MENÜ

BEDENİN BAŞKENTİ KALP

135 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
BEDENİN BAŞKENTİ KALP

BİSMİLLAHİRRAHMNAİRRAHİM

Bizleri İslam’la şereflendiren Yüce Rabbimize hamd ederiz, Resulüne(s.a.v.)onun pak ehli beytine ve bütün ashabına salat ve selam olsun.

İnsanın manevi hayatında çok önemli bir yeri olan kalp imanın ve küfrün, sevginin ve nefretin, cesaretin ve korkaklığın, iyiliğin ve kötülüğün kısaca bütün duyguların merkezidir.

Kalp derken iki şeyi anlatmış oluruz aslında. Biri sol göğüs altındaki organımızdır, kanı toplar ve bütün vücuda pompalar. Biride bütün sezgi ve duygularımızın düşünme gücümüzün kaynağı manevi hayatımızın merkezi olan kalptir.

Kalp aynı zamanda Allah(c.c.)sevgisinin yerleştiği yerdir. Allah(c.c)sevgisi kalbin tümüne yayılırsa diğer sevgiler bunun izinde gelişir. Kalpte en büyük sevgi Allah azze ve celle’ye olmalıdır. Diğer sevgilerde Allah sevgisine bağlı olarak kalbe girerler.

Rabbimiz bir ayetinde bizlere hitaben şöyle buyurmuştur:

 ‘Allah katında insanların mallarının ve dünyalıklarının hiçbir değeri yoktur. O insanlardan selim bir kalp istemektedir.(şuara-89)

     Kalbin insan hayatındaki yeri bellidir. Bütün sezgi ve duyguların merkezi olduğunu söyledik. Bu duygulardan biride itaat ve isyan duygularıdır. Eğer kişinin kalbi Allah’a itaat noktasında eğilirse işte o zaman Müslümanlardan olur. Eğer küfre meylederse işte o zaman o kalp fesada uğrar. Şöyle söyleyebiliriz ki kalp bir kaledir, yeryüzünde insanoğlu için salah ve fesadın merkezidir. Allah Resulü(s.a.v)bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

‘Dikkat ediniz cesedin içinde bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün cesed iyi olur. O bozuk olursa bütün cesed bozuk olur. Dikkat ediniz.! İşte o et parçası kalptir.’

Görüyoruz ki  insanoğlunun  merkezi olan kalp eğer iyi olursa bütün beden iyi, eğer o kötü ve bozuk olursa bütün bedende bozuk olur. İşte böyle hastalıklı kalplere sahip olan insanların Allah azze ve celle göz önündeki perdelerini kaldırmaz ve o kişiler hakikatleri göremez hale gelirler.

    Her ferdin burda kendi kalbini bir yoklaması lazım aslında. Benim kalbimdeki hastalık sebebiyle, işlediğim günahlardan dolayı yada vazgeçemediğim hasletlerimden dolayı mı acaba Allah azze ve celle bazı hakikatleri göstermiyor mu bana?

Hani bazen der ya insan o kadar okuyorum ama hala anlayamıyorum, hayatım da bir şeyler değişsin istiyorum ama olmuyor neden? Nedenler bellidir aslında çünkü kalbin İslam’dan çok Allah rızasından çok farklı yerlere meyletmiş, nefsine bir türlü söz geçirememişsin o kalp hastalık içinde ölecek haberin yok..

İslam öncelikle insanın kalbini hedef alıyor. Kuran’ın davetini idrak etmesini kalbe sadece imanın ve Allah(c.c)sevgisinin yerleşmesini istiyor.  Kalplerinde bir bozukluk vardır, Allah da onlardaki bozukluğu arttırmıştır. Yalan söylemeleri yüzünden kendilerine acı veren bir azap da vardır..

(bakara-10)

    Seyyid KUTUP bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: ‘Onların karakterleri bozuk, hasta ruhludurlar. Açık ve dosdoğru yoldan sapmalarına ve bu yüzden yüce Allah’ın bu anormalliklerini daha da arttırmasını hak etmelerine tek sebep ruhlarının hasta oluşudur.’

Unutmayalım ki hastalık tedavi edilmezse başka bir hastalığı doğurur. Günahlardan, hatalardan, isyandan, tembellikten vs. vazgeçilmezse de mutlaka bunlar yenilerine sebep olacaktır. Bizler inşallah isyanda değil hayırda, itaatde yarışalım ve kalplerimizi her daim temiz tutalım.

elhamdulillahirabbilalemin

Rümeysa YILDIZTüm Yazıları
Yorum Yaz