MENÜ

GIYBETİN YENİ İSİMLERİ

434 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
GIYBETİN YENİ İSİMLERİ

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd, görülen görülmeyen bütün âlemleri yoktan vareden, insanları bir amaç bir gaye üzerine yaratan, onlara hidayet yollarıyaratan, doğruyu bulmaları için peygamberler gönderen, kendisinden isteyeni eliboş çevirmeyen, uğrunda çaba sarf edenleri kendi yoluna sokan, her şeyiistisnasız gören ve işiten her şeyden haberdar olan, yegâne hâkimiyetin sahibiAllah azze ve celle’ye mahsustur.

Salat ve selam, hidayet önderi, en çok çalışan, en çokyorulan, en önce acıkan, en son doyan, yeryüzünün en izzetli ve korkusuzkomutanı, tavizsiz lider, ailesine en iyi davranan, ordusuna en şefkatliyaklaşan, yaşına durumuna aldırmadan atın sırtına çıkıp cihad eden Allah Rasulu(sav)’e olsun. Ve yine selam ehl-i beytine, sahabesine ve tüm müminlerinüzerine olsun.

Son üç yazımızda kalbi katılaştıran sebeplere değinmişve iki maddede açmaya gayret etmiştik. Bu yazımızda yeni bir maddeylebirlikteyiz. Bu yazımızda inceleyeceğimiz masiyet, günümüzde en çok işlenen veyaygınlaşan bir alışkanlıktan bahsedeceğiz inşallah. 

3)GIYBET: Maalesef bu amel günümüzde kanayan bir yara halinegelmiştir. Bir araya gelen her 2-3 kişinin yapmaktan kurtulamadığı bir amel. Bubirliktelik söz konusu olduğunda kişinin içinde kıpırdamalar başlar ve aklınagelen şeylerden bahsetmeyi o kadar çok ister ki; beyni tarafından yoğun bir baskıaltına girer. O an ağzından çıkacak kelimelerin gıybet olmadığını kendineispatlamaya çalışır, kalbinde bu amele öncelikle onay arar. Kalp bu onayıverirken, şeytan tarafından türlü türlü oyunlara, hilelere maruz kalır.Hakkında konuşacağı kişinin iyiliği için bunu yaptığını, bu haslettenkurtulması için bunları konuşması gerektiğini hissettirir. “Ben bunu yüzünekarşı da söyledim” diyerek son ve en kuvvetli delil elde edilir ve gıybetdediğimiz amel için start verilmiş olur.

Gıybet, yapanlar tarafından, yaptıklarının gıybetolduğunu kabul etmedikleri bir ameldir. Yani gıybet yapılır ama çoğu kimse onungıybet olduğunu kabul etmez, amaçlarının gıybet olmadığını söylerler. Lafıfazla uzatmak istemiyorum bir an önce değerli âlimlerimizin gıybeti ele alırkenneler kaydettiğine hangi ayetler hangi hadislerle izah ettiklerine geçmekistiyorum. İmam Gazali (rh.a), “Kalplerin Keşfi” adlı eserinde gıybet ilealakalı şunları kaydetmiştir;

Bilesin ki, Yüce Allah (C.C) Kur’an-ı Kerimde gıybetikınamış ve gıybetçiyi ölü eti yiyene benzetmiştir. Yüce Allah (C.C) şöylebuyuruyor:

“Birbirinizhakkında gıybette bulunmayın. İçinizden her hangi biri, ölü bir dinkardeşinizin etini yemeyi sever mi? Hiç şüphesiz bu iğrenç bulacağınız birşeydir.” (Hucûrât/12)

Peygamber’imiz (S.A.V) söyle buyuruyor:

“Dedikodudansakininiz, çünkü dedikodu zinadan daha ağır bir günahtır. Zira zina eden birkimse tevbe edince tevbesi Allah (C.C) tarafından kabul edilebilir. Fakatdedikodusu yapılan kimse affetmedikçe dedikoducunun affedilmesi mümkündeğildir.”

Derler ki; gıybet eden kimse, meydana bir top koyupsağa sola gülle savuran kimseye benzer. Gıybet ettikçe güzel amellerini sağasola savurmuş olur.

Peygamber’imiz (S.A.V) söyle buyurur:

“Mü’min kardeşini lekelemek gayesi ile arkadançekiştiren kimseyi yüce Allah (C.C) Kıyamet Günü Cehennem köprüsü üzerindedurdurur, sözünü geri almadıkça yoluna devam etmesine müsaade etmez.”

