sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
26°C
Ankara
26°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
21°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
17°C

EY ECELİ KISA OLUP DA EMELİ UZUN OLAN İNSAN!

23.09.2021
0
A+
A-

Ölümü akıl sahipleri için vaiz olarak var eden, sadece zatı baki olan Allah’a hamd olsun. Ey basiret sahipleri ibret alın. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve o tektir Kahhardır; yine şehadet ederim ki Muhammed(sav) onun kulu, elçisi, habibi, dostudur. Gece ve gündüz birbiri ardınca geldiği sürece salat onun üzerine, selamda yine O’na, aline, ashabına, tefekkür ve basiret ehlinin üzerine olsun.

Ey emeli uzun olup da eceli kısa olan; hatası çok olup da ameli az olan insan! Zaman geçip gidiyor sen hala gedikleri kapatmıyorsun! Ecelin yaklaşması karşısında korkun yok mu? Bir şeyin tamamına erdirilmeden çekip alındığını görmüyor musun? Sen tevbeyi geciktirip de hızla hatalara mı koşuyorsun? Kısa ömür karşısındaki kusurların neyin de nesi? Sonu çürümek olan bu dünyada böbürlenmek niye? Ölüm nice sultanları tahtından ayırdı. İnkar etmek vezirlerin neyini artırdı? Geride kalanlar onların üzerine toprak atarak dümdüz etti. Korku saçan o cengaverler nerede? İnkar eden inkar ettiğiyle, azap eden azap ettiği şeyle karşılaştı. Sura üfürülüp de diriliş olduğunda, insanlara dünyadan ayrılmalarının şerefine kadeh sunulacak ve onlar “Bir grup cennette bir grupta ateşte olacak”(Şura suresi/7) gerçeği ile karşı karşıya geleceklerdir. Kader bir grubun lehine, diğer bir grubun aleyhine tecelli edecek. Kaderin yüz çevirdiği insanlara iyilikleri fayda vermeyecek, kaderin razı olduğu insanlara ise günahları zarar vermeyecektir.

Abdulvahid b. Zeyd şöyle anlatır: “Bir gün gemide yolculuk yaparken şiddetli bir rüzgar çıktı ve bu rüzgar bizi bir adaya attı. O adada puta tapan bir kişi vardı. Biz o kişiye: “Kime tapıyorsun böyle?” dediğimizde, bize putu işaret ederek ona taptığını söyledi. Biz de ona “Gemimizde de böyle puta tapınanlar vardı. Ancak bu şekildeki bir put ibadet edilecek ilah değildir” dedik.

O kişi bize: “peki siz kime ibadet ediyorsunuz?” dedi. Biz “Allah’a ibadet ediyoruz” dedik. O kişi “Allah ne demek?” dedi. Biz “Arşı semada, saltanatı yeryüzünde olan, hükmü diri ve ölüleri kuşatan ilahtır” dedik.

O: “peki Onu nasıl tanıdınız?” dedi. Biz “O bize peygamberler gönderdi. O peygamber de Allah hakkında bize bilgi verdi.” dedik. O: “peygamberler ne yapar ki?” dedi. Biz: ”Onlar nübüvvet görevlerini yerine getirirler ve sonra Allah onları katına alır.” dedik. O: peygamber size bir şey bıraktı mı?” dedi.

Biz: “O bize Allah’ın kitabını bıraktı.” dedik. O: “O kitabı bana gösterebilir misiniz? Çünkü kralların kitabının güzel olması gerekir’ dedi. Biz de mushafı getirdik. O: “ben bu kitabı okumasını bilmiyorum” dedi. Biz ona bir sure okumaya başladık, biz okurken o da ağlıyordu. Ta ki sureyi bitirdik.

O:” bu kelamın sahibine isyan etmemek gerekir “ dedi ve iman etti. Biz de onu beraberimizde götürdük. Ona Kuran surelerini ve İslam dininin kurallarını öğrettik. Gece karanlığı çökünce yatsı namazını kıldık ve yatağımıza uzandık. O kişi bize: “gece karanlığı çöktüğünde sizin bahsettiğiniz ilahınız uyur mu?” dedi. Biz:” O hayyul kayyumdur ve uyumaz” dedik.

O: “siz ne kötü kullarsınız. Mevla’nız uyumuyorken siz uyuyorsunuz” dedi. Onun bu sözü bizi şaşırttı ve Abbad denen bir adaya geldik.

Ben arkadaşlarıma:” bu kişinin iyi bir Müslüman olması yakındır.” dedim ve aramızda para toplayarak ona birkaç dirhem vermek istedik. O: “bu nedir?” dedi. Biz :” bunları sana infak ediyoruz ihtiyaçlarını görürsün” dedik.

O: “la ilahe illallah! Ben puta taptığımda bile beni ihmal etmeyen Allah, ben O’nu tanıdıktan sonra mı beni ihmal edecek?” dedi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra bana onun ölüm döşeğinde olduğu söylendi. Ben de onu ziyarete giderek: “bir şeye ihtiyacın var mı?” dedim.

O:” sizi benim bulunduğum bu adaya getiren ihtiyacımı giderdi” dedi.

Abdulvahid devamla şöyle anlatır: “ O bu haldeyken üzerime ağırlık çöktü ve uyku bastırdı. Biraz uykuya daldım ve rüyamda Abbad’ın mezarlarını gördüm. O kabirlerin birinde içinde kubbeli bir yapı olan bahçe gördüm. Bu kubbenin altında bir döşek vardı ki, o döşekte daha önce hiç görülmemiş güzellikteki bir cariye vardı. Derken uykudan uyandım ve o kişinin vefat ettiğini gördüm. Onu yıkadım kefenledim ve toprağa gömdüm. Gece olunca yattım ve rüyamda o kişiyi daha önceden rüyamda gördüğüm kubbenin altında o cariye ile beraber gördüm. O kişi şu ayeti okuyordu: “(melekler) Sabrettiğinize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir! (derler)”(Rad suresi/24)

Temiz kalplerin ışığı din gelmeden önce bile aydınlatıcıdır. “ Onun yağı neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir.”(Nur suresi/ 35)

Kıpırdama bizden, Tevfik Allah’tandır.

Velhamdulillahi Rabbilalemin

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.