MENÜ

DİNİN DEĞİŞMEZ ÖZELLİĞİ

183 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
DİNİN DEĞİŞMEZ ÖZELLİĞİ

 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

 

Allah’ın Dini’nin, insanlık tarihi boyunca değişmez özelliği ; Kulların Alemlerin Rabb’ine teslimiyetini hedeflemektir.

 

Bu haftaki yazımda islamın bu değişmez özelliğini biraz daha açarak istifadenize sunmayı istedim.

 

Allah’ın dini nedir?

Değişmez özellik nedir?

Kullar derken kimler kastedilmiştir?

Alemlerin Rabbi kimdir?

Nedir bu teslimiyyet?

 

Bu soruların cevabını bulursak bu cümleyi anlamış olacağız.

 

Allah’ın dini nedir?

Bu sorunun cevabını şu suresinin 21. Ayeti kerimesinden anlamaya çalışalım.

 

Şura 21: …Yoksa onların, Allah’ın dinde izin vermediği şeyi kendilerine meşru kılacak ortakları mı vardır?

 

Başkalarının icad ettikleri kanunlara, dini törenlere, örf ve adetlere uyulmasına ve kişisel ve toplumsal hayatı düzenlemede, alış verişte, mahkemelerde, siyasette, yönetimde hep onların kararlarının esas alınmasına din denir. İşte bu, o insanların tabi oldukları (dinleri) şeriatlarıdır.

Yine bu, Allah’ın dininin karşısında kendi başına müstakil bir dindir. Onlar nasıl ki Allah’ın rızası olmadan bir ‘din’ ortaya koymuşlarsa, onlara uyanlar da Allah’ın rızası olmadan onlara uymuşlardır. İşte Allah’tan gayrısına kulluk nasıl şirkse, bu da öyle şirktir. (Tefhimul Kur’an)

 

İşte insanları Allah’ın Kur’an-ı Kerim de ve sünnette belirlemiş olduğu kurallar, kanunlar, hudutlar kısacası Allah’ın bizden istediği hayat tarzıdır. Allah’ın dininden maksat sadece namaz, oruç, zekat  vs gibi bir kısım amellerden ibaret olan bir din değildir.

Allah’ın dini, Allah’a yönelmek, Allah’a bağlanmak ve Allah’ın bütün emir ve yasaklarına boyun eğmektir.

 

İnsanlar neden Allah’a boğun eğmelidir? Evet önce bu sorunun altı iyice doldurulmalıdır. Çünkü başka türlü kişilerin Allah’a boyun eğmesini beklemek zor olacaktır. Önce Allah azze ve celle Kur’an’da ve sünnette bize kendisini tanıttığı şekilde tanınmalı ve sonrasında tanıtılmalı. Sonra Allah’ın bize verdiği nimetler hatırlatılmalı. (nahl suresi 1…17 gibi ayetlerden faydalanarak). Sonra neden diğer varlıklara değil de sadece Allah’a boğun eğilmesi gerektiği anlaşılacaktır. Aklını kiraya vermeyen, aklını bir yere bırakmayan yani aklı başında olupta aklını kullanmasını bilen her kişi doğru tercihi çok rahat bir şekilde yapacaktır.

 

Değişmez özellik nedir?

Allah azze ve celle katında zamanın, mekanın şartların değişmesiyle değişmeyen şeylerden biride Allah’a yönelmektir. nefsine değil, grubuna değil, partine değil sadece Alemlerin Rabbi olan Allah’a yönelmek. Hiçbir çıkar, hiçbir karşılık ve hiçbir menfaat beklemeden Allah’a yönelmek. Bilakis bir çok fedakarlık, bir çok meşakkat ve bir çok uğraş gerektiren bir iştir bu. Karşılığı ise ebedi hayat yurdunda ki azaptan kurtulup, cennet nimetlerinin hiçbir meşakkat çekmeden rahatlıkla önüne gelmesi için yapılan mücadeledir. Bu yönelmeyle ancak kurtuluş mümkündür.

 

Kaf 32-33- Onlara denir ki: “İşte size vaad edilen bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan ve O’na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.

 

Kullar derken kimler kastedilmiştir?

Allah’tan gayri, Allah’ın yarattığı bütün varlıklar kul kavramının içerisindedir. Yalnız burada zikredilen ve hatırlaması istenen varlıklar cinler ve insanlardır. Yani itaat edip etmemekle muhayyer bırakılan varlıklar. Kısacası sen ve ben den bahsediliyor.

 

Alemlerin Rabbi kimdir?

Alemleri yaratan, yöneten, çekip çeviren, terbiye eden, rızıklandıran, yarattıkları üzerinde helal ve haram hududlarını belirlemeye tek layık olan ALLAH’a teslimiyet.

 

Alemleri (güneş, ay, yıldızlar, hayvanlar, bitkiler vs)  yaratan ve yöneten olarak Allah’ı kabul ettiğimiz gibi, bizim kendi hayatımızı da bir tek Allah azze ve celle ‘nin  yönlendirmesine vermemiz  gerekir. Allah’ın senin hayatına karışmasına müsaade etmelisin. Başkalarına verdiğin bu yetkiyi alemlerin Rabbi’ne nasıl olurda vermezsin.  Bütün bunlara tek layık olan Allah değil mi? Eğer bu sorunun cevabına “evet, Allah” diyorsak ve yönümüzü Sıratı Mustakime çeviremiyorsak sorunun teslimiyette olduğunu çok rahat söyleyebiliriz.

 

Nedir bu teslimiyyet?

Kişinin Alemlerin Rabb’ini umursamaması, hayatı için belirlediği şeriatı dikkate almaması veya Allah’ın emir ve yasaklarının bir kısmını dikkate alıp diğer kısmını umursamaması teslimiyetin olmadığını gösterir. Peki ayetler ve hadisler nafile olsun diye mi teslimiyet emredilmiş. Yoksa olmazsa olmaz bir şart olarak mı sunmuşlar? Okuyalım ayetleri kararı sonra verelim.

 

AL-İ İMRAN 20- Buna karşı seninle münakayaşa kalkışırlarsa de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim etmişimdir”. Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere de ki: “Siz de İslâm’a teslim oldunuz mu?” Eğer teslim olurlarsa hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.

 

NİSA 65- Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar.

 

EN’AM 71- …De ki: “Allah’ın gösterdiği yol, yegane doğru yoldur. Bize, bütün âlemlerin (18 bin alem) Rabb’ine teslim olmamız emrolundu”.

HAC 34- … Hepinizin ilahı bir tek ilahtır. Onun için yalnız O’na teslim olan müslümanlar olun. (Ey Muhammed!) Allah’a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.

 

ZÜMER 54- Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.

 

Ey insan eğer sen bugün isteyerek teslim olmazsan yarın kıyamet günü zaten teslim olarak dirileceksin. Aklını kullan da teslim olma iradesi senin elindeyken bu fırsatı iyi değerlendir.

 

Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah’a Mahsustur.

 

 

Ahmed ERZURUMİTüm Yazıları
Yorum Yaz