MENÜ

ALLAH’IN RAHMETİ OLMASA…

200 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ALLAH’IN RAHMETİ OLMASA…

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd alemleri yoktan var eden ve aralarına bir nizam koyan yarattıkları üzerinde yegane hakimiyet yetkisine sahip, kendisinden başka İlah, Rab, Mabud olmayan, O’nu hakkıyla övmekten ve verdiği nimetlerin şükrünü eda etmekten aciz kaldığımız gazabından Rahmetine sığındığımız, her şeye şahid olan, her şeyin üzerinde sevdiğimiz ve saygıyla korktuğumuz Allah celle celaluhu’ya mahsustur.

Sevgili Peygamberimiz insanlara kitabı ve hikmeti öğreten kendisiyle risaletin son bulduğu son Nebi Hz. Muhammed (sav)’e ehli beytine, en güzide örneğimiz olan ashabına ve kıyamete kadar O’nun yolunu takip eden Mü’minlere Salat ve Selam olsun inşaAllah.

Cabir b. Abdullah el-ensari (r.a.) anlatıyor; Bir ara Rasulullah (sav) yanımıza geldi. Şöyle buyurdu;

“Az önce dostum Cibril yanımdaydı gitti. Bana şöyle dedi;

Seni Hakk Peygamber olarak gönderene yeminle söylüyorum ki Allah tealanın kullarından bir kul bir dağın tepesinde tam beşyüz yıl O’na ibadet etmişti. Bu dağ (odacık) enine boyuna on beş metre kareden daha büyük değildi. Her bir tarafı dört bin fersah uzunluğunda denizlerle çevriliydi. Allah Teala bu dağın eteğinde bir parmak kalınlığında tatlı bir su çıkarmıştı. Bu su dağın eteğinde bir yerde birikiyor o adamda buradan ihtiyacını karşılıyordu. Aynı şekilde bir nar ağacı vermişti. Bu ağaçtan her gün bir nar büyürdü.

Bu kul akşam olduğu zaman dağın eteğine iner abdestini alır ve narını yerdi. Sonra kalkar namazını kılardı. Yine öyle bir zamanda Rabbinden ruhunun secde de iken diriltilmesini istedi. Allah (cc) onun duasını kabul etti ve secde de iken canını aldı.

Cibril anlatmaya devam ederek; Biz yeryüzüne inerken onun yanına uğradık secdedeydi. Çıkarken de uğradık yine aynı haldeydi. Biz ilmi ilahide gördük ki bu kul kıyamet günü diriltilir. Ve Yüce Allah’ın divanına getirilir. Allah (cc) meleklerine;

Bu kulumu Rahmetim sebebiyle cennete koyun buyurur.

Kul ise; Hayır, Beni yaptığım ameller sebebiyle cennete koyun der. Bunun üzerine Allah (cc) meleklerine emir verir;

Kulumun amellerini kendisine verdiğim nimetlerle kıyaslayın! Melekler kula verilen nimetlerle kulun amellerini karşılaştırmaya başlarlar ve görürler ki sadece göz nimeti kulun beşyüz senelik amelini dahi aşmaktadır. Bedenin diğer nimetleri ise karşılıksız kalmıştır.

Bunun üzerine Allah(cc) meleklerine;

Kulumu Cehenneme atın emrini verir. Melekler onu cehenneme doğru götürürken adam;

Ey Rabbim bana rahmetinle muamele et! Rahmetinle beni cennete koy diye feryat eder. Allah Teala;

Kulumu geri getirin emrini verir. Kul Allah’ın huzuruna getirilince sorar;

Ey kulum sen hiçbir şey değil iken seni kim yarattı?

Kul cevap verir; Ey Rabbim Sen yarattın.

Bu amelin sayesinde mi oldu yoksa benim Rahmetimle mi?

Senin Rahmetinle!

Beş yüz sene ibadet yapma kuvvetini kim verdi?

Sen verdin ey Rabbim!

Seni denizin ortasındaki adaya kim yerleştirdi?

Tuzlu suların içinden tatlı suyu sana kim çıkardı? Her gece nar meyvesini sana kim büyüttü? Halbuki biz o meyveyi sene de bir defa büyütürüz. Benden ruhunu secde de iken almamı istedin bunu senin için yaptım. Peki bunların tümünü kim yaptı?

Sen yaptın ey Rabbim!

Bütün bunlar benim Rahmetimle olmuştur. Seni Rahmetimle cennete sokacağım. Ey meleklerim bu kulumu rahmetimle cennetime koyun.

Cebrail (as) der ki; Hiçbir şey Allah’ın rahmetinden nasipsiz olmaz. Her şeyde O’nun Rahmetinin bir tecellisi vardır.”(Hakim El Müstedrek, Münziri Et Tergib Ve’t Terhib)

Hiçbir zaman yaptıklarımızı işlediğimiz amelleri çok görmeyeceğiz. Amellerimize güvenemeyeceğiz. Allah Teala’nın Rahmeti Olmazsa beş yüz senede ibadet etsen kurtuluş yok.

O halde bize düşen ne yaparsak yapalım Allah’ın nimetlerinin karşılığını ödeyemeyeceğimizi bilmek, mecburiyetimizi hissetmektir. Sonrasında sayısız nimetleriyle bizi donatan şanı Yüce Rabbimize iman edip, insanlığın kurtuluşu için göndermiş olduğu kitabına sımsıkı sarılarak rızasını kazanmaya çalışmaktır.

İnsana verilen her şey bir imtihan vesilesidir. Bu imtihanı kazanabilmenin yolu da her şeyin Allah Teala’dan olduğunu bilmek ve nimete karşı şükürle karşılık vermektir. Yaratılışımız, aklımız, görebilmemiz, yürüyebilmemiz, tat, koku alabilmemiz, aldığımız nefes vs. saymakla bitiremeyeceğimiz nice nice nimetler hepsi Allah’ın Rahmetinin eseridir. Biz bunlara sahip olmak için hiçbir şey vermedik Rabbimize. Bunca nimetin altında ezilmemiz, boyun bükmemiz, bu mahcubiyetle Rabbimiz övmek, O’na hamd etmek, O’na itaat etmek gerekirken lütfu ve Keremi bol olan Allah’ın emirlerinden dininden kitabından yüz çevirmek ne büyük hadsizlik!!

Hayat bir nimettir, gençlik bir nimettir, sağlık bir nimettir, boş zaman bir nimettir., mal mülk bir nimettir. Ama bunlar Allah yolunda kullanılmadığı takdirde hiçbirinde hayır yoktur. Ve o gün her türlü nimetten hesaba çekileceğimizi de unutmayalım. (Bkz. Tekasur 8)

“Ey insan Seni Keremi bol Rabbine karşı aldatan nedir? O ki Seni yaratan, Belini Doğrultan ve Seni dengeli kılan. Dilediği biçimde sana şekil veren Rabbinne.” (İnfitar 6-7-8)

Razı olduğun hal üzereyken canımızı al Ya Rabbi. Rabbim amellerimize göre değil Rahmetinle muamele eyle. (Amin)

 

Maşite GALİBTüm Yazıları
Yorum Yaz