MENÜ

BATIL YOK OLMAYA MAHKUMDUR

188 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
BATIL YOK OLMAYA MAHKUMDUR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd alemlerin Rabbi Rahman ve Rahim din gününün sahibi Allah c.c , Salat ve Selam Alemlere Rahmet olarak gönderilen ,müminlerin örneği ve önderi Yaşayan kur’an Hz. Muhammed sav’e aline ashabına ve onları takip eden muvahhidlerin üzerine olsun inşallah.

Allah c.c insanı en güzel şekil ve surette yaratıp ona  akıl nimetini bahşetmiştir ki onunla doğruyu yanlıştan, Hakk’ı batıldan ayırt edebilsin ve bu sayede ebedi saadetin yolunu bulabilsin.  İnsan bu nimeti veriliş gayesine uygun kullanıp vahye tabi kıldığında hak ve batılı birbirinden ayırt edebilecektir. Zira hakkı batıldan ayırt edebilmenin tek yolu budur. Dünya ve ahirette saadetin tek yolu ise hakkı ve batılı birbirinden ayırt edebilmektir..  Bu sebeple anlaşılması gereken kavramlardan biri de batıldır ki :” Gerçekle ilgisi olmayan, doğru ve haklı olmayan, boş, temelsiz, yanlış şey.” anlamlarına gelen batıl müslümanın iyice idrak edip sakınması gereken bir kavramdır.

İlmin olduğu yerde cehaletin, adaletin bulunduğu yerde zulmün tutunamadığı gibi, hakkın olduğu yerde de batıl tutunamaz. Arapça Ba-ta-la kökünden türeyen batıl kavramı Kur’anı Kerîm’i: yirmisekiz ayetinde geçmektedir. Bunlardan bir kaçının Kur’andaki  Kullanım alanlarına bakarak  ne manalara geldiğini idrak etmeye çalışalım inşallah:

Allah c.c kitabında hakkın batılla gizlenmesini yasaklıyor ve buyuruyor ki : “Hakkı batılla karıştırıp bile bile gizlemeyin. ” Bile bile batılı hakkın üzerine örtüp hakkı bakışlardan gizlemeyin.” (Bakara 42)

Ey ehl-i kitap, neden hakkı batıla karıştırıp bildiğiniz halde (bile bile) hakkı gizliyorsunuz. ” (Âli İmrân, 3/71).

İnsanların birbirlerinin hak ve hukukuna riayet etmeleriyle ilgili olarak batıl kavramı şöyle ifade edilir: “Ey iman edenler mallarınızı aranızda batıl yolla (haksızlıkla) yemeyiniz. ” (en-Nisâ, 4/29).

Bunların dışında bu kelime yerine göre yalan :” Sen Kur’an’dan önce hiçbir kitap okumuş ya da eline kalem alarak yazmış biri değilsin. Öyle olsaydı batıl yanlısı inkârcılar kuşkulanırlardı.” (Ankebut 48), zayi etme, boşa çıkarma :”Ey müminler, tıpkı Allah’a ve Ahiret gününe inanmadıkları halde başkalarına gösteriş olsun diye mallarını harcayanların yaptıkları gibi, sadakalarınızı başa kakarak ve onur kırma aracı haline getirerek boşa çıkarmayın. Böylesi, sağanak halindeki bir yağmura tutulunca, çır çıplak kalan toprakla örtülü bir kayaya benzer. Bunlar yaptıkları iyilikten hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfir topluluğu doğru yola iletmez.” (Bakara 264),zulüm ve haksızlık :” Birbirinizin mallarını haksız yollardan yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını günah olacak biçimde bile bile yemek için hakimlere peşkeş çekmeyin.” (Bakara 188), şirk”Allah size kendi türünüzden eşler sundu; bu eşlerinizden size çocuklar, torunlar verdi, size temiz rızıklar bağışladı. Durum böyleyken, onlar batıla inanıp Allah’ın nimetlerini inkâr mı ediyorlar?” (Nahl 72) ve put ve tağut anlamrında kullanılmıştır: “Onlara de ki; “Benimle sizin aranızda Allah’ın tanıklığı yeterlidir. O göklerde ve erde ne varsa hepsini bilir. Batıla eğriye inanıp Allah’ı inkar edenler var ya, onlar hüsrana uğrayacak kimselerdir.” (Ankebut 52).

Ayrıca Kur’an’da “Hak geldi, batıl yok oldu. Zaten batıl ortadan kalkmaya mahkûmdur. ” (el-İsra,17/81) buyrularak hakkın hakim olduğu yerde, batıl’ın barınamayacağı ve her zaman batıl sistem ve yönetimlerin yıkılmağa mahkûm olduğu gerçeği ifade edilmektedir.

