MENÜ

AMELİN VİRÜSÜ HASED

209 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
AMELİN VİRÜSÜ HASED

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd sena yücelik Rahman Rahim Aziz Cebbar hakimiyeti kayıtsız ve şartsız Tek Sahibi Alemlerin Rabbi olan Allah(cc)’ya mahsustur.

Salat son Nebi ve Rasul hatemul enbiya Hz. Muhammed(sav)’e selam Alilesine ve Ashabına ve bütün inanların üzerine olsun inşaAllah.

Hased kinin neticelerindendir kinde öfkenin neticelerindendir bu bakımdan öfkenin yavrusunun yavrusudur.

Hasedin sayılmayacak kadar çok dalları vardır. Hasedin kötülüğü hakkında bir çok hadis varid olmuştur. Nitekim Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur;

“Ateşin odunu yediği gibi hased de hasenatı yer ”(İbni Mace)

“Sakın biribirinize hased etmeyiniz! Küsmeyin biribirinizden birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.”(Buhari)

Hz. Enes(ra) şöyle anlatır: “Biz birgün Hz. Peygamberin (sav) yanında oturuyorduk. Şöyle buyurdular”;

“Şimdi şu yoldan, cennet ehlinden birİ çıkıp yanınıza gelecek”

Biraz sonra ensardan biri çıka geldi sakalında abdest suyu damlıyordu bize selam verdi, ertesi gün Rasulullah(sav) aynı sözü söyledi ve yine o adam geldi, üçüncü gün aynısı oldu. Rasulullah (sav) oradan kalkınca Abdullah b. Amr el-As(ra) o kişiyi arkasından takip etti ve Adama dedi ki ben babamla bir iş hususunda husumet yaşadım üç gün eve gidemeyeceğim sen de kalabilir miyim deyince evet seni misafir ederim dedi.

Abdullah (ra) o kişinin gece kalkıp namaz kıldığını görmedi yalnız sağa sola dönerken Allah’ı(cc) zikrediyordu sonrada sabah namazına kalkıyorlardı. Üçüncü gün Abdullah(ra) Ey Allah’ın kulu benim babamla herhangi bir dargınlığım yok Rasulullah’ın sana söylediği “Gelen cennetlik adamdır” sözüne sende ne var bende onu yapayım dedim ama fazladan bir şey göremdim.

Adam evet senin gördüğünden başka amelim yok ancak ben nefsimde herhangi bir Müslümana karşı Allah (cc) ona verdiğinden dolayı hile ve hased taşımamaktayım dedi.

Abdullah(ra) derki; bende ona işte seni bu mertebeye getiren  bizimde gücümüzün yetmediği haslet odur dedim.

Görüldüğü üzere Sahabelerin bile zorlandığı ancak çoğunluğunun üstesinden geldiği bir hastalık şeytanın din kardeşine karşı Allah(cc) ona vermiş olduğu mevki, makam, yetenek, zeka, akıl, zenginlik, güzellik vb. durumlarda onu kıskandırarak araya fitne tohumları çekememezlik, buğz, nefret gibi Müslümanların birbirinin kalbi ayrılıklarına sebep olarak bedenler bir araya gelse de aslında manen ayrıdırlar bir sıkıntı imtihan, hastalık, db. Durumlarda birbirlerine sahip çıkmamalarının ve kendi düşen ağlamaz her koyun kendi bacağından asılır gibi saçma sapan sözler söylenir kardeşi hakkında.

Oysa onlar bir vücudun azaları, bir binanın tuğlaları olunması gerekirken bu haller şeytanın haset kanalıyla Müslümanları parçalamasıdır.

Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur;

“Sizden önceki ümmetlerin size de sirayet etmiştir. (o da hased ve buğz etmektir.) Buğz etmek sıyırıcıdır. Ben o tüyleri sıyırır demiyorum. Aksine dini sıyırıyor diyorum. Allah’a yemin ederim ki siz iman etmeden cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Sevgiyi aranızda yerleştiren hasletten size haber vereyim mi? aranızda selamlaşmayı yayın?” (Tirmizi)

Rasulullah başka bir hadiste şöyle buyurmaktadır;

“Sakın Müslüman kardeşinin musibetine sevinme yoksa Allah(cc) ona afiyet sana da bela verir.”(Tirmizi)

Seleften biri şöyle demiştir;

Yer yüzünde ilk vuku bulan şey haseddir. İblisin Hz. Adem’e (as) mertebesinden dolayı hased etmesi ve ona tazim secdesinde bulunmamasıdır. Bu bakımdan şeytanı isyana hased zorlamıştır.

Peygamberlere karşı çıkan oranın mele ve mütref (ileri gelen ve zengin şımarık) kişileri aynı hastalıktan Peygamberlere karşı çıkmışlardır.

Haşa şöyle dediler Allah seçe seçe onumu seçti biz malca, mevkice, soyca ondan daha ilerideyiz seçseydi bizi seçerdi dediler ve bu kafada kalanlar şeytanın izinde giderek cehennemlik oldular.

Sen ey Müslüman Allah’ın kardeşine verdiği ilim zenginliği makam zenginliğine v.b. bunlara gıpta et ve Rabbine dua et bana da senin yolunda kullanacağım zenginlikler ver kaldıramayacağın hesabını veremeyeceğin şeyleri isteme Sahabeyi ikramın anlayışı buydu Hicret edildiğinde Rasulullah(sav) muhacir ensari kardeş yaparak onları himaye etmelerini istedi. Abdurrahman b. Avf’a ensardan kardeşi malının yarısını iki hanımının birini boşayıp ona teklif ettiğinde şu unutulmaz kelimeleri söyledi. “Malında hanımında sana mübarek olsun bana pazarın yolunu göster” ve kısa zamanda büyük bir tüccar oldu, yani çekememezlik ve kıskançlıkla hiçbir yere varılmaz istek gayret ve azimle bir Müslüman hedefine ulaşır.

Selam ve Dua ile

Akif ÇETİNTüm Yazıları
Yorum Yaz