MENÜ

EN HAYIRLI ELBİSE “TAKVA”

316 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
EN HAYIRLI ELBİSE “TAKVA”

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Yerleri ve gökleri ve ikisi arasındakileri yaratan, aralarına bir denge ve nizam koyan, mülkünde yegane hakimiyet sahibi, her an her halimizde kendisine muhtaç olduğumuz, ilmi her şeyi kuşatmış bir an bile yarattıklarından gafil olmayan her daim her şeyden haberdar olan her şeye şahid, nuruyla karanlık kalpleri ve hayatları aydınlatan, cansız kalplere ve bedenlere ruh olup hayat veren hak ile batılı keskin bir şekilde birbirinden ayıran Furkan’ın sahibi Allah azze ve celle’ye yeryüzüne düşen ve düşecek olan yağmurlar sayısınca hamd olsun.

Peygamberlerin sonuncusu ve mührü, Mü’minlerin yegane önderi ve örneği kendisine itibar ve ittiba edilmedikçe ebedi saadetin ve kurtuluşun mümkün olmadığı son peygamber Hz. Muhammed (sav)’e Salat ve Selam O’nun ehli beytine ashabına ve onlara güzelce uyan tüm Mü’minlere de Selam olsun.

“Ey ademoğulları size ayıp yerlerinizi örtecek örtü ve bir de süs elbisesi indirdik. Takat takva elbisesi hepsinden hayırlıdır.” (Araf 26)

Takva; veka fiilinden türemiştir. Bu fiilin kökünden gelen ittika; elem ve zarar verecek şeylerden sakınıp kendinin korumaya almak anlamına gelir.

Kur’an gelmeden önce Arapçada takva kelimesi insan ve hayvan gibi canlı bir varlığın kendini dışarıdan gelebilecek bir zarara karşı savunması anlamına gelmekte idi. Bu tamamen maddi bir tehlikeden korunmak anlamını taşıyordu.

Kur’an’da ise takva kavramı cahiliyedekinden daha özel bir anlam kazanmıştır. Kur’an’da takva herhangi bir tehlikeden değil Allah’ın azabından ve insanı bu azaba sürükleyecek olan günahlardan korunmak suretiyle insanın kendini muhafaza altına alması kendini azaba sürükleyecek şeylerden korkup çekinmesi anlamına gelmektedir. Yani takva basit bir savunma olayı sıradan bir korku, kolay bir nefis savunması değil bilakis iman ve amelle desteklenen bir aksiyon şeklindedir.

Takva kelimesinin içinde korku korkmak da vardır. Fakat bunu yalnızca korkmak yetersiz kalır.

Tevhidi ihlası yakini haşyeti içinde barındıran takvayı daha geniş bir şekilde tarif etmek gerekirse şunu söyleyebiliriz;

“İnsanın gerçek İlahı ve Rabbi olan göklerde ve yerdekilerin sahibi her şeyin yaratıcısı bütün yaptıklarımızdan haberdar, her şeyi işitici ve görücüsü hikmet sahibi, hesabı çabuk gören cezalandırılması şiddetli olan bunlar gibi birçok celal sıfatları yanı sıra Rahmet ve Mağfiret sahibi tevbeleri kabul edici olan Allah Teala’dan kıyamet gününden cehennemden korkarak korktuğu dünyevi ve uhrevi maddi ve manevi azap amel noktasında tedbir olması yani iman ederek küfrün-inkarın tehlikelerden sakınıp Allah’ın koruması altına girmesidir. Yani Allah’tan yine Allah’a sığınmaktır.”

Takvayı böylece anladıktan sonra başta mealini yazdığımız Araf 26. Ayette Rabbimiz bu takvayı bir elbiseye benzetmiş ve bu elbisenin de yeryüzündeki elbiselerin hepsinden daha hayırlı olduğunu haber vermiş.

Elbise bedenin ayıp yerlerini örten, onu süsleyen bedeni sıcak ve soğuktan koruyan bir şeydir. Takvada bir elbiseye benzetilmiş ki o da kalbin ayıplarını örter ve süsler. Bir hadisi şerifte Rasulullah (sav) buyuruyor ki;

“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Fakat o sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.”  (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539) Allah (cc) giydiğimiz kıyafetin suretlerimizin ya da konuşmamızın güzelliğine bakmaz, bilakis O(cc) kalbe giydirilen takva elbisesine niyetlerimize amellerdeki huşumuza bakar.

Allah Teala’nın en çok sevdiği en değerli kulları takva elbisesini giyenlerdir. “Allah katında en değerli olanınız takvaca en ileri olandır.”(Hucurat 13)

Ebedi alemde insanın mutluluğa ve saadete kavuşabilmesi yine ancak takva elbisesini giymesine bağlıdır. “Kim Allah’a be Rasulune itaat ederse ve Allah’tan korkup O’ndan sakınırsa işte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.”(Nur 52)

Fudayl bin İyad (Rh.A.) diyor ki;

“Mutluluk alameti beştir.

