sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

ABDULLAH BİN HUZAFE (RA)

ABDULLAH BİN HUZAFE (RA)
12.08.2020
0
A+
A-

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

Bizleri yoktan var eden , varlığından haberdar eden, bize iman nimetini tattıran ve imanı kalbimize sevdiren Alemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c.)  sonsuz Hamd-u senalar olsun. O’nun (c.c.)   Âlemlere Rahmet olarak gönderdiği Resulüne (sav) salat ve selam olsun.  Onun (Sallallahu aleyhi vesellem ) pak ehline ve güzide ashabının üzerine olsun. Ve selam hidayete tabi olanların üzerine olsun…

Zaman ilerliyor Ve beklenen saat yaklaşmakta. Allah’ın (cc) yüce elçisinin bildirmiş olduğu birçok alamet, insanların içerisine gireceği portre artık zuhur etti. Yaşadığımız asır neredeyse en uzun fetret devri gibi. İnsanlar vahiyden öyle uzaklaştı ki ne gönderiliş gayesi artık sinelerde  kaldı, ne verilen sözlere vefa , nede emanetin kıymeti. Şeytani sistemler insanları öyle bir durumun içerisine soktu ki din bir hobi gibi algılandı , asıl gaye dünyevi menfaatler ve iktidari çıkarlar olarak empoze edildi. Bu çember üzerinde sürüklenen insan oğlu her geçen gün küfrün bataklığına gömüldü ve Allah’ın (cc)  yüklemiş olduğu emaneti birçok  sahte lezzete değişti.  Şimdi bir olay nakledip  1400 küsür sene önce emaneti yüklenenler dünyaya nasıl bir duruşu empoze ediyordu bunu anlatmaya çalışacağım.

Müminlerin emiri Ömer İbnul Hattab (ra)  Bizanslıların üzerine bir ordu gönderiyor. İslam yeryüzünde hakim olsun, Tevhid sancakları dört bir kıtada dalgalansın , Allah’ın (cc) ahkamı yeryüzüne hakim olsun. Bizansın kayseri eşrafıyla birlikte otururken Ömer bin Hattab’ın (ra) ordu çıkardığını  duyan eşraf kaysere yöneldi ve dedi ki : EFENDİM ÖYLE BİR ORDU YOLA ÇIKMIŞTIRKİ HABERİNİZ OLSUN DÜNYA MENFAATİ KARŞILIĞINDA  ALLAH VE RASULUNE AİT HİÇBİR EMANETİ DEĞİŞMEMİŞLERDİR . HABERİNİZ OLSUN. Kayser derki ben çok merak ettim eğer ki savaşırsanız ve elinize esir geçerse öldürmeyin bana getirin bakalım dünya menfaati karşılığında Allah’a ve Resulüne ait emanetleri satıyorlar mı, satmıyorlar mı ben bilmek istiyorum.

Şimdi kafirlerin yaptıkları bir istişare sonucunu sahabenin bıraktığı izlenimden söylediklerini işittik. Ne diyorlardı: Onlar öyle bir ordu ki, onlar öyle  izzetli, öyle şerefli insanlar ki akidelerine davalarına öyle bir sadıklar ki dünya menfaati karşılığında Allah’a ve Resulüne ait hiçbir emaneti değişmemişlerdir. Yani onlar  zevklerini tercih edip, işlerini tercih edip rahat bir hayatı tercih edip Allah’ın dinini öğrenmek ten , yaşamaktan ve yaşanması için mücadele etmekten onları alıkoyan bütün engelleri ellerinin tersiyle itmişlerdir. İşte bunlar Allah’ın izzet ve şeref  verdiği, fetihler nasip ettiği bir topluluğun vasıfları. Bugün Müslümanların durumları nasıl peki? Hani şu ilk gün ki heyecanlarını kaybeden Müslümanların.  Ticaretim biraz daha iyi olsun, malım çok olsun ki Allah’ın  dinine daha çok yardım edeyim deyip biraz daha dünyaya dalıp şeytanın aldattığı Müslümanların.  Uzun zamandır kitabının sayfalarından uzaklaşan, binbir kuruntu içine giren kendi kabuğuna çekilen Müslümanların. Alllah için herkez kendi nefsine sormalı. Bugün yeryüzündeki kayserler istişare yapsalar ümmeti Muhammet için aynı lafızları kullanırlarmı ?  Belkide sessiz olun onlar uyuyor uyandırabilir misiniz derler?

