MENÜ

AHİRETE  İMAN 2

104 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
AHİRETE  İMAN 2

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd yerleri, gökleri ve ikisinin arasındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan, bizleri hidayet olarak kitabı vahiy eden, kainatın efendisi, tek ve yegane İlah, Rab, ibadet ve itaat edilmeye layık olan Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur. Salat ve selam Peygamberlerin sonuncusu, yaşayan Kur’an, kendisine tabi olunmadıkça cennetin imkansız olduğu, müminlere karşı şefkatli, kafirlere karşı ise şiddetli olan Hz.Muhammed Mustafa (sav)’ ya, Aline , Ashabına, bugüne kadar yaşamış, bugün yaşayan ve bugünden kıyamete kadar yaşayacak olan tüm Müslümanların üzerine olsun

Geçen ay paylaştığımız yazıda  Adem as başlayan insanlık tarihinin kıyamete kadar devam edecek süreçte insanlığın  en temel iki problemi olduğundan bahsettik ve dedik ki;

  • Allah’ın hakkıyla takdir edilmemesi, tanınıp bilinmemesi.

“ Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki kıyamet günü bütün yeryüzü O’nun tasarrufundadır. Gökler O’nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O müşriklerin ortak koşmalarından münezzehtir, çok yücedir.” (Zümer 67)

Müşrikler ya da ehli kitap hiç farketmez tüm bu batıl ve sapık inançların ortaya çıkması ve bunun doğal sonucu olarak Allah’a ortak koşulmasının sebebi Allah’ı tanımamaları ve tanımak uğruna bir çaba ve gayretlerinin olmamasıdır. Halbuki Allah (cc) tüm kainatta kendi varlığına ve birliğine dair sayısız delil koymuştur. Allah cc tevhid etmek, ortak koşmamak adına kainatta sayısız delil mevcut iken Allah (cc) ‘a ortak koşmak adına bir tek delil dahi bulunmamaktadır kainatta. Allah cc kendini yarattıkları ile tanıtmıştır insanlığa.

“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerlerinden geçerler de yüz çevirip giderler. İnsanları çoğu Allah’a ortak koşarak iman ederler.” (yusuf 105-106)

Bu ayetin tefsirinde Mevdudi (rha) şöyle demiştir; Bu, Allah’ın tüm yeri ve gökleri kaplayan ayetlerini gözardı edip görmezlikten gelenlerin kayıtsızlığına karşı bir uyarıdır ve böylelerine sağlam gözlemler yaparak hakikatı araştırmayı tavsiye etmektedir. Zira eşya (nesneler) yalnızca birer “şey” değil, Hakk’a işarette bulunan birer ayettir de; şu halde araştırmacı, bu ayetlere hayvanlardan farklı biçimde bakmalıdır. Böyle olmalıdır çünkü ağacı, dağı, suyu… bir hayvan da görmektedir, fakat onlar için sadece ağaç, dağ ve su olmaktan ibarettir ve duyuları aracılığıyla onlardan ihtiyaçları yolunda faydalanır. Fakat Allah insana eşya (nesneler) üzerinde derin derin düşünebilsin ve bu ayetleri aracılığıyla hakikatı araştırsın diye, onların maddi ve fiziki görünümlerinin ötesini kavrayabilmesini sağlayacak bir akıl ihsan etmiştir. İnsanların hakikatı keşfedememesinin ve dalalete düşmesinin nedeni eşyayı “ayetler” olarak mütalaa etmemeleri ve eşyanın bu vechesinden yüz çevirmeleridir. Eğer onlar peygamberlerin mesajına bile bile zihinlerini kapamasalardı, bu mesajı kavramaları onu kendilerine rehber edinmeleri hiç de zor olmayacaktı. Başka ilahları Allah’a eş koşmalarının nedeni Allah’ın Sırat-ı Müstakim’e giden yolu gösteren işaret levhaları mesabesindeki ayetlerinden yüz çevirmeleridir. Böylece yoldan sapmakta ve dikenli çalılar arasında yitip gitmektedirler. Gerçi çoğu hakikatı bütünüyle gözden kaçırmamıştır ve Allah’ı bir yaratıcı, bir Rabb olarak inkar etmemekte ancak O’na şirk koşmaktadır. Yani, Allah’ın varlığını inkar etmemekte fakat, O’nun zatına, sıfatlarına, kudret ve haklarına ortak olan başka ilahlara da inanmaktadır. Eğer gökler ve yerdeki ayetleri bu bakış açısıyla müşahade etselerdi hiçbir zaman şirke düşmezlerdi, zira her yer ve şeydeki bu ayetlerin, Allah’ın birliğinin birer delili olduğunu keşfedeceklerdi…

İşte kâinatta serpiştirilmiş binlerce görsel âyetler. Arz, sema, bitkiler, bulutlar, hayvanlar, yıldızlar, dağlar taşlar, yağmurlar, geceler gündüzler… Bütün bunlar kendileriyle Allah’a gidilecek âyetlerken görmüyorlar, duymuyorlar  Allah’ın bu âyetlerini. Bu âyetlerle mü’min olacakları yerde kâfir oluyorlar, zâlim oluyorlar. İman etseler bile onların pek çoğu Allah’a ancak müşrik olarak inanırlar. İlla Allah’a ortaklar bulurlar. Bazen güneşi, bazen ayı, bazen yıldızları, bazen insanları, bazen âdetleri, bazen modayı ilah makamında görürler. Hem Allah’ı dinleyelim hem de bunları derler. Hayatımızın bazı bölümlerine Allah, bazı bölümlerine de bunlar karışsın derler ve böylece Allah’a ortak koşarlar…

SELAM VE DUA İLE…

Süleyman ARSLANTüm Yazıları
Yorum Yaz