sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

ENES BİN NADR (R.A)

ENES BİN NADR (R.A)
07.03.2019
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

ENES BİN NADR (R.A)

Şüphesiz ki Hamd Âlemlerin Rabbi Allah azze ve celleye mahsustur. O ‘ndan yardım diler ve O ‘na istiğfar ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a (cc) sığınırız. Allah (cc) kimi hidayete erdirirse onu saptıracak ve kimide saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Salat ve Selam Kâinatın Efendisi , ‘’ Beni görmeden bana iman eden kardeşlerim ‘’ diye buyuran Hz Muhammed (sav) e, tertemiz ehl-i beytine ve selam onu bu davada yalnız bırakmamış, her şeylerinden vazgeçmiş bu davayı hücrelerine kadar hissetmiş ve ‘’ Ey Allah’ın Resulü sen bize şu denizi göstersen de denize dalsan bizde seninle beraber dalarız ‘’ diyen Sahabesine ve yine selam bugüne kadar yaşamış bugünde yaşayan ve Allah (cc) dilerse bundan sonrada yaşayacak olan derdi Allah’ın davası, Rehberi Kuran Önderi Aleyhisselatu Vesselam olan bütün Müslümanların üzerine olsun inşeAllah…

Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resul’ünün bize vaat ettiği! Allah ve Resulü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah’a bağlılıklarını arttırdı.(1)

Onlar ölüm çatısının altında gölgelendiler, ibadetlerini, samimiyetlerini ölüm şuuruyla ifa ettiler, cihadlarını bu ruhla yaptılar, ticaretlerini bu eksenin dışına çıkarmadılar, her an ölecekmiş gibi yaşadılar ve dünyadan beklentileri yalnızca ahirete yatırım yapmak oldu. Cihad meydanlarında cennetin kapısını aradılar. Kim gibi Enes Bin Nadr (ra) gibi.

Enes Bin Nadr (ra) Bedir savaşına katılamamıştı. Ancak İslam’ın bu ilk ve ön önemli savaşında bulunamamasından dolayı yüreğinde sürekli bir burukluk hissediyor, kendini affetmiyor ve dini uğrunda gayretini gösterecek bir savaşın çıkmasını bekliyordu. Ve şu sözler kendisine aittir: Allah (cc) bana Rasulullah (sav) ile beraber müşriklere karşı savaşma imkânı verirse nasıl savaşacağımı, nasıl gayretli olacağımı görecektir dedi. SubhanAllah…

Örnek aldığımızı söylediğimiz, özendiğimiz sahabelerden bir kişiden bahsediyoruz. Peki, bugün bizim dert edindiğimiz şeyler neler? Dünyalıklar mı? Bize az gelen maaşımız mı? Yâda neden ben daha rahat bir hayat sürmüyorum düşüncesi mi? Sahabe bunların hepsinden beriydi. Onlar Allah azze ve cellenin yolunda geri kaldıkları amellerden, yapamadıklarından dert yakınıyorlardı… Ve uhud savaşı geldi çattı…

Uhud savaşının En kızıştığı bir anda okçular tepesindeki itaatsizlik sebebiyle Müslümanlar dağılmaya başlamışlardı. Bunun üzerine Enes (ra) şöyle dedi: Allah’ım! Ben bunların ( yani müşriklerin ) getirdiği şeyden uzağım… Allah’ım! Müslümanların yaptığından dolayı senden özür diliyorum dedi. Allahu Ekber.

Enes bin Nadır (ra) İtaatsizlik yapan kardeşlerine sitem etmedi. Onların arkasından konuşmadı. Onları çekiştirmedi. Yaptıkları hatadan dolayı Alemlerin Rabbinden af diledi ve mücadelesine devam etti. Nefis muhasebemizi yapalım ve uhud savaşının o sıcak dakikalarına doğru ilerleyelim…

Savaş git gide kızışıyor ve İblis saflar arasında dolanıp Muhammed (sav) öldü diye nida attırıyordu. Bunu işiten Enes Bin Nadr (ra) ön saflara doğru müşrikleri dağıtarak girdi ve şiddetli şekilde çarpışmaya başladı. Bu esnada Ömer bin Hattab (ra) kılıcına yaslanmış oturur vaziyette derin derin düşünüyordu, bir grup Müslüman da aynı vaziyetteydi. Enes bin Nadr (ra) onları görünce sizi böyle oturtan nedir? Diye sordu. Onlar üzgün bir şekilde Rasulullah (sav) öldürüldü deyince Enes (ra) bir yanar dağ gibi kükreyerek  ‘’ O (sav) öldükten sonra siz yaşayıp da ne yapacaksınız? Kalkın ve onun öldüğü şey uğruna sizde ölün dedi. Allahu Ekber. Sahabeler onlar bu dünyanın insanları değillerdi.  O (sav) öldükten sonra siz yaşayıp da ne yapacaksınız? Onlar böyle mücadele vermişken, cihadlarını ölüm şuuruyla eda etmişken, bugün bizler onların kan, ter, gözyaşı akıttıkları davada üstümüz dahi tozlanmadan ilerliyorsak sen ve ben kendimizi kınayalım.

Enes bin Nadır (ra) verdiği sözü tutuyor ve en önce kılıç sallaya sallaya devam ediyordu. Sanki bir düğüne hazırlanır gibiydi.  O esnada Sad Bin Muaz (ra) ile karşılaştı. Onu Görünce durdu derin bir nefes çekti ve tarihe bir iz bırakan şu sözleri söyledi ‘’ Duyuyor musun Sad! Cennetin kokusunu Uhud Dağının eteklerinden alıyorum ‘’ Allahu ekber.   Enes Bin Nadır (ra) En ön saflarda bir Aslan gibi vuruşa vuruşa şehadet şerbetini içti Vallahi yeryüzü böyle adamlara da şahit oldu Elhamdulillah…

Allah yolunda samimiyet ve içtenlikle gayret gösterenler, Cennet lezzetlerini daha dünyadayken hissederler. Kendilerini Allah ‘ a (cc) adayanlar ve bu davada sabırlı olanlar Uhud dağını her zaman çevrelerinde hissederler. Bizler onlar gibi sarılalım , onlar gibi  ahdimize sadık olalım Alemlerin Rabbi bizede cennetin kokusunu alacağımız bir uhud dağı gösterecektir İnşeAllah….

O inandığı dava uğruna rivayetlere göre seksen küsür kılıç, mızrak ve ok darbesi aldı onu ancak kız kardeşi parmaklarından tanıyabildi. Ömer bin Hattab (ra) onun için: Allah’tan (cc) onu kıyamet gününde bir ümmet olarak diriltmesini diliyorum dedi. Ve yine Sahabelerden nakille o ve arkadaşları için şu ayetin nazil olduğu rivayet edildi:

Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.(2)

Nerde bugün Kitapların sayfalarında cennetin kokusunu hissedenler? Nerde Davetini bir mücahid şuuruyla yapanlar?  Nerde yapılan bir hatada ilk önce kendi nefsini kınayanlar? Nerde cennetin sevdalıları? Nerde rahatından vazgeçenler? Nerde Şehit olmayı arzulayanlar? Uykularından feragat edenler, secdelerde ağlayanlar nerde? Lebbeyk Ya Rabbi! Lebbeyk! Diyen ve gereğini yapanlara selam olsun…

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

  1. Ahzab 22
  2. Ahzab 23
  3. İbn Sad Tabakat cild 4 sh 378
  4. İbnul Cevzi Sıfatus Safve sh 285
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.