MENÜ

ADİL İMAM, ÖRNEK LİDER

298 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ADİL İMAM, ÖRNEK LİDER

BİSMİLLAHİRRAMANİRRAHİM

Hamd; yegâne hâkimiyetin sahibi Aziz, Cebbar, Mütekebbir olan en güzel isimlerin sahibi (Esma-ul Husna) Rahman ve Rahim Allah (cc)’a mahsustur. O’na kulluk eder, O’ndan (cc) yardım dileriz. Tevekkül edenler yalnız O’na Tevekkül etsinler.

Salat ve selam, son nebi, hatem-ul enbiya, müminlere karşı şefkatli, kafirlere karşı şiddetli olan Allah Rasulu (sas)’e, tertemiz ehl-i beytine ve sahabesinin üzerine olsun.

Geçen yazımızda Arş’ın Gölgesinde gölgelenecek olan 7 sınıf insandan bahsedip, ilk sırada gelen adil imama kısaca değinmiştik. Bu ayki yazımızda adil imamı biraz daha açarak anlamaya gayret edeceğiz inşaAllah.

Adalet; Allah’ın indirdiğiyle hükmetmektir. Hak ile hükmetmek heva ve hevese tabi olmamaktır. Bir yöneticinin, liderin, adil vasfını elde edebilmesi için bunlar olmazsa olmaz şartlardandır. Nitekim;

“Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir.” (En’am/115)

(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.(Maide/48)

Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.(Maide/49)

“Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah’ın yolundan saptırır. Şüphesiz Allah’ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır.” (Sad/26)

Ayetleri çoğaltmak mümkündür. Fakat biz bu kadarıyla iktifa edeceğiz. Allah (cc), bu gibi ayetlerle adaletin ölçüsünü belirlemiş, başta Rasul-i Zişan (sav) olmak üzere bütün yöneticilere buna uymasını emretmiştir. Zira bu şartlara uyulmaması halinde adaletin tersi olan zulüm gündeme gelecektir. Hatta zulümle de sınırlı kalmayıp küfre kadar uzandığı Kur’an’da sarih olarak beyan edilmiştir.

“…Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler KÂFİRLERİN ta kendileridir.” (Maide/44)

“…Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, ZALİMLERİN ta kendileridir.” (Maide/45)

“…Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, FASIKLARIN ta kendileridir.” (Maide/47)

Adil imam, bu vasfı elde ederken kendisinden bir adalet uygulamamış aksine Allah’ın indirdiklerine titiz davranmak suretiyle bu vasfı elde etmiştir. Adil imam, deyince akla Hz. Ömer (r.a.) gelir hatta Hz. Ömer’in adaleti denir. Hâlbuki Hz. Ömer’in adaleti değil Allah’ın adaletidir. Hz. Ömer (r.a.) Allah’ın indirdiklerine ve Rasul’un sünnetine titiz davranmakla adil olma vasfını elde etmiştir. Onun icraatlarının tamamı Allah ve Rasulu’nun hükümleri veya  bu iki hükümden yaptığı içtihatlarla doludur. O (ra) bu vasfı bu şekilde elde etmiştir. Bu mesele İslam’da idare mekanizmasında bulunan herkes için geçerlidir. İki kişinin sorumluluğunu üstlenen bir kişi için dahi geçerlidir. Onlarla olan ilişkisinde dengeli davranmalı ve adaletli olmalıdır. Çünkü adalet; Düzenli ve dengeli davranma, her şeyin ve herkesin hakkını verme, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, bir şeyi yerli yerine koyma, insaf ve eşitlik anlamında bir terimdir. Bu aynı zamanda örnekliği temsil eden bir makamdır. Davranışlarıyla hal ve hareketleriyle konuşmasıyla örnek yani tabiri caizse rol modeldir.

Allah (cc), Rasulullah (sav)’den sonra gelen yöneticiler için de ayrıca Rasulullah (sav)’i de örnek göstermiştir. Adaletin ve şartlarının ne olduğunu açmaya başladıkça Hz. Ömer’in bu vasfı nasıl elde ettiği net bir şekilde anlaşılmaya başlanıyor. Allah’ın adaletli olun emri, teşvik ve gösterme yolu ile olduğu gibi yukarıda verdiğimiz ayetlerde de gözüktüğü üzere tehdit ile de olmuştur. Nitekim Rasulullah (sav), bu sorumluluk sahiplerinin mahşer meydanına elleri boynuna zincirlerle bağlanmış bir şekilde getirileceğini ve bu şekilde hesaba çekileceğini haber vermiştir.

