sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

GİZLİ SADAKA

GİZLİ SADAKA
15.06.2020
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd; asıl yurdun Melik’i, insanları göndermiş olduğu kitaplar, nebiler, rasuller karşısında takındıkları tavra göre mükafatlandırıp cezalandıracak olan, kendisinin yolunda harcanan tasaddukların karşılığını kat kat misliyle verecek olan, amellerin makbuliyetini ihlas ile şartlandıran, ihlasa da ancak ulaşabilenlerin tadabileceği bir lezzet veren, rızası gözetilmesi gereken, yegane ilah ve mabud, Vahidu’l Kahhar, Ma’budun bi’l Hak olan Allah Subhanehu ve Teala’ya mahsustur. O’na kulluk eder O’ndan yardım dileriz. Sığınanlar yalnızca O’na sığınsınlar. O ne güzel sığınaktır. Tevekkül edenler yalnızca O’na tevekkül etsinler. O ne güzel Vekil ne güzel Mevla’dır. O’nun rızasını kazanmayı gaye edeninler ebeden mahzun olmazlar. O (cc) sevilmekle insanların zarara uğramadığı, güvenilmekle ümitleri yitirmeyen, korkmakla da karamsarlığa düşürmeyen, yenilmeyen Aziz, hiçbir şeyin kendisine gizli  kalmadığı Alim olan Allah (Teberake ve Teala)’dır.

Salat ve Selam; kendisine inen vahyi titizlikle yüklenen, kafirlere ve münafıklara taviz vermeyen, dini oyun ve eğlence haline getirenlere dünyayı dar eden, son nebi son rasul, insanların üzerine şahid olan Allah Rasulu (sav)’in üzerine olsun. O (sav)  öyle konuşurdu ki müminler ferahlar, ibret alır, önleri aydınlanırdı; kafirler ise bu dine savaş açmaya korkar, bu dinin aleyhinde konuşmaktan endişe duyardı. Yine O (sav) öyle dururdu ki müminler örnek alır, haddini bilir ve güç kazanırlardı; kafirler ise ne yapmaması gerektiğini görür, konuşmalarına dikkat eder ya da bu izzete ve şerefe hayran kalıp iman ederlerdi. O (sav) öyle davranırdı ki; müminler güven kazanır, ‘Anam babam sana feda olsun’ derler, tükürüğünü havada kapmak için yarışırlar, önünden yürümezlerdi. Kafirler ise hased eder, gizli bir hayranlıkla izler, içten içe kinlenir, kimileri ise kalplerinin meyletmesine engel olamaz teslimiyet gösterirlerdi.

Arş’ın gölgesinde gölgelenecek olan 7 sınıf insanı değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu ay ki misafirimiz, benzemeye çalışacağımız kişi;

“…6-Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak derecede gizli sadaka veren zengin kişi…”

Sağ elin infak ettiğini sol elin bilmemesinden maksad; sadaka vermeyi saklamak ve gizlemek hususundaki mübalağadır. Öyle ki sol el, sağ ele yakınlığı ve onunla olan devamlı beraberliğine rağmen hissedebilecek olduğu düşünülse bile aşırı gizlemesinden dolayı sağ elin ne yaptığını bilemez. Bu teşbih mecaz kabilindendir. Hazf mecazı kabilinden olması da mümkündür. Bu halde mana şöyle olur: Sol tarafındaki melek ve solundaki insanların sağ elinin ne verdiğini bilmeyecek derecede gizlemesi. Sol’dan maksadın nefis olduğu da söylenmiştir. Bu ise bütünün parça adıyla isimlendirilmesi kabilindendir. Buna göre manası; kendisinin ne infak ettiğini kendisi bilmeyecek derecede gizlemesidir.

Kuşkusuz nefis yaptığı amelin, özellikle de malın canın yongası olması itibariyle sadakanın dışa vurulmasını arzular. Bunların hepsi övülsün diyedir. Şayet nefsin sahibi gayret eder, nefsini sadakayı gizlemeye ve saklamaya zorlarsa, bu onun ameliyle Allah’ın rızasını istediğine delalet eder. İnsanlardan böyle bir sınıfın en az mükafatı gölgesinden başka gölgenin olmadığı bir günde Rahman’ın arşının gölgesinde bulunmaktır.[1]

Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle buyurmuştur: Allah yeryüzünü yarattığı zaman yeryüzü sallanmaya başladı. Bunun üzerine Allah dağları yarattı. Onları yeryüzüne yerleştirdi de yeryüzünün sarsıntısı durdu. (Nahl Sûresi 15. ayet) Melekler dağların ağırlığına şaştılar ve Ya Rabbi! “Yarattıklarının içinde dağlardan daha kuvvetli bir şey var mıdır?” dediler. Allah’ta şöyle buyurdu: “Evet demir” buyurdu. Melekler: “Ya Rabbi demirden daha kuvvetli bir şey var mıdır?” dediler. Allah: “Ateş” buyurdu. Melekler: “Ya Rabbi yarattıkların içinde ateşten daha kuvvetli bir şey var mıdır?” dediler. Allah: “Su” buyurdu. Melekler: “Sudan daha güçlü bir şey var mıdır? dediler. Allah’ta: “Rüzgar” dedi. Melekler: Yarattıkların içerisinde rüzgardan da daha güçlü bir şey var mıdır? dediler. Allah’ta şöyle buyurdu: “Evet sağ eliyle verdiğini sol elinden gizleyen ademoğludur.”[2]

