MENÜ

DAHA SAMİMİ NASIL OLUNUR

885 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
DAHA SAMİMİ NASIL OLUNUR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd;görülen görülmeyen bütün alemi yoktan var eden kendisinden başka bir ilahbulunmayan, kulları için bir haya tarzı belirleyen ve ancak o hayattan razıolan ve o hayatı kulları için kolaylaştıran, kendisine dayananı eli boşçevirmeyen, insanların doğru yolu bulabilmesi için peygamberler ve kitaplargönderen yegane hakimiyyetin  sahibiAllah (cc)’ mahsustur.

Salatselam; Allah’ın dininden zerre taviz vermeyen, davet ettiği din uğrundasavaşan, suiskat girişimlerine, tehtidlere maruz kalan, küfrün korkulu rüyası,yeryüzünde etkisinin silinmesi için büyük çalışmaların olduğu, hidayet rehberi;müminlere şefkatli kafirlere karşı şedid olan Hz.Muhammed (sav)’e  ve tertemiz ehli beytine,

Ve yineselam; Allah Rasulu (sav)’i adım adım takip eden önünden yürümemek içintitizlikle hareket eden, Allah’ın razı olduğu amellerin delisi olan,duruşlarıyla bile çok şey anlatan, yedi düvele İslam’ı haykıran ve buna sadıkkalan sahabesinin üzerine olsun.

Kalbinkatılaşmasına sebep olan etkenleri son iki yazımızda dile getirmeye çalıştık.Bu yazımızda kısa bir ara verip kalbi katılaştıran etkenden ziyade, farklı birproblemi ele almaya çalışacağız biiznillah. Doğrular İslam’a yanlışlarşahsımıza aittir.

İnsan kimizaman üzerinde var olan hasletlerin farkına varamaz, hal böyle olunca da onu gidermegibi bir eylem olmayacağından durum içinden çıkılmaz bir hal alır. Kalbinkatılaşması belli emarelerle belirginleşir fakat bazen yukarıda da söylediğimizgibi kalbi katılaştığı halde katılaştığını hissetmez. Yani katılaşan kalbinfarkına varamama sorunu…

Kalp öylekaskatı kesilir ki doğru bir analiz yapamayan o kalbin sahibi kaybettiklerininfarkına varamaz. Eskiden etkilendiklerinden artık etkilenemez ama farkındadeğildir. Eskiden ayetleri okuduğunda veya dinlediğinde huzur bulan kalp yerini hissiz bir kalbe bırakır fakatgene farkında değildir. O kalbin sahibi….

“Mü’minlerancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun ayetleriokunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.” (Enfal/2)

Artıkeskisi gibi mücadelesi de yoktur onun… Uzun uzun süren secdeleri, duaları artıkyoktur ama gene de bunları kaybettiğinin farkına varamamıştır. Haramlara karşıbakışı çok keskinken bir anda onların karşısında zaafiyete düşer fakat genefarkına varamaz. Bir değirmenin içine takılır gider; günler, haftalar, aylar,yıllar geçer ama kaybettiği sadece zaman değildir. Gün geçtikçe güç kaybeder,zayıflar, ameller eksilir, duyarsızlık söz konusu olur. Ama gene fark etmezkalbinin katılaştığını…

Kendineyazık eder kısacası. İçindeki coşku kaybolur. Tüm bunları da kalbininkatılığına değil, etrafındaki gevşekliklere bağlar, etrafından kaynaklandığınıdüşünür. Etrafın gıybetini de yaparak daha da yazık eder kendine…

Aslındaşöyle oturup bir düşünmelidir;  Nerdennereye diye… Neydim ne oldum, nasıldım ne hale geldim diye… Eskiden coşkuylaistenilen şeyler artık ezber haline gelip sıradanlaşır dualarda. Allah’ım banasana adanmışlığın timsali olan şehadeti ver diye adeta yeryüzünü titretecekkadar bir yakarışı varken şimdilerde ettiği dua kalbini bile titretmez… Öncedengözleri yaşlı bir şekilde kalkılan secdeler, şimdilerde uykudan ya daesnemekten yaşlanır hale geldi… Önceden Allah’ın razı olduğu ortamlarda cıvılcıvıl iken şimdiler de sönük, bitkin, aciz bir hale geldi. Sahi ya ne olduböyle birden ? Hiç beklemiyorduk değil mi ? Hep böyle gidecek sandık dime ?Hatta ileride daha da iyi olacağım düşüncesiyle hayaller kurulurdu, birtebessüm oluşurdu yüzde…