Yöneticiler ve sorumluluk sahiplerine ilişkin tehdit ile dolu birçok nass ve haber mevcuttur. Bu sorumluluk sahiplerine bir uyarı ve ikazdır. Bu kimseler bu haberlerden korktuğu ve titiz davrandığı oranınca adaletli davranacaklardır. Bu da Allah ile kurulmuş sıkı bir bağ ile mümkündür.

Kur’an ve Sünnet’e ne kadar yakın ise o kadar davranışlarında ölçülü olacaktır. Bu hassasiyet kişiye adil olma vasfını kazandıracaktır. Böylelikle tebasına örnek olmakla ve onları hayra teşvik etmekle bir çok mükafata nail olacaktır. Nitekim;

Hz. Peygamber (s.a.s.) de adalet ve adaletle hükmedenler hakkında birçok hadîs buyurmuşlardır:

“Hükmünde, yönetimi ve velâyeti altındakiler hakkında adîl davrananlar, Allah katında nurdan minberler üzerinde olacaklardır.”[1]

“Adil devlet başkanı ve idareciler mahşer yerinde Allah’ın yüce lûtfuna ve himâyesine mazhar olacakların öncüleridir.”[2]

“Ey insanlar! Sizden evvel yaşamış toplumların neden dolayı yollarını şaşırıp saptıklarını biliyor musunuz? Asilzâdeleri bir hırsızlık* yaptığı zaman onu affeder, zayıf ve kimsesizleri bir şey çalarsa onları cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki, böylesine kötü bir hırsızlığı Mahzum kabilesine mensup Fatıma değil, kendi kızım Fatıma yapmış olsaydı, kesinlikle onun elini kestirirdim.”[3]

Adil yöneticiler, insanlar arasında dolaşırken neşeli, merhametli, eğitici, yol gösterici, teselli kaynağıdır. Fakat Rabbiyle baş başa kaldığında seccadesini ıslatan, Allah’a yalvarırken, O’ndan isterken adeta çocuk gibi ağlayan kimselerdir. Allah’a yönelmekten haz duyan, O’ndan haya eden ve çokça korkan kişilerdir. Rivayet olunur ki; Hz. Ömer’in yüzünde gözlerinden sakallarına kadar uzanan siyah çizgiler varmış. Bu siyah çizginin sebebi gözyaşlarındaki tuzun derisini yakmış olmasındandır. Subhanallah! Bu nasıl bir bağlılık bu nasıl bir teslimiyet…Allah azze ve celle bilir neler düşünüyor nelere üzülüyor nelerden korkuyordu… İşte O’nu adil yapan da buydu. Gecesi, gündüzü hesap vereceğinin şuuru ile geçiyordu hatta bu korkuyu o dereceye taşımıştır ki, nehrin kenarında kaybolacak olan kuzudan, müslüman ülkelere gelen kuşların aç olarak dönmesinden kendisini sorumlu tutmuş ve bunlara önlem almaya koyulmuştur. O (ra) gerçekten Allah’ın hükümlerine sıkı sıkı tutunan Peygamberinden (sav) gördüğünü uygulamakta titiz davranan birisiydi. İşte Adil imamın tanımı da buydu zaten; Allah’ın indirdiklerine sıkı sıkı bağlanan Peygamberin (sav) uyguladığı gibi uygulayan davrandığı gibi davranan. Çünkü dengeli olmak, ölçülü olmak huzuru sağlamak ancak bu ikisine bağlı kalmakla mümkündür. Allah (cc) anlayan ve yaşayan kullarından eylesin. Amin

SELAM ve DUA İLE…

TEVFİK ALLAH’TANDIR…

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN…

 

[1] Müslim, İmâre, 18

[2] Buhârî, Edep, 36

[3] Müslim, Hudûd, 2

Mu'sab DOĞANTüm Yazıları
Yorum Yaz