MENÜ

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA MAİDE SURESİ 94. VE 99. AYETLER ARASI

83 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA MAİDE SURESİ 94. VE 99. AYETLER ARASI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

94- Ey iman edenler, Allah görünmezlikte (gaybte) kendisinden kimin korktuğunu ortaya çıkarmak için ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle andolsun sizi deneyecektir. Artık kim bundan sonra haddi aşarsa, onun için acıklı bir azab vardır.
95- Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin.(110) Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kâbe’ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak ya da onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır.(111) Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öç sahibidir.
96- Deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar olarak helal kılındı.(112) İhramlı olduğunuz sürece kara avı ise size haram kılınmıştır. O’na (götürülüp) toplanacağınız Allah’tan korkup-sakının.
97- Allah, Beyt-i Haram (olan) Kâbe’yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay’ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da.(113) Bu, Allah’ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah’ın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.(114)
98- Bilin ki, Allah gerçekten cezası pek şiddetli olandır. Ve Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
99- Peygambere tebliğden başka (yükümlülüğü) yoktur. Allah açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da bilir.

AÇIKLAMA

110. Haram bölgede veya ihramlıyken avlanmak ya da şu veya bu şekilde bir başkasının avlanmasına yardımcı olmak yasaklanmıştır. Aynı şekilde ihramlı olan kişinin özellikle kendisi için öldürülmüş avdan yemesi de haramdır. Bununla birlikte ihramlı olmayan bir başkası kendisi için avlanır ve avının etinden bir hacıya verirse, bundan yemekte bir zarar yoktur. Şüphesiz, zararlı hayvanlar bu yasağın dışındadır. Hac için konmuş sınırlar içindeyken bile yılan, akrep, kuduz köpek ve daha başka zararlı hayvanlar öldürülebilir.
111. Bu iki adaletli kişi, kaç yoksulun doyurulacağı veya belli bir hayvanın öldürülmesi nedeniyle kaç gün oruç tutulacağı konusunda da karar verecektir.
112. Deniz avı helâl kılınmıştır. Çünkü bazen bir deniz yolculuğunda eldeki malzeme kıt gelebilir, elde yiyecek bir şey kalmayabilir.
113. Arabistan için Kâbe yalnızca kutsal bir ibadet yeri olarak kalmayıp, gerek ibadet yeri olması, gerekse kutsallığı nedeniyle ekonomi ve kültüre yön veren araç görevi yapıyor ve ülkede merkezi bir yere sahip bulunuyordu. Ülkenin her yanından insanlar hac ve umre için Kâbe’ye geliyorlar ve toplanan büyük kalabalık başka zaman kabile kavgalarıyla parça parça olan Araplar arasında birlik duyguları doğmasına yardım ediyordu. Ayrı ayrı kabile ve yerlerden gelen hacılar bir arada kültürel bağlar oluşturuyorlardı. Şiir yarışmaları, dillerini ve edebiyatlarını zenginleştiriyordu. Hac mevsiminde yapılan ticaret ve alış-verişler halkın ekonomik ihtiyaçlarını gidermede yardımcı oluyordu. Kutsal aylar Araplara dört aylık barış sağlıyor ve bu da ülkenin bir bölgesinden diğerine kervanların güvenlik içinde gidip gelebildiği tek dönem oluyordu. Kurban için ayrılan hayvanlar ve boyunlarına takılan yakalıklar kervanların hareketlerine önemli ölçüde yardım ediyordu. Çünkü Araplar bunlara öylesine saygı gösterirdi ki, kimse soygun niyetiyle kendilerine dokunmaya cesaret edemezdi.
114. Yani, “Eğer Kâbe’nin kutsallığı ve hac için konan sınırlamalardaki hikmeti ve bundan kaynaklanan yararları iyice düşünürseniz, bütün bunları öngören Allah’ın yarattıklarının saadeti ve ihtiyaçları hakkında nasıl derin ve tam bilgisi olduğunu kabul edersiniz. Kavrarsınız ki, O’nun koyduğu hükümlerden her birinin insan hayatının değişik yönlerine dönük çok yararları vardır. Hz. Peygamber’in (s.a) gelişinden önceki karışıklık yüzyıllarında bile Allah Kâbe’yi, kendinizin anlamsızca yok etmeye çalıştığınız hayatınız için bir güvenlik ve istikrar aracı yapmıştı. Aynı şekilde Allah’ın hükümleri, güvenliğinizi ve refahınızı garanti etmektedir. Bu bakımdan kendi iyiliğiniz için bu hükümleri gözetmelisiniz. Çünkü bunlarda kendi araçlarınızla ne görebileceğiniz, ne de elde edebileceğiniz gizli yararlar vardır.”

Yorum Yaz