Ne zamanakışına bıraktı o zaman kaybetti, kalıbına sığmayıp taşması gerekirken içinesindi… Allah’ın razı olmadığı şeyler hususunda dikkatli olmadı… Sıkı sıkıyapışması gereken ipi gevşetti…  Elindekifırsatların kıymetini bilmesi gerekirken onları hunharca harcadı…

Bunlarunutuldu… ‘sahi ya böyleydik’ denilir ve geçilir… Geçme, dur artık! Artık şunukabullen kalbin kaskatı oldu, hissizleştin, duyarsız bir hale geldin ve güngeçtikçe bir çok şey kaybediyorsun. Her geçen vakit; kar gibi güneşin altındaeriyip gidiyorsun farkında değil misin ? Erimenle birlikte de özelliklerinikaybediyorsun. Vefa, sadakat, istikrar, azim, gayret, itaat, fütüvvet, uhuvvethepsi her geçen zaafiyete uğruyor hiç düşünmüyor musun?

Öncedenmüslümanlara yapılan işkenceleri izleyince elin ayağın titrerdi, şimdilerdedayanamıyorum bahanesiyle hemen geçiyorsun… Dayanamıyorsun öyle mi ? Asıl sendayanılmaz bir hale geliyorsun  yeryüzüsana dayanamıyor, gökyüzü sana dayanamıyor, kainat sana dayanamıyor; “Nasıl,nasıl olur da bunları yaparsın, nasıl olurda bunları işlersin, nasıl olurdabunları söylersin” diye bas bas bağırıyorken sen o arzın üzerinde semanıngölgesinde gafil bir şekilde yürümeye devam ediyorsun…

Ayağa kalk!Hiç bir şey için geç değil… Allah’a sığın O’na dayan ve razı olmadığı amelleriterk et. Ne kadar hoşuna  da gitsekopması zor da olsa artık kendini hırpala ve onlardan vazgeç. Mücadele azminikaybetme. Etrafındakilerin gevşekliğine endeksli bir mücadelen varsa sende ogafillerin içindeki yerini alırsın… Seni Allah’ın razı olduğu amelden hiçbirşey vazgeçirmemeli. Birisi karşına çıkıp artık Allah’a itaat etmeyeceksin deseboğazlarsın. Şeytan her gün karşına çıkıp sana bunu defalarca söylüyor sendedefalarca aldanıyorsun farkında değil misin? Hadi onu da boğazlasana ona dahaddini bildirsene… Yok yok senin kalbin katılaşmadı(!) birkaç eksiğin varsadece!…

Bahaneleriniöldür artık, mazaretlerini at çöpe. Sende iyi biliyorsun ki onlar bahane vemazaret değil, kendini avuttuğun şeyler. Yok canım o kadar da kötü değilimdemen için uydurduğun bahaneler onlar. Şundan dolayı yapmıyorum diyerek sebebini,kendini nefsinden uzaklaştırdığın mazaretler…

Gerçeklerleyüzleşmek insana zor gelir. Eksik olduğunu görmek, çok büyük bir yanlışyaptığını görmek ilk etapta ağır gelir ve sonrasında bahaneler ve mazaretlersıralanır. Hatalarını kabullen ve tedavi yolunu tut, Allah’ın yardım ettiğinigöreceksin. Yavaş yavaş kurtulduğunu hissetmek güç verecek sana fakat dikkatliolmalısın düzeltirken de bozulabilirsin, bunun da örnekleri çok…

Nelerkaybettik, neler kaçırdık bir bilsek…

“Onlar(Rahman olan Allah’ın has kulları), kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır kesilmezler.” (Furkan/73)

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

SELAM VE DULA İLE…

TEVFİK ALLAH’TANDIR…

Mu'sab DOĞANTüm Yazıları
Yorum Yaz