Batıl kavramı bütün İslâmî ilimlere geçmiş bir kavramdır. Fakat özellikle bu kavram daha çok fıkıh ve fıkıh usûlünde kullanılır. Rükün ve şartları tamamen veya kısmen eksik olan ibadetler batıl kabul edilir. Ayrıca Kur’an’a göre, Allah’ın emirlerinin uygulanmadığı gayr-i İslâmî düzen ve sistemler de batıl düzenlerdir.

Kur’an,hak kelimesini hem Allah c.c için,hem de O’nun dini islam için kullanmaktadır. çünkü Allah c.c mutlak gerçektir, mutlak varlıktır, varlığı değişmeyen ve ebedidir. O’nun dini islamda doğrudur, temeli vardır, gerçektir ve kalıcı olandır.

“Bu böyledir. Allah gerçektir ve onların Allah dışındaki imdada çağırdıkları düzmece ilahlar asılsızdır. Allah yüce ve uludur.”( Hac 62)

Batıl, geçersiz, hükümsüz ve kalıcı olmayandır. şu Ayet, hak ve batıl kelimelerini çok net bir şekilde ortaya koyuyor:

“Allah, gökten su indirdi ve yataklarının kapasitesi ile ölçülü büyüklükte dereler akıttı. Akan sel, yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri, cürufları vardır. Allah, hak ile batılı bu örnek aracılığı ile anlatır. Köpük, havaya uçup gider; fakat insanlara yarar sağlayan kısım yerde kalır. İşte Allah, böylesine örnekler verir.” (Rad 17)

Hak olan Allah yeri ve gökleri hak olarak yarattı. Bunları ve diğer bütün varlıkları varlığının ayetleri, belgeleri yaptı. insan bunlara bakar, basiretle bunları idrak eder ve hak olan yola, islama teslim olur. Ayrıca Rabbimiz Hz. muhammed sav’i hak peygamber olarak gönderdi. “Biz seni gerçeğin müjdecisi ve uyarıcısı (korkutucusu) olarak gönderdik. Sen Cehennemliklerden sorumlu değilsin.” (Bakara 119) onunla beraber bir de hak kitap indirdi. “İnsanlar tek bir ümmet idi. Allah, peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi. İnsanların anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm vermek için peygamberler ile birlikte hakk içerikli kitap indirdi.” (Bakara 213)

Bütün bunlara rağmen bazı insanlar kalıcı, sağlam, doğru olan Hakk’ı bırakır, köpük gibi bir değeri ve kalıcılığı olmayan batıl’a uyar. Halbuki köpük kaybolmaya mahkumdur, bir faydasıda yoktur. Kur’an şöyle buyuruyor “De ki; “Hak geldi, batıl yokoldu. Zaten batıl yokolmaya mahkumdur. “( İsra 81)

“Hayır, biz hakkı, gerçeği batılın eğriliğin, başına çarparız da batılın beyni parçalanır ve yok oluverir. Allah’a yakıştırdığınız uygunsuz sıfatlardan ötürü vay gele başınıza!” (Enbiya 18)

Görüldüğü gibi ‘batıl’, köksüzdür ve güçsüzdür yok olmaya , dağılmaya, silinip gitmeye mahkumdur. hakkın karşısında tutunamaz. suyun üstündeki köpük gibi olan batıl’ın, demir gibi olan Hakkın karşısında tutunması mümkün olabilir mi?

köksüz temelsiz ve doğru olmayan batıl’a , yani Allah katında geçersiz olan inançlara inanan kimseler elbette zarara uğrayacaklardır. ” Onlara de ki; “Benimle sizin aranızda Allah’ın tanıklığı yeterlidir. O göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Batıla eğriye inanıp Allah’ı inkar edenler var ya, onlar hüsrana uğrayacak kimselerdir.” (Ankebut 52)

Allah c.c dururken , hiç bir şey yaratamayacak kadar aciz ve güçsüz, bir fayda sağlayamayan, bir zararı gideremeyen batıl şeylere ibadet edenler çok büyük bir yanlış içerisindedirler. Bu gibilerinin inandıkları din mahvolucudur ve bu batıl dinlere inananların yaptıkları işlerde batıldır.

“Ama ahirette onlar için sadece cehennem ateşi vardır, dünyada yaptıkları iyi işler boşa gider, işledikleri yararlı ameller geçersiz olur.” (Hud 16)

Günümüzde peşine gidilen; islama aykırı bütün inançlar, dünya görüşleri, hayat anlayışları, toplumsal düzenler, ideolojiler Allah’ın katında batıldır; geçersiz ve hükümsüzdür.

Rabbim bizlerede Hakk’ı Hak bilip Hakk’a sarılan batılı batıl bilip ondan uzak duran kullarından olmayı nasip eylesin. AMİN..

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

Hayrun NİSATüm Yazıları
Yorum Yaz