MENÜ

DİNDE SABİT KALABİLMEK

266 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
DİNDE SABİT KALABİLMEK

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kendisinden başka Halık, İlah, Rab, Mabud olmayan, her an her şeye şahid olan bir gün mutlaka huzurunda toplanacağımız, her şeyin üzerinde sevdiğimiz ve saygıyla korktuğumuz Allah azze ve celle’ye sonsuz hamdü senalar olsun.

Sevgili Peygamberimiz yegane önderimiz kendisine ittiba ve itaat edilmeden kurtuluşun mümkün olmadığı son Nebi Hz. Muhammed (sav)’e, ehli beytine en güzide örneğimiz olan Ashabına ve Onların yolundan giden Mü’minlere salat ve selam olsun.

“Acaba sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden kolayca cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlar öylesine ağır sıkıntılara ve zorluklara uğradılar, öylesine sarsıldılar ki Peygamberleri ile inananlar “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek” diyecek hale geldiler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.”(Bakara 214)

“Muhakkak ki sizi biraz korku biraz açlık biraz mal ve ürünlerden eksiltmekle deneyeceğiz. Biraz açlık biraz mal ve ürünlerden eksiltmekle deneyeceğiz. Sabredenleri müjdele”(Bakara 155)

“Şiddetli bir şekilde yaklaşan fitne sebebiyle vay insanların haline insanlar Mü’min sabahlar da akşam kafir oluverirler. İnsanlar dinlerini küçük dünya menfaati karşılığında değiştiriverirler. İşte öyle zamanda dinlerinde sabit kalabilenler ellerinde kor ateşi tutanlar gibidirler.”(Müsned-Müslim-Tirmizi)

Bu ve buna benzer ayet ve hadisler bize imtihanların zor zamanların sıkıntıların olacağını ve bu fitneler (İmtihan) karşısında sabır ve tahammül gösterip din üzerinde sebat edenlerin ise kazanacağını göstermektedir.

Hiç şüphesiz Müslümanlar en çok kalplerinin ve ayaklarının istikametten, Rıza-i İlahiden ayrılmasından korkarlar, korkmalıyız da! “Ey Mü’minler Allah’tan gereği gibi korkunuz ve mutlaka Müslüman olarak ölünüz”(Al-i İmran 102)

Allah Teala ayetinde Müslüman olmaktan başka bir sıfatla huzuruma gelmeyin diyor. Evet Müslüman olabilirsin peki ama Müslüman kalabilmenin garantisini verebilir misin? Hayır.

O halde ölümün bizi Müslüman sıfatıyla bulabilmesi için dine girdikten sonra sebat etmek şarttır. Yani imtihanların (zorluk sıkıntı darlık bolluk rahatlık katlanması zor olaylar) karşısında değişkenlik göstermeyip iman ve istikamet halini muhafaza etmemiz gerekmektedir.

Sebat etmek elbette her zaman kolay olmayabilir. Yeri gelir yorulursun, yeri gelir zor olur, kimi zaman ağırlaşır ama ne pahasına olursa olsun asla elinde tuttuğun kor ateşi bırakmamalısın. Çünkü bıraksan imanın gider tutarsan elin yanar. Sen yanmayı seçmelisin. İşte bu sebat etmektir. Ve bilelim ki zafer kurtuluş yardım yolun sonundadır. Sebat etmeyenler ise yolun sonunu görmeyecektir.

 Dinde sebat etmek adına Allah celle celalühü bizlere merhameti gereği Kitabında, Nebisi aracılığıyla O’nun yaşantısı da sebat için gerekli olan bir çok etken bildirmiştir. Bunlardan başta gelen bazı maddeleri burada zikredeceğiz inşaAllah.

  1. Kur’an’a Yönelmek

Kur’an’ı Kerim ilk sebat vasıtasıdır. Allah’ın sağlam ipidir. O’na sımsıkı sarılanı Allah korur. O’na tabi olanı kurtuluşa erdirir. O’na davet eden doğru yola yönlendirir. Onunla konuşan doğru konuşur, onunla hükmeden adaletle hükmeder. Kur’an ile Hakk batıldan , iyi kötüden, ayrılır. Kur’an hidayettir. Kur’an öğüttür. Kur’an ganimettir. Kur’an hayattır. Kur’an şifadır. Rahmettir. (Enbiya50, Furkan1, Yunus 57, En’am 92) Kur’an zalimlerin zararını arttırırken Mü’minlerin ise imanını arttırır. (İsra 82, Enfal 2) Kur’an imanı sağlamlaştırır. (Nahl 102)

  1. Allah’ın Şeriatına tutunup Salih amel işlemek

“Allah iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır. Zalimleri ise Allah saptırır, Allah dilediğini yapar.”(İbrahim 27)

Katade şöyle der:

“Dünya hayatında hayırla ve salih amel ile sabit tutar. Ahirette ise kabirde sabit tutar.”

“Ey iman edenler eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” (Muhammed 7)

Bu ayette Allah (cc) yardım ve ayakları sabit kılma vaadini emirlerini tutma dinini, şeriatını uygulama ve uygulanması için mücadele etmeye bağlı kılmıştır. Yine Asr suresinde de Allah azze ve cellle kurtuluşa erecek fırkanın iman eden salih amel işleyen (Şeriatın emirlerine uyan) kimseler olduğunu haber vermiştir.

