sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6677
EURO
15,5460
ALTIN
783,53
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağışlı
11°C
Ankara
11°C
Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C

FIKIH USULUNE AİT BAZI TERİMLER

16.11.2021
0
A+
A-

Hamd alemlerin Rabbi, Maliki olan hangimizin daha iyi amel işleyeceğini belirlemek için ölümü ve hayatı yaratan Allah (cc)’ya aittir. Salat ve selam önderimiz ve rehberimiz Hz. Muhammed (sav)’e onun ehli beytine, dinin yaşanması konusunda bizlere örneklik teşkil eden ashabına ve tüm Müminlerin üzerine olsun.

Bu yazımızda Fıkıh usulüne dair bilgiler vermeye, bu bilgileri kısımlara ayırarak kalanını bir sonraki yazımıza yaymaya çalışacağız. Bu yazıdaki gayemiz fıkıh derslerinde ve kitaplarda karşımıza çıkan terimlere gerekli anlamı yükleyebilmektir.

Hükmün Tanımı:

Hüküm sözlükte menetmek, emretmek anlamlarına gelir. Fakihlerin terminolojisinde     bu kelime yargılamak manasında kullanıldığı gibi bir akdin doğurduğu hukuki sonuçanlamında da kullanılır. Mesela “Bey akdinin hükmü mülkiyetin naklidir” denildiği zaman hüküm kelimesi ile bu akdin hukuki sonucu kastedilmiş olur. Mantık ilminde hüküm, bir şey hakkında bir durumun olumlu veya olumsuz olarak belirlenmesi anlamınadır. “Kitap eskidir” veya “Kitap eski değildir” denildiği zaman eski olma veya olmama durumu kitap hakkında belirlenmiş olmaktadır. Hüküm kelimesinin çoğulu ahkâm şeklinde gelir. Fıkıh Usûlü ilminde hüküm iki şekilde tanımlanmıştır.

1: Allah’ın, iktiza, tahyir ve vaz’ bakımından mükelleflerin fiilleriyle ilgili hitabıdır. Usulcülerin çoğunluğuna ait bu tanım hükmün Allah’tan sadır olduğu ve hüküm vermenin O’nun fiilleri arasında bulunduğu noktasından hareket edilerek yapılmıştır. Bu tanıma göre hüküm hitabın kendisi yani ayet veya hadis metni olmaktadır. Hitaptan kasıt Allah Teâlâ’nın doğrudan hitabı Kurân-ı Kerim veya doğrudan hitabına dayanan Sünnet, İcmâ’ Kıyas ve diğer şer’î deliller gibi dolaylı hitabıdır. Tanımında geçen iktiza, bir fiilin yapılmasını veya yapılmamasını talep etme anlamındadır. Bu talep kesin ve bağlayıcı bir nitelikte olabileceği gibi bağlayıcı olmayan bir mahiyette de olabilir. Yine buradaki tahyirden maksat Şâri’in mükellefi bir fiili yapıp yapmama konusunda serbest bırakması, vaz’dan maksat ise, O’nun bir şeyi başka bir şeye sebep, şart veya manî kılmasıdır.

2: Allah’ın iktiza, tahyir ve vaz’ bakımından mükelleflerin fiilleriyle ilgili hitabının eseri/sonucudur. Bu sonuç mükellef tarafından ortaya konan fiillerinin şer’i vasfını oluşturur. Bu ikinci tanım Hanefi usulcülere aittir. Birinci tanıma göre, “ اقیموا الصلاة = Namazı dosdoğru kılınız” ayetinin kendisi hüküm olmaktadır. Çünkü bu ayet, Şâri’in namaz kılma talebini ifade eden hitabıdır. Namaz kılma ise mükellefin fiilidir. Fakat ikinci tanıma göre bu ayetin sonucu yani namazı kılmanın vacip olması (vücûb) hükümdür. Zîra Şâri’in söz konusu hitabının sonucu vücûb, mükellefe ait namaz kılma fiilinin şer’î vasfıdır. Bu vasfı ifade etmek üzere “namaz kılmak vaciptir” denilir. Aynı şekilde “  لا تقربوا الزنا = Zinaya yaklaşmayın” âyeti Şâri’in zina fiilini terk etme talebini içeren hitabı olduğu için birinci tanım açısından hükümdür. İkinci tanıma göre bu hitabın sonucu yani zina fiilinin haram olması hükümdür ve bu haramlık zina fiilinin şer’i vasfıdır. Bu vasıf belirtilmek istenirse “zina haramdır” denilir. Birinci tanıma göre “اقم الصلاة لدلوك الشمس = Güneşin batıya meyletmesinden sonra namazı (öğle) dosdoğru kıl”  (İsra 17/78) ayeti bir hükümdür. Bu âyette güneşin batıya doğru meyletmesi, öğle namazının vâcip olmasına sebep kılınmıştır. İkinci tanıma göre ise bu ayetten çıkan sonuç yani güneşin batıya doğru meyletmesinin öğle namazının vücûbuna sebep teşkil etmesi hüküm olmaktadır. Hüküm kelimesi birinci tanımda mastar yani hükmetmek manasında kullanılmıştır ki bu Allah Teâlâ’nın fiillerinden biridir. İkinci tanımda kelime ism-i mef’ûl (mahkûm) hakkında hükmedilen şey anlamında kullanılmıytır. Hakkında hüküm verilen şey de mükellefin fiilidir.Demek oluyor ki iki tanım arasındaki fark hüküm kelimesinin nisbetinden kaynaklanmaktadır. Birinci tanımda hüküm Hâkim’e, ikinci tanımda ise mükellefin fiiline nisbet edilmiştir.

Kısımları:

Tanım incelendiği zaman Şer’î hükmün bir şeyi yapma veya yapmama talebi (iktiza) yahut yapıp yapmama konusunda serbest bırakma (tahyir) veya iki şeyi birbirine sebep, şart veya mâni’ şeklinde bağlama (vaz’) anlamı ifade ettiği görülür. Şer’î bir hüküm, talep ve tahyir ifade ediyorsa teklîfî, iki şeyden birini diğerine sebep, şart veya mani olarak bağlıyorsa vaz’î diye isimlendirilir. Şu halde şer’i hükümler teklîfî ve vaz’î olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır.

Teklîfî hükümlerle vaz’î hükümler arasında iki açıdan fark vardır. Bunlardan biri, teklîfî hükümlerde olumlu veya olumsuz bir talep veya serbest bırakma söz konusudur. Vaz’î hükümlerde bunlar söz konusu olmaz sadece bir şeyin varlık kazanması için Şâri’in ona sebep, şart veya mani kıldığı şeyler açıklanır. İkincisi teklîfî hükme konu olan fiiller mutlaka mükellefin gücü dâhilinde olur. Çünkü tekliften maksat mükellefin yükümlü tutulduğu şeyleri yerine getirmesidir. Şayet insan, gücünün üstünde yükümlü tutulacak olsa böyle bir teklif abes ve boş olur. Yüce Allah boş işlerle uğraşmaktan münezzehtir. Öte yandan Kur’ân-ı Kerîm’de hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyeceği beyan edilmiştir. Vaz’î hükümlere gelince bunlar mükellefin gücü dâhilinde olabileceği gibi onun gücü dışında da olabilir.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

ETİKETLER: ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.