sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
26°C
Ankara
26°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
21°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
17°C

Allah (c.c)’nun El-Muhsin Sıfatı

Allah (c.c)’nun El-Muhsin Sıfatı

  • El-Muhsin

 

Muhsin: kökünden gelen ifal babından ism-i faildir, mastan “ihsan”dır. Kelime olarak; iyi, güzel, sağlam, kaliteli yapmak, doğru ve yararlı işler yapmak gibi manalara gelir.

Yüce Allah’ın sıfatı olarak el-Muhsin; iyilik sahibi, iyilik yapan, bağışta bulunan, ihsanı minnetsiz veren, güzelleştiren, yaptığı şeyleri iyi-güzel yapan, sağlam yapan, mahlukata ihsan-ikramda bulunan, sayısız nimetler veren ve en iyi mükafatlandırandır.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde el-Muhsin ismi, isimden ziyade fiil olarak ve daha değişik şekillerde geçmektedir. Muhsin ismi; Mücmil, Müim ve Mufaddil isimleri gibi güzel ve güzelleştiren manalarında kullanılır. Yani hepsi de güzel anlamlı kelimelerdir.

Kur’an-ı Kerimde bu ism-i şerif hem Allah için hem de kullar için geçmektedir. Yüce Allah (c.c)’ın fiili olarak, zikrolunan iki ayet-i kerime okuyalım.

 

وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّواْ لَهُ سُجَّدًا وَقَالَ يَا أَبَتِ هَذَا تَأْوِيلُ رُؤْيَايَ مِن قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّي حَقًّا وَقَدْ أَحْسَنَ بَي إِذْ أَخْرَجَنِي مِنَ السِّجْنِ وَجَاء بِكُم مِّنَ الْبَدْوِ مِن بَعْدِ أَن نَّزغَ الشَّيْطَانُ بَيْنِي وَبَيْنَ إِخْوَتِي إِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِّمَا يَشَاء إِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

 

Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf’a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.( Yusuf Suresi: 100)

Allahu Teala kullarına hatta bütün mahlukata en güzel lütuf ve ihsanda bulunandır. Esasen kulların da birbirine yapmış oldukları ihsanlar yine Allah’ın lütuf ve ihsanındandır. Allah (c.c) bizzat ihsan fiiliyle muamele ettiği gibi ihsan edenleri de sever.

 

الَّذِي أَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَأَ خَلْقَ الْإِنسَانِ مِن طِينٍ

 

O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.( Secde Süresi: 7)

Yüce Allah’ın mahlukatı yaratması da O’nun ihsanındandır.

Buna göre Yüce Allah’ın ihsanını üç kısımda izah etmek mümkündür. Bunlardan birincisi; asli ihsanlar. İkincisi; vasıta-vesile ihsanlar. Üçüncüsü de; tamamlayıcı ihsanlardır.

Birincisi asli ihsanlar; Allah’ın mahlukatı yoktan var edip yaratması, diğer mahlukattan her birine bir şekil verdiği gibi insanlara da en güzel bir şekil vermiş olması yine insanı diğer mahlukatın birçoğundan farklı bir meziyet olarak akıl vermesi bu esaslı ve köklü nimetin apaçık bir ifadesidir.

İkincisi vasıta-vesile ihsanlar; bu ihsanlar asli ihsanlarla tamamlayıcı ihsanlar arasında bir bağ oluşturan ihsanlardır. İnsanlara din ve hidayete iman nimeti, dini yaşamada önderler olan Peygamberleri göndermesi, özellikle bu zamandaki Müslümanlar için isteyene Kur’an’ı öğretmesi, öğrendikleriyle amel edip bunu insanlar arasında yayması gibi nimetlerin tamamı vasıta-vesile ihsanlardandır.

Üçüncüsü tamamlayıcı ihsanlar; hikmet ve maneviyatta mümin kulların derecelerinin yükselmesi, akıl, göz ve dil gibi organlarla hakkı yaşama ve hak yolda yürüyerek basiretle değerlendirip üstün bir mahluk olarak Allah’ın sıfatını muhafaza etmesi, maddi imkanlara sahip olup dünyadayken çevresiyle yardımlaşma, zararlardan korunma ve saygın olma konumları Yüce Allah’ın ihsanındandır.

Allah’ın el-Muhsin ism-i şerifiyle ilgili olarak okuduğumuz ayet-i kerime ve izahlardan sonra aynı konuyla alakalı olarak bir hadis-i şerif okuyalım.

Bize Ebô Bekr b. Ehi Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize İsmail b. Uleyye Halid El-Hazza’dan, o da Ebu Kılabe’den, o da Ebu’I-Eş’as’dan, o da Şeddad b. Evs’den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : İki şey var ki, bunları Rasulullah (S.a.v)’den belledim. Buyurdular ki : “Şüphesiz Allah her şeyde ihsanı farz kılmıştır. O halde siz öldürdüğünüz vakit, öldürmeyi iyi yapın. Kestiğiniz zaman da kesmeyi iyi becerin. Her biriniz bıçağını bilesin. Ve kestiği hayvana rahat versin!”( Sahihi Müslim, 1955)

Allah’u Teala ihsan sahibidir. Bütün iyilikler O’ndandır.

İhsanı sever ve ihsanı emreder, böylece iyilik yapanları da sever. Yüce Allah’ın bu fiili sıfatını bilen kimse ihsan sıfatına nail olmak için hep ihsan makamında bulunmaya ğayret eder. İhsan makamı: hadis-i Cibril’de de ifade olunduğu gibi “Her ne kadar sen Allah ‘ı görmüyorsan da muhakkak ki Allah seni görüyor (olduğunu bildiğin halde) O‘na kulluk etmendir. (Sahihi müslim, iman, 1) Hakikati üzerine yaşamaktır. Akıl sahibi mümin kula gereken durum ise, her zaman ihsan makamında bulunmaktır.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.