  • Kalpte yakin (kesin iman)
  • Dinde takva
  • Dünyada Zühd (Dünyaya önem vermeme)
  • Gözde haya
  • Bedende Allah korkusu”

Bunların her biri üzerinde durup düşünülmesi tefekkür edilmesi ve idrak edilip hayata geçirilmesi gereken hakikatlerdir. Böylece gerçek mutluluğu yakalamak mümkündür.

Takvanın ilk ve en önemli aşaması iman edip şirkten kurtulmak suretiyle ebedi azaba (cehenneme) girmekten korunmaktır. İkinci olarak İslam’ın emir ve yasaklarını yerine getirerek ibadet etmek ve böylece azaptan korunmaya çalışmaktır. Takvanın en üst mertebesi ise Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirerek bütün benliği ile Allah’a dönmek O’na bağlanmak ve insanı Allah’tan uzaklaştıracak her şeyden sakınmaktır.

“Gerçek iyilik yüzünü doğuya yada batıya çevirmeniz değildir. Ama gerçek iyilik Allah’a ahiret gününe meleklere kitaba ve peygamberlere inanmak, malını akrabasına, yetimlere, ihtiyaç sahiplerine, yolculara, (Yardım) isteyenlere, ve insanları kölelikten kurtarmaya harcayan, namazında devamlı ve dikkatli olan ve zekatı ifa eden kişidir. Ve gerçek iyilik sahipleri söz verdiklerinde sözlerini tutan, felaket zorluk ve sıkıntı anlarında sabredenlerdir. İşte onlardır sadakatlerini gösterenler ve işte onlardır muttakiler.”(Bakara 177)

Bu ayetler bir bakıma takvanın da çerçevesini çizmektedir. İman, amel ve herhalde Allah Teala’ya bağlılık.

“Ey insanlar Rabbinizden korkup sakının ve öyle bir günün azabından çekinip korkun ki o gün hiçbir baba evladına hiçbir evlat da babasına fayda sağlamayacak. Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın. Çok aldatıcı şeytanda sizi Allah’ın affına güvendirerek aldatmasın”(Lokman 33)

Ey insanlar Allah’a şirk koşmaktan isyanda küfürden haram işlemekten Allah’ın ayetlerini çiğnemekten sakının. Haşyet duyun Allah’tan ittika edin. Korkun.

Çünkü öyle bir gün var ki önünüzde o gün geldiğinde kimse kimseye fayda sağlamayacak kimse kimseden bir zararı def edemeyecek o çetin gün gelecek bunda hiçbir şüphe yok Allah’ın vaadi gerçektir ve gerçekleşecektir. O halde dünyaya aldanmayın hazırlığınızı yapın kendinize gelin oyalanmayın fırsatları kaçırmayın. İnsanlardan korkmayın çekinmeyin Allah’tan Allah’ın azabı sizi bulur sakın şeytan sizi bu noktada Allah affeder diye aldatmasın dikkat edin. Kanmayın şeytani vesveselere ve Allah’ın çağrısına icabet edin.

“Kadınlara evlatlara tartı tartı altın ve gümüşe, atlara, küçükbaş hayvanlara ve ekinlere karşı aşırı tutkunluk insanlara cazip gösterildi. Bunlar dünya hayatının nimetleridir. Oysa asıl varılacak yer Allah katındadır.

Deki; Size bunlardan daha hayırlı olanı haber vereyim mi? takvalılar için Rableri katında sürekli kalacakları altından ırmaklar akan cennetler el değmemiş eşler ve Allah’ın hoşnutluğu vardır. Hiç kuşkusuz Allah kullarını hakkıyla görür.” (Al-i İmran 14-15)

Kur’an’da Allah’a karşı takvalı olunmasını telkin eden ayetler bir anlamda kullara Allah’ı hatırlatarak Aklınızı başınıza alın, gözünüzü açın, kendinizi savunmak için hesap gününde Allah’ın huzuruna hazırlıklı gelin. Mesajını ihtiva eden hatırlamalardır denilebilir.

Kalpte takvayı oluşturacak ve geliştirecek olan ve kalbi bu hususta canlı ve sıhhatli tutacak yegane ilaç ZİKRULLAHTIR. Kişi Allah Teala’yı ne derece bilir tanır ve ne kadar O’nu hatırlayıp anarsa takvası da o derece olur.

Rabbim şirkten arınıp tevhide sarılan ve bundan sonra ihlas ve ihsan şuurunu elde edip Allah’tan haşyet ve ittika eden muttaki kullardan olmayı nasip etsin. (Amin)

Elhamdulillahi Rabbil Alemin

 

Maşite GALİBTüm Yazıları
Yorum Yaz