığı ile yeniden keşfedelim. Bu dağlar bu göller bu güneş bu günler, mevsimler bize ne anlatıyor bize neyi delil getiriyorlar aklımızla tespit edelim ve tüm saçmalıklardan kurtulalım inşallah.

 

Selam ve dua ile

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.