  1. Dua

Allah’ın Mü’min kullarının özelliklerinden biride kendilerini dinde sabit kılması için dua ile Allah’a yönelmeleridir.

“Ey Rabbimiz bizleri hidayete erdikten sonra kalplerimizi kaydırma. Katından bize bir Rahmet  ihsan eyle. Şüphesiz Sen Rahmeti ve bağışlaması bol olansın.”(Al-i İmran 8 (bkz. Bakara 286))

Dua bu noktada çokça önemlidir zira Rasulullah (sav) dahi “Ey kalpleri evirip çeviren Rabbim Kalbimi dinin üzere sabit kıl” diye dua da bulunmuştur. Buna bizim daha çok ihtiyacımız var.

  1. Allah’ı zikretmek

Bu sebatı sağlayan en büyük etkenlerdendir.

“Ey iman edenler bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz”(Enfal 45)

İki olay arasında kurulan bağı bir düşün Allah zikretmek cihatta kararlılık göstermeye yardımcı olacak en büyük sebeplerden biri olarak gösteriliyor!

“Kaldığı evin hanımı onu yatağına çağırdığı kapıları kilitledikten sonra ona ‘haydi gelsene’ dedi. Fakat Yusuf ALLAH KORUSUN Rabbim bana güvenli bir barınak sağladı. Hiç kuşkusuz zalimler iflah olmazlar kurtuluşa ermezler dedi. ”(Yusuf 23) Yusuf (as)’da karşılaştığı bu zor imtihandan Allah’ı anıp O’na sığınmak suretiyle başarıyla geçmiştir. Araf 201’de haramlara karşı direnmekte Allah’ı zikir ön plana çıkmıştır.

  1. Müslüman’ın doğru yolda yürümeye gayret etmesi

Müslüman’ın üzerinde bulunduğu Ehl-i Sünnet Vel Cemaat yolunda yürümeye kararlı ve gayretli olması üzerinde bulunduğu yola olan güveniyle alakalıdır. Bu güven arttıkça bu gayrette artacaktır. Güvenin artması içinde iki şeyi düşünmek gerekir.

Birincisi bu yolun ortaya çıkmış yeni bir yol olmadığını… Bu yol Adem (as) ile başlamış Nebilerin, Sıddıkların, Şehitlerin üzerinde yürüdüğü soylu bir yoldur. İkincisi insanlar arasından seçilmiş olmanın şuuruna varmak. “Siz insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz iyiliği emreder kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız ve Allah’a inanırsınız”(Ali İmran 110)

Bu dosdoğru yolda koş, koşamazsan yürü, yürüyemezsen sürün ama asla geri dönme vazgeçme! Aksi takdirde Allah’ın şu ağır tehdidine muhattap olursun.

“Kim kendisine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı çıkar ve Mü’minlerin yolundan onu döndüğü yolda bırakırız ve Cehenneme sokarız orası ne kötü varış yeridir.” (Nisa 115)

  1. Sağlam, Salih insanların etrafında bulunmak

Bu insanların sıfatlarından birini Rasulullah (sav) şu şekilde haber verir; “İnsanlar arasında öyleleri vardır ki, iyiliğin anahtarı, kötülüğün kilididirler.”

İslam tarihinde gerçekleşen bazı fitnelerde Allah (cc) Müslümanları bir takım kişilerle sabit kılmıştır. İlimleriyle amel eden Âlimler Ümmetin direkleridir. O direklere tutunanlar ayakta kalırlar. Muttaki Âlimlerin etrafında toplanmak birliktelik oluşturmak Allah yolunda sabit kalabilmenin yoludur. Burada İslam kardeşliği karalılığı sağlama da ana unsurdur. Salih kardeşlerin örnek alınacak insanlar ve terbiye edici sıfatı bulunan kimseler yürüdüğün yolda sana yardımcıdır. Kendisine sığınacağın bir barınaktır. Bildikleri ayetler ve hikmetli sözlerle, nasihatleri ve uyarılarıyla seni sağlamlaştırırlar. Onlardan ayrılma ve onların arasında yaşa. Sakın yalnız kalma çünkü kurt sürüden uzak kalanı yer. Rasulullah (sav)’de “Şeytan iki kişiden uzak tek kişiyle beraberdir.” Buyurmuştur.

  1. Allah’ın yardımına ve geleceğin İslam’ın olacağına inanmak.

“De ki hak geldi batıl yok oldu. Çünkü batıl yok olmaya mahkumdur.”(İsra 81)

“Müşrikler istemese bile o dini (İslam’ı) bütün dinlere üstün kılmak için eygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.” (Tevbe 33)

Allah Teala batılın yok olacağına ortadan kalkacağına ve dinini Hakim kılacağına hükmetmiştir. Bu ezelde kesinleşmiş bir hükümdür.

Terk etmek kolaydır, terk ederseniz olur biter. Bulunduğunuz siperi savunduğunuz değerleri, sizi siz yapan kişilik ve kimliğinizi farklı sebeplerle terk etmekle sorumluluktan kurtulamaz. Zira ışığın mekanı terk etmesi sadece sıradan bir terk değil karanlığı davettir.

“… Ey Rabbimiz günahlarımız ve davranışlarımızdaki taşkınlıklarımız affeyle ayaklarımız kaydırma ve kafirler karşısında bize yardım et…” (Al-İmran 147)

 

 

Maşite GALİBTüm Yazıları
Yorum Yaz