MENÜ

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA ARAF SURESİ 12. VE 21. AYETLER ARASI

186 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN BAKIŞ AÇISIYLA ARAF SURESİ 12. VE 21. AYETLER ARASI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

12- (Allah) Dedi: “Sana emrettiğimde, seni secde etmekten engelleyen neydi?” (İblis) Dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
13- (Allah:) “Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.”(11)
14- O da: “(İnsanların) dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele.) ” dedi.
15- (Allah:) “Sen gözlenip-ertelenenlerdensin” dedi.
16- De ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.”

AÇIKLAMA

11. “Sâgirîn” kendi kendini zelîl eden, haysiyetini çiğnettiren anlamına gelir. Yani, “Açıktır ki sadece bir mahluk ve Allah’ın kulu olduğun halde, kendini beğenen, büyüklük taslayan düşüncenle, zillet içinde olmayı bizzat kendin istedin. Bunun, senin asaletini ve şerefini alçaltacağını düşünerek seni yaratanın emrine küstahça karşı geldin. Yücelik ve mükemmeliğin hakkında, sanki bunlar sana aitmiş gibi gurur, kibir ve kendini beğenmişlik tasladın. Bu durum, seni aşağılayacak, sefil ve düşmüş bir hale sokacak ve bu alçaklığın sorumlusu da bizzat sen olacaksın.

17- “Sonra da muhakkak onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”(12)
18- (Allah) Dedi: “Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.”
19- Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz de dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
20- Şeytan, kendilerinden ‘örtülüp gizlenen çirkin yerlerini’ açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.”
21- Ve: “Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim” diye yemin de etti.

AÇIKLAMA

12. Bu, Şeytan’ın Allah’a meydan okuyuşudur. O adeta şöyle demektedir “Bari bana insanların tekrar dilecekleri mahşer gönüne kadar süre tanı, ben, senin benim üstümde değer verdiğin insanın buna layık olmadığını göstermek için azamî çabamı harcayacağım. Onun, nasıl nankör, şükretmeyen ve samimiyetsiz bir yaratık olduğunu (sana) kanıtlayacağım”.
Şeytan’ın istediği ve Allah’ın da verdiği, sadece bir süre değil düşündüklerini yapabilmesi için bir fırsattı da. Şeytan’ın arzusu aslında, kendisine verilen Allah’ın yeryüzündeki vekilliğine uygun olmadığı hususunda insanı, zaaflarından faydalanarak kandırmaktı. Allah, onun bu isteğini kabul etti. Bu durum, İsra suresi 61-65 ayetlerde de izah edilmektedir. Buna göre Allah Ademoğlunu saptırmak ve Sırat-ı Müstakim’den uzaklaştırmak için istediklerini yapabilmek üzere Şeytan’ı serbest bıraktı. Ona, insanı saptırmak için düşündüğü her türlü hileyi yapma izni verildi. İnsanları batıl yola sevketmek için ona şu şartla bütün yollar açık olacaktı. “Gerçekte senin, kullarımın üstünde herhangi bir zorlayıcı gücün olmayacak” (İsra: 65) . Bu şu demektir: “Kötüyü iyi göstermek suretiyle onları hatalara düşürmek, geçici umutlarla aldatmak, boş arzu ve heveslerle kötü yollara davet etmek için, senin çeşitli girişimlerde bulunmana izin verilecek, fakat senin, ne onları kendi yolunu takip etmelerine zorlayacak ne de onları Sırat-ı Müstakim’den alıkoyacak bir gücün olacaktır, yeter ki, onlar, doğru yolu takip etme kararında olsunlar.” Aynı husus İbrahim-22’de de ifade edilmektedir. “Benim, sizi, beni takip etmenize zorlayacak hiçbir gücüm yoktu. Benim yaptığım şey, sadece benim yoluma davet etmekten ibaretti, o halde beni kınamaya hakkınız yoktur, yerecekseniz, siz kendi kendinizi yerin…”
Şimdi, Şeytan’ın Allah’ı “Beni dalâlete sen düşürdün” şeklindeki suçlamasını düşünelim. Bu ithamla şunu kastetmekteydi: “Her bakımdan benden daha aşağı olan Adem’e secde etmemi emrettiğin için benim sapkınlığımın sorumlusu sensin. Çünkü bu, kendime olan saygımı sarstı, ben de sana karşı geldim, isyan ettim” Bu ifade, Şeytan’ın kalbinde beslemekte olduğu kibir ve gurur duygularını Allah’ın açığa vurmamasını, ve hatta onun bu yolda devam etmesine izin vermesini, ona karışmamasını istediğini aşikâr kılmaktadır. Onun bu ithamı tamamen saçma olduğu için Allah onu dikkate bile almamıştır.

Yorum Yaz