MENÜ

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 60. VE 65. AYETLER ARASI

65 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 60. VE 65. AYETLER ARASI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

60- “Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana da yaklaşmayın.”(52)
61- Dediler ki: “Onu babasından istemeye çalışacağız ve her halde biz bunu yapabileceğiz.”
62- Yardımcılarına da dedi ki: “Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun. İhtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri dönerler.”
63- Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: “Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzakı alalım. Onu mutlaka biz koruyacağız.”
64- Dedi ki: “Daha önce kardeşi konusunda size güvendiğimden başka (bir şekilde) onun hakkında size güvenir, miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgecisidir.”
65- Erzak yüklerini açıp da sermayelerinin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüklerinde, dediler ki: “Ey Babamız, daha neyi arıyoruz, işte sermayemiz bize geri verilmiş; (bununla yine) ailemize erzak getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükünü de ilâve ederiz. Bu (aldığımız) az bir ölçektir.”

AÇIKLAMA

52. Kur’an’ın bir takım ayrıntıları atlaması yüzünden bir kimse şaşkınlığa düşerek, Hz. Yusuf’un (a.s) ağabeyleriyle konuşurken nasıl olup da sözü Bünyamin’e getirdiğini ve beraberlerinde onu da getirmeleri için niye ısrar ettiğini, üstelik kimliğini kendilerinden gizlediği bir zamanda neden böyle davrandığını bilmek isteyebilir. Çünkü sözkonusu meselenin vahiyle aydınlatılması gereği apaçık(mış gibi görünmektedir) . Fakat azıcık düşünen biri görür ki, Hz. Yusuf (a.s) hiç de onların dikkatini çekmeden yapmıştır bu işi; sözü kolayca ve doğal bir akış içinde Bünyamin’e getirivermiştir. Tahıl satın alımında pek sıkı kurallar cari olduğu için herkes yalnızca sabit bir miktar buğday satın alabilirdi. Çok büyük bir ihtimalle on kardeş babaları ve onbirinci kardeşleri için de tahıl müracatında bulunmuşlardı. İşte bu esnada Hz. Yusuf (a.s) babalarını ve kardeşlerini niye getirmediklerini sormuş olmalıydı. Sonra babalarının ihtiyar ve gözleri görmez oluşunu bir mazeret olarak kabul etmiş fakat kardeşleri hakkında beyan ettikleri, onun üvey kardeşleri olduğu ve babalarının onu kendileriyle göndermek istemediği şeklindeki mazeret konusunda kuşku belirtmiş olmalıydı: “Peki şimdi istediğiniz miktarı bu seferlik vereceğiz, fakat bir dahaki sefere üvey kardeşinizi de getirmelisiniz. Aksı takdirde yanlış beyanınız yüzünden hiç tahıl alamazsınız.” Bu tehditle Hz. Yusuf, hem cömert hem de rahat bir tavır sergileyerek onları kazanmak istemişti. Çünkü küçük kardeşini çok özlemişti ve yokluğunda ailesinin ne hale geldiği konusunda endişeliydi.
Meselenin basit ve doğal açıklaması yukarıdaki gibidir. Kitab-ı Mukaddes’te ise kıssanın bu bölümü (Tekvin, 42 ve 43. bölümler) münasebetsiz, abartılı, gerçek dışı ve itibara uygun değildir.

Yorum Yaz