“İyilik yapmak kötü hallerden korur, gizli sadaka Rabbin gazabını giderir, akrabaları ziyaret ise ömrü uzatır.”[3]

Daha önceki yazılarımızda bu 7 sınıf insanın zoru başardığını söylemiştik. Gizli sadaka veren kimse onu açığa vurma isteğinin zorlukları gibi zorluklarından sıyrılarak kendisinin haberinin dahi olamayacağı şekilde vererek bu mükafata erişmiştir. Sadece Alemlerin Rabbi olan Allah’ın bilmesi yetiyor ona. Diğerlerinin bilmesi, haberdar olması, onu diline dolaması hoşlanacağı bir şey değil bilakis istemeyeceği rahatsızlık duyacağı bir meseledir. Alemlerin Rabbi ile olan diyaloğu o kadar güzel bir seviyeye ulaşmış ki gözü Allah’ın rızasından başka bir şey görmüyor. Malından feragat etmekle  zoru başarmış olan bu kimse bunu gizleyerek daha büyük bir fedakarlık örneği göstermektedir. Çünkü nefis bilinmek ister, duyulmak ister, konuşulmak ister, övülmek ister. Ki bunlar da ihlasa zarar veren onu zedeleyen şeylerdir. Nitekim;

“… Allah’ın rızkını genişlettiği ve her çeşit maldan verdiği zengin bir adam getirilerek Allah (cc) onun üzerindeki nimetlerini anar. O da itiraf eder. Allah (cc): “Bu nimetlerle karşılık ne yaptın” der. Adam: “Senin bu mallarını harcanmasını istediğin yerlere hiçbir yer bırakmadan senin rızan için harcadım.” Der. Allah (cc) “Yalan söyledin. Fakat sen çok cömert adam desinler diye yaptın öyle de dendi” buyurur. Sonra emredilir. Yüz üstü sürüklenerek ateşe atılır.”[4]

Allah (cc) kendisinin yolunda yapılan harcamanın mükafatını kitabında başak tanelerine benzetip karşılığının 700 misline kadar çıktığını ifade etmiş iken ve bu zengin kimse de harcamadık yer bırakmamışken elde edeceği mükafat bir hayli fazla ve gıpta edilecek bir noktaya geldiğinde insanların ağzından çıkacak birkaç cümle ile takas gerçekleşiyor. İnsanların kendisi için söyleyeceği birkaç cümle söz tatlı geliyor ve bu kadar büyük mükafata şeytanın nefsinin takas teklifini kabul ediyor.

Şu zararlı alışverişe bakın. Şu zararlı takasa bakın. İnsan ne kadar da cahil. Bir tatlı söze, bir övgüye anlatılamayacak derecedeki mükafatlar heder ediliyor. Bir sakız ile araba takas etmekten daha saçma daha mantıksız daha zararlı bir alışveriş bu.  Allah cümlemizi böylesi zararlı takaslardan alışverişlerden muhafaza buyursun. Amellerimizi korumayı onlarda ihlaslı olmayı bizlere nasip etsin.

“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.”(Bakara/261-264)

Bu misalde yağmur, cömertlik ve harcamaktır (infak) . Yağmurun düştüğü sert ve çıplak kaya ise bu harcamada güdülen kötü niyettir.
İnce toprak tabaka ise kötü niyeti saklayan ve harcamayı iyi gösteren sözde fazilettir. Her ne kadar yağmur yağarak bitkileri büyütüyorsa da, eğer üzerinde ince bir toprak tabakası olan bir kayaya düşerse, üstündeki toprağı akıtıp kayayı çırılçıplak bırakarak, gerçekte, o kayaya zararlı olur.
Aynı şekilde cömertlik ve eli açıklık, fazileti geliştiren bir güç olmasına rağmen iyi niyetle yapılmadığı zaman fazileti geliştirmez. Bu şartlar olmaksızın infak edilen servet, aynen, üzeri ince bir toprak tabakası ile kaplı çıplak kayaya düşen yağmur gibi boşa gitmiş olur.[5],

Allah yolunda tasadduk etmek bir nimettir. Allah’ın kuluna kazandırdığı büyük bir özelliktir. Gizli olanı ise daha büyük bir lütfudur. Hatta öyle ki ölüm gelmeden önce bile sana büyük bir harcama(tasadduk) yaptırır öyle alır canını…

“Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.”(Münafikun/10)

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

SELAM VE DUA İLE…

TEVFİK ALLAH’TANDIR…

 

[1] Seyyid Muhammed Nuh – Nebevi Nurlar 2 Sh:189

[2] Sünen-i Tirmizi – Tefsiru’l Kur’an – Bölüm:96 Hd. No:3369

[3] Tergib ve Terhib – Münziri Bab: Gizli sadakaya teşvik etmek. 2/30

[4] Sahih-i Müslim İmare Kitabı Hd.No:1905

[5] Tefhimu’l Kur’an – İlgili ayetin tefsiri

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.