MENÜ

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA HUD SURESİ 79. VE 83. AYETLER ARASI

51 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA HUD SURESİ 79. VE 83. AYETLER ARASI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

79- Dediler ki: “Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir.(88) Bizim ne istemekte olduğumuzu gerçekte sen biliyorsun.”
80- Dedi ki: “Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim.”
81- (Elçiler) Dediler ki: “Ey Lût, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık) . Sakın, hiç biriniz dönüp arkasına bakmasın;(89) fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan ona da isabet edecektir.(90) Onlara va’dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?
82- Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan(91) pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık;
83- Rabbinin katında ‘belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış'(92) olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.(93)

AÇIKLAMA

88. Lut Kavminin bu cevabı, onların ahlaksızlığın gayyasına nasıl düştüklerini, nasıl arsız bir suratla dişiler yerine erkekleri isteyebildiklerini açıkça göstermektedir. Bu durum onların temizliğin doğal yolunu bırakıp pisliğin doğal olmayan yolunu seçmekle kalmayıp, tatminin doğal yoluyla tüm ilgilerini kestiklerinin deliliydi. Bu tür bir ahlak sefaleti, manevi çöküşün belirtisidir, zira geride iyi adına hiçbir şey bırakmamıştır. Şer’i olmayan davranışların müptelası olmuş, fakat aynı zamanda yaptıklarının çekinilmesi gereken yanlış davranışlar olduğunu bilen bir kimse düşünün. Hakkında “bu adam ahlaksızdır” dedirtecek denli iflah olmaz biri olsa bu kimsenin herşeye rağmen ıslah olma umudu vardır. Diğer taraftan şer’i hükümlerle hiçbir ilgisi olmayan ve bu yüzden kendini gayr-i şer’i davranışlara bütünüyle kaptırmış olan murdar kimselerin ise insan sayılmaya bile liyakatları yoktur ve dolayısıyla kökleri kazınmalıdır. Nitekim Allah Lut kavminin yeryüzünden bütünüyle silinmesini ferman buyurmuştur.
89. Bu ayet azap mahallini terketsinler ve bir daha ne olup bittiğini görmek için arkalarını dönmesinler diye onlara durumun vehamet ve aciliyetini vurgulamaktadır. Bu suretle patlamalardan oluşan müthiş gürültüyü ve insanların çığlıklarını duymasınlar da helakına hükmedilmiş ve defteri dürülmüş olan yurtları yüzünden ayakları sürçüp geri kalmasınlar diye uyarılmış olmaktaydılar.
90. Hz. Lut’un (a.s) karısının helaki bu surede geçen, hiç bir akrabalığın günahların sonucundan kişiyi kurtarmadığı temasıyla ilgili üçüncü olaydır.
9l. Muhtemelen azap, yerin altını üstüne getiren korkunç bir deprem ve taşlar yağdırıcı bir volkan patlaması biçiminde geldi.
“Pişirilmiş balçıktan taşlar” büyük bir ihtimalle volkanik bölgelerde sıcaklık ve lavlarla yerin altında teşekkül etmiş taşlara işaret etmektedir. Bu teşekkülün belirtilerine bugün bile Lut gölü yakınlarında rastlanmaktadır.
92. Yani “her taş belli bir tahrip görevini yerine getirmesi, belli bir mücrimi helak etmesi için işaretlenmişti.”
93. Bu ifade, günahlarında ısrar eden zalimleri uyarma anlamına geliyordu. Şöyle: “Kendinizi, sanki o sizden uzakmış gibi azaptan uzakta sanmayın. Azap, Lut kavmine gelmişse size de gelebilir. Ne Lut kavmi kendilerini Allah’a karşı savunabildi ne de sizler savunabilirsiniz!”

Yorum Yaz