MENÜ

Ebu Bekir El Ferra (Rh.A.)

154 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Ebu Bekir El Ferra (Rh.A.)

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

Hamd âlemlerin Rabbi Rahman ve Rahim, ölüden diriyi- diriden ölüyü çıkartan, geleceğinde hiç şüphe bulunmayan günün sahibi, mümin kullarına merhametli, inkârcılara şiddetli, indirmiş olduğu Kur’an ile bizlere izzet bahşeden ALLAH(CC) aittir

Salât ve selam âlemlere rahmet olarak gönderilen kendi döneminde ve kendisinden sonra var kılınan mükelleflerin ona(sas) itaatten başka kurtuluşunun mümkün olmadığı önderimiz komutanımız Hz. Muhammed sas’e âline ashabına, bugünden önce yaşamış bugün yaşamakta olan ve kıyamete kadar yaşayacak, hakkın gönüllerini aydınlattığı mücahid müminlere selam olsun.

Nişâbûr’da yetişen alimlerin büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Hamdân el-Ferra olup, künyesi Ebû Bekr’dir. Ebû Ali es-Sekafî, Abdullah bin Menâzil, Ebû Bekr-i Şibli, Ebû Bekr bin Tahir, Ebû Muhammed Mürteiş ve başka büyük zatlarla görüşüp sohbet etti. 370 (m. 980)’de vefât etti.

Ebû Bekr el-Ferrâ ( Rh.A.) buyurdu ki: “Bir kimse Allahü teâlâyı bütün yaratılmışlara tercih etmezse, onun kalbinde hiçbir zaman ma’rifet nûru parlamaz.”

İnsan daima tercih halindedir. İyi yada kötü, doğru yada yanlış mutlaka bir şeyleri tercih etmek durumunda kalır. Tercihlerimiz Allah’ın razı oldukları ise ne ala yok değilse ve bu insanın, kendisini istikamet üzere yaşadığını zannetmesi aldanıştan öteye geçemeyecektir.

“Emr-i ma’rûf ve nehy-i münker yapmanın (iyiliği emredip, kötülüklerden sakındırmanın) şartları vardır. İlk önce kendi nefsinden başlamak, söylediğini ve vesîkalarını çok iyi bilmek ve doğacak sıkıntılara sabretmektir.”

Bilgi ancak amel etmek içindir. Bu minvalde, İslam’ın yaşanması dille olmuyor. Kalbi, kavli ve kalıp olarak teslimiyet şarttır. Bu amelden yoksun olup İslamı diline dolayan ve konuşmakla yetinenler, kendisi ateşte olup ta başkasını çıkarmaya çalışan kimsenin durumu gibidir.

“Kişinin ameli, o ameli yapmaya verdiği ehemmiyet mikdarınca, o ameli işlerken olan kusurlarına üzülmesi mikdarınca ve işlediği amelin Sünnet-i seniyyeye uygun olması için olan gayreti mikdarınca sahih ve makbûl olur.”

“İyiliklerini gizlemen, kötülüklerini açıklamandan daha makbûldür. Sen böylece kurtuluşa erebilirsin.”

Kendisine ebrârın kimler olduğu sorulunca, “Allahu teâlâdan çok korkanlardır” buyurdu.

Ebû Bekr-i Ferrâ hazretleri hadîs ilminde âlim olup, rivâyette bulunmuştur. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden biri şöyledir: Resûlullah ( aleyhisselâm ), evinin avlusunda yıkanan bir adam gördü ve “Sizden biriniz yıkandığı zaman, bir duvar arkasına geçerek de olsa örtünsün.” Buyurdu.

Rabbim öğütleri kulak veren ve gereğince amel eden samimi kullarından eylesin İNŞAALLAH.

Dualarımızın sonu Âlemlerin RAB’ bine hamdetmektir.

Selam ve dua ile   اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

 

Eymen GÜÇLÜTüm Yazıları
Yorum Yaz