sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağmurlu
19°C
Ankara
19°C
Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
26°C

GAZALİ (RH.A) HAKKINDA SON SÖZ

22.05.2022
0
A+
A-

Hamd alemleri isteğine göre emsalsiz yaratan hiç bir varlığa ihtiyaç duymayan Allah’a (cc) selat ve selam son resul ve insanlığın kurtuluş reçetesi olan Hz. Muhammed (sav)’e ve selam O’nun aline ,ashabına ve bu İslami hayatı dert edinen tüm Müslümanlara olsun.

Gazali hakkında son sözü kendisinden dinleyelim:

Gençliğimin bidayetinden itibaren henüz yirmi yaşıma varmadan yani Bülüğ çağıma yaklaşan bir zamandan beri ki şimdi elli yaşımı geçmiş bulunuyorum daima bu derin denizin dalgalarıyla (müteferrik fikirlerin çarpışan helecanlarını kastediyor)mücadele etmekten korkmadım. Cesaretle derinliklerine daldım. Her müşküle gögüs gererek atlatmaya çalıştım. Her fırkanın akidesini dikkatle araştırdım. Hak ile batılı, sünnete uygun olanları bid’atlerden ayırmaya ve her meshebin sırını keşvetmeye çalıştım. Mesala batıni mezhebine mensup olan kimseleri batıniliğin iç yüzünü iyiden iyiye anlamadan tenkit etmedim. Ancak anladıktan sonra hükmünü verdim Zahirilerin de zahir manalarına göre hareket etmelerinin sebeplerini araştırdım. Bir felsefecinin felsefesinin künh ve hakikatını anlamayı cidden arzu ettim. Kelamcıların ilm-i kelamdan gayesini ve mücadele sebeplerini anlamaya çalıştım. Mutasavvıfın temizliğinin sırını çözmeye yeltendim. Abidin ibadetinin kendisine ne kazandırdığını inceledim. Allah sızların Allahı inkara cür’et etmesinin sebeplerini araştırdım. Ta küçük yaştan beri hakikatlerin derinliklerine susamış olmak, Allahın bana bahşetmiş olduğu bir lütf-ı ilahisidir. Bunda benim arzu ve ihtiyarımın hiçbir rolü yoktur. İşte böylece her sahada takliten kurtuldum. Çocukluk devrimde  ebeveynimden yanlış yamalak edindiğim adidelerden sıyrıldım ve bu esnada gördüm ki, hıristiyan çocuğu anne ve babasının telkiniyle hıristiyan, yahudi çocuğu yahudi ve müslüman çocuğu da müslüman olarak yaşıyor.Zaten bu hakikatı Allahın Yüce Resulü de bir hadis-i şeriflerinde: ”Her doğan çocuk islam fıtratı üzere doğuyor. Sonra ebeveyni Yahudi ise onu yahudi, Hıristiyan ise onu Hıristiyan, ateşperes ise onu ateşperes yarıyor” buyurdu.

Asli yaradılışın hakikatı ile anne ve babayı, hocayı takipetmekle meydana gelen arzi inançların hakikatını araştırmayı arzuladım. Evveleri telkinattan ibaret olan bu telkinleri birbirinden ayırmak hususunda bir arzu belirdi. Halbuki bu sahada hakkı batıldan ayırdetmek hususunda bir çok ihtilaflar vardı. Bu itilafları çözmek ve içlerinden çıkmak bir hüner… Düşündüm, şöylebir çözüm yolu buldum:

Benim biricik gayem herşeyin hakikatini bilmektir. Binaenaleyh ilmin hakikatını aramak behemehal lazımdır. Şu halde ilmin hakikatı nedir? Bu soruya müteakıp karşıma ilm-i yakin meselesi çıktı. O ilm-i yakin ki, onunla bilinen şeyler asla şek ve şüpeye mahal kalmayacak şekilde anlaşılır. İlm-i yakin bu vasfın dan ötürü vehim ve yanılmaktan tamemen uzaktır.  Kalben de ilm-i yakinin yanılğına imkan ve ihtimal verilemez. Bilakis ilm-i yakin hata ve zuhulden o derece emin ve selim olmalıdır ki, bir insan çıkıp da ”bu ilmin batıl olduğu ”iddiasında bulunsa ve bunun ispatı için de bir taşı altın’a, bastonu ejderhaya çevirirse bu keyfiyet o bilgi sahibini asla şek ve şüpheye sevketmez. Çünkü ben (on ) sayısını (üç) den çok olduğunu bildiğim halde bana birisi ”hayır, (üç) sayısı (on) sayısından daha büyüktür” deyip ve delil olmak üzere ”Ben şu gördüğünüz değneği ejderhaya çevireceğim” dese ve bu dediğini yapsa, ben de bunu gözümle görsem, bu yaptıkları benim bilgimde hiçbir şek ve şüpheyi meydana getirmez. Yanlız bu adam bunu nasıl yaptı diye hayrette kapılırım. Hepsi o kadar.

İlm-i yakin derecesinde bilmediğim malumat itimada şayan bir bilgi değildir. Kendisinde şek ve şüphe bulunan bir ilim ilm-i yakin olamaz.

Bu sözlerin de hayatını mutmain, ALLAH cc ile muhabeti hiçbir zaman elden bırakmadığına şahid olmaktayız vefatı bunun en büyük ispatların andır. Çağını ve bu gün dahi onu tanıyan her kez’i derinden sarsan ve nasihat olan vefatından bahsetmek istiyorum…

ALLAH(cc) hakkı hak bilip hakka sarılan, batılı batıl bilip batıldan içtinap eden kulların dan eylesin.

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.