Yine Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır;

“Gıybet;Müslüman kardeşinle ilgili onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmandır.”

Demek ki, adamın arkasında isterse vücut eksikliğinden,ister soy asâletsizliğinden, ister sözünde ve davranışında var olduğu ileri sürülenbir kusurdan, isterse gerek din ve gerekse dünyası ile ilgili eksikliklerindenbahsedilsin, bunların hepsi dedikodudur. Hatta birinin elbisesinden,paltosundan veya atından küçümseyen bir edâ ile arkasından konuşmak, gıybettir.

Öyle ki, selef-i sâlihinden bazı ileri gelenlerin misalvererek belirttiklerine göre, birinin arkasından «Elbisesi uzun veya kısa» diyekonuşmak bile dedikodudur. Nerede kaldı ki, onun şahsiyeti hakkında rencideedici ifadeler kullanman!

Bildirildiğine göre bir gün bazı konularda bilgiedinmek üzere Peygamber (S.A.V)’imize kısa boylu bir kadın gelir. Kadın çıkıncaHz. Aişe (R.Anha) «Allah (C.C) kadına ne kadar kısa boy vermiş» deyince.Peygamber (S.A.V)’imiz ona: «Gıybet ettin Yâ Aişe!» diye ihtar buyururlar.

Peygamber’imiz (S.A.V) söyle buyurur:

“Aman dedikodudan kaçınınız, çünkü o, üç âfetgetirir.

1 — Dedikoducunun duası kabul edilmez.

2 — İyi ameli kabul edilmez.

3 — Kötülükleri birikir.”

Yine Peygamberimiz (S.A.V) şöyle buyurmuştur;

“Dedikodu yapan kimseler Cennet’e giremezler.”

Enes Ibni Mâlik’in (R.A.) rivayet ettiğine görePeygamber (S.A.V)’imiz söyle buyuruyor:

“Miraca çıkarıldığım gece tırnakları ile yüzlerinitırmalayan ve leş yiyen bir guruba rastladım. Cebrail’e «Şunlar kim?» diyesordum, bana, bunlar dünyada iken başkalarının ölü etini yiyenler (onun bununhakkında dedikodu edenlerdir) diye cevap verdi.»

Hasan-ı Basri (RH.A.) buyurur: «Gıybet mümin bir kulundinini; kangrenin vücudu bitirmesinden daha çabuk bitirir.»

Ebu Hureyre (R.A.) buyurur. “Mü’min kardeşinizingözündeki çöpü görürsünüz de, kendi gözünüzdeki merteği(kıymığı)görmezsiniz.”

Ebu Hureyre’den (R.A.) rivayet edildiğine göre.Peygamber (S.A.V)’imiz söyle buyuruyor:

“Dünyada mü’min kardeşinin etini yiyen (onunhakkında dedikodu yapan) kimsenin önüne Kıyamet Günü dedikodusunu yaptığıkardeşinin leşi getirilir ve ona: ye simdi bu leşi dünyada iken dirisiniyemiştin» denir. Arkasından Peygamber (S.A.V)’imiz şu âyeti okudu:

“Sizden birisi, ölü kardeşinin etini yemek ister mi?”(Hücurat/12)

CâbirIbni Abdullah el-Ensarî (rahimehullah) der ki, «Peygamber (S.A.V)´imizzamanında dedikodu olunca derhal kokusu duyulurdu, çünkü gayet seyrekti. Fakatşimdi dedikodu öyle çoğaldı ki bütün burunlar koku ile doldu, o yüzden artıkkokusu fark edilmez oldu. Tıpkı şunun gibi: Derici atölyesine giren birinidüşünün, adam kokunun ağırlığı yüzünden orada fazla kalamaz.
Oysa atölyede çalışanlar hiç bir rahatsızlık duymadan orada yerler, içerler,burunları alıştığı için kokuşmuş deri kokusunu duymazlar. İşte dedikodunun günümüzdekidurumu da böyledir.»[1]

Gıybeti eden kadar dinleyen olmakta da büyük zararlarvardır. Şu hikmetli sözü iyi düşünmek lazım “Dinleyen olmasaydı, gıybet deolmazdı…”

Gıybet ile ilgili söyleyeceklerimiz şimdilik bu kadar…

SELAMVE DUA İLE…

TEVFİK ALLAH’TANDIR…

VELHADULİLLAHİRABBİLALEMİN…



[1] İmamGazali/Kalplerin Keşfi/ Gıybet Bölümü

Mu'sab DOĞANTüm Yazıları
Yorum Yaz