sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağmurlu
19°C
Ankara
19°C
Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
26°C

AKLIN ÖNEMİ

19.05.2022
0
A+
A-

Hamd yerleri, gökleri ve ikisinin arasındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan, bizlere hidayet olarak kitabı vahiy eden, kâinatın efendisi, tek ve yegane İlah, Rab, ibadet ve itaat edilmeye layık olan Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur. Salât ve selam Peygamberlerin sonuncusu, yaşayan Kur’an, kendisine tabi olunmadıkça cennetin imkânsız olduğu, müminlere karşı şefkatli, kâfirlere karşı ise şiddetli olan Hz. Muhammed Mustafa (sav)’ ya, Aline, Ashabına, bugüne kadar yaşamış, bugün yaşayan ve bugünden kıyamete kadar yaşayacak olan tüm Müslümanların üzerine olsun.

İnsanoğlu yeryüzüne halife olarak gönderilen varlıktır. Allah cc tarafından insanlara yüklenen bu sorulumluluğun yerini getirilebilmesi için gerekli olan tüm ihtiyaçlar yine Allah cc tarafından insanoğluna verilmiştir. İnsanoğlunun bir iradeye sahip olması, düşünüp seçebilmesi ve en önemlisi kendisine akıl verilmesi onu diğer canlılardan ayıran özelliktir. Fakat  onun kurtuluşu için bu özelliklere sahip olması yeterli değildir. Çünkü imtihan zaten verilen bu özellikleri veriliş gayesine uygun yani Allah cc tarafından yüklenen halifelik görevini yerine getirmek için kullanılıp kullanılmaması ile ilgilidir. Dikkat edilirse şuan yeryüzünde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu kendilerine verilen bu üstün özellikleri, kendilerine diğer canlılardan farklı kılan özel kılan bu özellikleri halifelik görevini yerine getirmek, Allah (cc) ‘a karşı bu sorumluluğu yerine getirmek için kullanmamaktır. Bilakis insanlar bu özelliklerini şehvetlerini, arzularını hülesa nefislerini tatmin etmek için kullanmaktadırlar. Müslüman olmayan fertlerin ya da toplumların bu tezat durumunu anlamakta zorlanmıyoruz da kendisini İslam’a nispet eden, bende müslümanım diyen fertlerin ya da toplumların hastalığı, sıkıntısı ya da eksikliği ne ki aynı müslüman olmayanlar gibi yaşamakta, aynı şeylere sevinmekte, aynı şeylere üzülmektedir.

Evet insanoğlunu cins olarak diğer varlıklardan ayıran özellik akıldır. Fakat müslümanı kafirden ayıran özellik aklını kullanması hatta aklını doğru bir şekilde kullanmasıdır.

Hz. Ali (ra) aklı tarif ederken diyor ki; Gördüm ki akıl iki kısımdır. Doğuştan gelen ve işitilen. Doğuştan geleni olmadıkça işitileni fayda vermez. Tıpkı göz görmediği halde güneş ışının yarar sağlamadığı gibi. ( İbn Ebi-d Dünya, Edebu’d Dünya ved’din sh.15)

Doğuştan gelen akıl çesidine, Hz Muhammed (sav)’in şu sözü işaret etmektedir; “ Allah akıldan daha fazla değerli bir şey yaratmamıştır.” (Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir)

İşitilen akıl çeşidine, Hz Muhammed (sav)’in şu sözü işaret etmektedir; “ Hiç kimse, kendisini hidayete yönlendirecek ve kötülükten döndürücek bir akıldan daha üstün bir şey elde etmiş değildir.” (İhya, c.1 sh.83)

Allah (cc)’ın kafirleri akılsızlıkla yerdiği her ayet ikinci akıl çeşidine işaret eder. Örn; “İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı akletmezler.”(Bakara 171)

Akıl olmadığından dolayı kulun sorumlu tutulmadığı her ayette birinci akıl çeşidine işaret eder. ( Ragıp el-İsfehani, el-Müfredat )

Akıl sözlükte bağlanmak, engel olmak, tutmak gibi manalara gelmektedir. Akıl kelimesi arapça bir kelime ve araplar bu kelimeyi “devenin kaçıp gitmesini engelleyen şeye bu ismi vermişlerdir. Yani sahibinin istemediği, razı olmadığı yerlere gitmesini ve yine sahibinin istemediği istemediği, razı olmadığı şeyleri yemesini ve içmesini engelleyen şeye akıl ismini vermişlerdir. İşte insanı insan kılan bu özelliğe bu ismin verilmesi, insanı ğayrı meşru arzuların peşine dalıp gitmesini engellemesi sebebiyledir. Yani Allah (cc)’ın razı olmadığı yerlere ve razı olmadığı şeyleri yapmayı engellemesi sebebiyledir. Bir insan nefsini dizginleyemiyorsa, Rabb’inin, İlah’ının emirlerini yerine getirmiyorsa, kendisinin ve herşeyin sahibi olan Allah (cc)’ı razı etmeye çalışmıyorsa zeki olabilir ama akılı asla olamaz.

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.