MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

ACABA ONLAR GİBİ MİYİZ?

288 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ACABA ONLAR GİBİ MİYİZ?

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

ACABA ONLAR GİBİ MİYİZ?

 

Hamd âlemlerin Rabbi Maliki din gününün sahibi, insanlara iyiliğin ve kötülüğün sınırlarını öğreten, hâkimiyet ve otoritenin elinde bulunduğu Allah(cc)’a aittir.

Salat ve selam çizilen yolu bizlere öğreten, örnek ve önder olan Hz. Muhammed(sav)’e onun ehli beytine, yaşantılarıyla İslam dininin bizlere nasıl yaşanacağını öğreten ashabına, bugüne kadar yaşamış, yaşayan ve yaşayacak olan tüm müminlerin üzerine olsun.

Peygamberin, âlimlerin, tebliğcilerin en büyük görevlerinden biri insanlara hakkı anlatıp hakkın yoluna iletmek, onları karanlıkların ve zulmün içinden çıkarmaya vesile olmaktır. Nitekim Allah(cc) :

Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz.’ (3/110)

Hakkı bilip bunu bile bile saklayanlar, insanların Allah’ın men ettiği işleri yaptığını, Allah(cc)’a isyan ettiğini gördüğü halde ‘ Banane canım ne yaparlarsa yapsınlar ya da bana karışmasınlar da isterlerse birbirini yesinler’ gibi daha nice kelimelerle ifade edilen bu isyan cümlelerini kuranlar onlar gibi isyan ediyorlar da farkında değiller. Allah(cc) bunlar gibilerini ve kendisine isyan edenleri, onun emirlerini anlaşılması gerekenin dışında menfaatlerine göre değerlendirenleri anlamamız için bizlere geçmişten örnekler vermiştir.

Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.’(3/137)

İşte bunlardan biride ASHAB-I SEBT (cumartesi günü sahipleri)

Ashabı sebt, Mısır ile medine-i münevvere arasında Kızıldeniz kenarında Medyen şehrinde yaşardı. Sayıları yetmiş bin kadardı. Bunlar, cumartesi günleri ibadetten başka bir şey yapmazlardı. Çünkü cumartesi günü ibadetin dışındaki işler onlara haram kılınmıştı.

Onlar avlanmamak üzere Davut(as)’a söz vermişlerdi. Daha sonra şeytan, kendisine vesvese vererek:

‘siz avlanmaktan değil, yemekten menedildiniz!’ dedi.

Allah(cc)’ın hikmetidir ki cumartesi günü balıklar çoğalır, diğer günler azalırdı. Bu sebeple şeytanın fısıltısı bazılarına çok cazip geldi. Bu hususta medyen halkı 3 kısma ayrıldı:

  1. Kısım; Allah’ın emrine muhalefet ederek balık tuttular. Hem yiyip, hem sattılar. Bunlar cumartesi günü ağ atarlar, pazar günü de çekerlerdi.
  2. Kısım; balık avlama günahına girmediler, fakat emr-i ilâhîye uymayanlara da karşı çıkmadılar. Yâni ilâhî emrin çiğnenmesi karşısında sessiz kalıp herhangi bir ikaz ve nasihatte bulunmadılar.
  3. Kısım ise; hem ilâhî nehye riayet ettiler, hem de cumartesi günü yasağını çiğneyenlere ikaz ve nasihatte bulundular. Sükût edenlere de susmakla doğru yapmadıklarını söylediler. Emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker vazifesini yerine getirdiler.

Sükût edenler, kendilerini ikaz edenlere:

“Helâk olacak kavme niçin vaaz edip kendinizi yoruyorsunuz? Emeğinize yazık!” derlerdi.

Emr-i bi’l-ma’rûfta bulunanlar da:

“Biz, Cenabı Hakk’ın huzûrunda mes’ul olmamak, mazur olmak için böyle yapıyoruz!” diye cevap verirlerdi.

Daha sonra bunlar, diğerlerine gelecek olan musibet kendilerine de gelmesin diye onlarla aralarına bir duvar çektiler. Duvarın arkasındaki sesler kesilince, bir de baktılar ki, bir gecede hepsi birden maymuna dönmüşler! İlâhî hükmü dikkate almadıkları için böyle bir cezaya duçar olan bedbahtlar, Allah’ın emrine itaat ettikleri için bu azaptan kurtulan akrabalarının yanında bir müddet mahzun mahzun gezdiler. Üç gün sonra da, maymun şekline girmiş olan âsîlerin hepsi öldü.

İmâm Begavî’nin Meâlimü’t-Tenzîl adlı eserinde:

“Avlanmayan, lâkin avlayanlara da herhangi bir îkaz ve nehiyde bulunmayıp susanlar da, onlarla birlikte maymunlar hâline geldiler.” denilmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’de bu husus şöyle ifâde buyrulur:

“Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor! Hani onlar, cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi günü, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi; cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece Biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihân ediyorduk.” (el-A’râf, 163)

“İçlerinden bir topluluk:

«–Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir şekilde azap edeceği bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz?» dedi.

(Nasihat edenler) dediler ki:

«–Rabbimize beyan edecek mazeretimiz olsun diye, bir de (belki) sakınırlar ümidiyle (nasihatte bulunuyoruz)».” (el-Araf, 164)

Onlar, kendilerine yapılan ikazları unutunca, Biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerinden dolayı şiddetli bir azap ile yakaladık. Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince, onlara: «Aşağılık maymunlar olun!» dedik.” (el-A’râf, 165-166)

Cenâb-ı Hak, daha sonraki nesillere, bu hâdiseyi hatırlatarak şu şekilde îkaz buyurmaktadır:

“(Ey İsrâîloğulları!) İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine, «Aşağılık maymunlar olun!» dediklerimizi elbette bilmektesiniz.” (el-Bakara, 65)

İşte bu kıssayı, o zaman hazır olanlara ve sonradan gelenlere ibret verici bir ceza, muttakiler için de bir nasihat kıldık.” (el-Bakara, 66)

Eyle ahalisi cumartesi günü Allah’ın emirlerinden çıkıp nefislerine zulmettikleri zaman Davud -aleyhisselâm- onlara lânet etmiş, onlar da maymunlara dönmüşlerdir.(Elmalılı H. Yazır (Hak din kuran dili)

Allah(cc) tefekkür edip anlamamız için, araştırıp doğru kaynağa ulaşmamız için akıl vermiştir. Tabikide Allah(cc)’ın bize bu akıl nimetinin vermesinin sebebi O’nun tek İlah, Rab olduğunu bilmemiz ve ona boyun eğmemiz içindir. Bu anlatılan kıssalar hikâye olsun diye, insanlar dinlesinde ‘vah vah’ desin diye anlatılmıyor. İbret alın, ayağınızı denk alın eğer Allah(cc)’ın sınırlarının dışına çıkarsanız akıbetiniz onlardan farksız olmaz demek için anlatılıyor, aktarılıyor.  Bugün sokakların, mekânların hemen hemen her yerinde Allah(cc)’a tıpkı ashabı sebt gibi isyan ediliyor, bir kısımda susuyor, uyaranlar ise tıpkı ashabı sebtteki gibi muamelelere rastlıyor. Allah’ın hükümlerini çarptıranların, onları yaşantılarına sokmayanların, nice delillere rağmen yüz çevirenlerin bilmesi gerekir ki sizin yaşayacağınız kısacık bir ömür bunu veren ise Allah’tır kimin mülküyle kime yüz çeviriyorsunuz.  O halde;

‘Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez’(Zümer/54)

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

Yılmaz GÜVENTüm Yazıları
Yorum Yaz