Eğer (gerektiğinde savaşa) çıkmazsanız, (Allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir. ( tevbe 39 )

 

Devamla: Ömer Bin Hattab’ın (ra)  Ordusunun başında Abdullah  bin Huzafe (ra) var.  Savaş sonuna Abdullah bin Huzafe (ra) ve  bir gurup Müslüman  esir alınıyor . Askerler hemen krala gidip durumu haber veriyorlar : Efendim esirlerin içinde Muhammed (sav) mi görmüş ve onun ashabından olan biri var . Getiriyorlar onu krala . Kayser diyorki gel dininden dön hristiyan ol . Abdullah bin huzafe kabul etmiyor işkence yapıyorlar. Abdullah bin huzafe diyorki Vallahi 1000 canımda olsa hepsini benden teker teker alsanız yinede ben dinimi bırakıp sizin dininize girmem. SubhanAllah.

 

Ne kadar ağır bir imtihan değimli. Müslüman olduğun için işkenceye maruz kalıyorsun. Azılı İslam düşmanlarının arasındasın. Hepsi Müslüman kanına susamış vahşiler. Kılıçlarla vücudunu kesiyorlar, aç bırakıyorlar, üzerine kızgın yağlar döküyorlar, acılar çekiyorsun çok zor bir durum  senden istedikleri sadece dilinle tamam hristiyan oldum sizin dininize girdim demeniz. Ama Abdullah bin Huzafe sağlam akidesinden taviz vermiyor ve ölüm pahasına da olsa dinini terk etmiyor.  Peki bugün İşkencelere, saldırılara maruz kalmamasına rağmen ufak imtihanlarda mücadele etmeyi, İslam için koşturmayı, Allah’ın dinine yardım etmekte gevşeklik gösterenlere ne demeli? Hepimiz aynı cennete tabiiyiz. Aynı imana sahip olduğumuzu söylüyor bakın imanı onu nerelere kadar getirdi, nasıl bir şuur, inanç sahibi oldu kendimizle kıyaslayacağız.

 

Kral diyor ki sana bi teklifim var.  Gel dininden dön bütün insanlar bunu görsün sana ben mülkümün yarısını vereyim. Abdullah bin huzafe diyor ki değil mülkünün yarısını kendi mülkünün tamamını ve arapların mülkünün tamamını da versen ben gene dinimi bırakıp senin dinine girmem. Tamam  sana mülkümün yarısını vereyim krallığa da ortak yapayım seni  vezirim ol diyor.Yine aynı cevabı alınca  kral diyor ki bana bir tane kazan getirin içerisine kızgın zeytin yağı dokuyorlar ve kaynatıyorlar . Şimdide esirlerin arasından 2 tane müslüman getirin bu 2 tane müslümanı hemen kaynayan kazananın içine atıyorlar.  Abdullah bin Huzafe ‘ye (ra) dönüp sanada aynısını yapacağız hristiyan  olmazsan diyorlar. Oda diyorki ne yaparsanız yapın ben dinimi terk etmem.

 

Kenarda beklerken Askerlerden bir tanesi Abdulllah Bin Huzafenin ağladığını fark ediyor. Hemen krala gelip ey kralım şuan ağlıyor , yani durumu hiç iyi değil. Kral tamam diyor dönmeye niyet etti getirelim. Getiriyorlar kralın karşısına  kral diyorki neden ağlıyorsun korktunmu ? Hayır diyor Abdullah (ra). Şöyle bir kendime baktım  dedimki Allah yolunda ölecek bir tane başın var keşke şu saçımın taneleri  kadar başım olsaydıda her bir tanesi Allah yolunda ölseydi  yine Allah’ın dinine azdır dedim diyor . SubhanAllah SubhanAllah. Kral çok şaşırıyor tamam öp başımı bırakayım seni diyor. Abdullah bin huzafe ilkten tereddüt ediyor öpmüyecek o kafirin başını zaten ölmeyi göze almıştı. Kısa bir düşünüyor krala dönüp diyorki bir şartım var  eğer bütün Müslüman esirleri bırakırsan başını öperim diyince kral bunu kabul ediyor  esirleri serbest bırakınca Abdullah  bin huzafe kralın başını öpüyor.

 

Ömer bin Hattab’a (ra) öncü birlikler gelip bu durumu haber verdikleri zaman Ömer bin hattab hemen Medine’nin kapısına doğru çıkıp Abdullah bin huzafeyi karşılıyor. O geldiği zaman vallahi bu baş öpülecek baştır diyip onu başından öpüyor ve bütün Müslümanlara Abdullah bin huzafenin başını öptürüyor. Bu sahabe terbiyesinde yetişmiş bir genç. Bırakın dininden dönmeyi kralın karşısında kelimeyle bile izzetinden ödün vermeyen bir adam. Kızgın yağa atılacağını biliyor buna rağmen kelime olarak bile taviz vermiyor. Ama söz konusu Müslüman kardeşleri olduğu zaman, onların hayatı olduğu zaman, onların faydası olduğu zaman bütün izzetinden sıyrılıyor bir kenara bırakıyor ve kralın başını öpüyor. Ve bu ona hiçbir şey kaybettirmiyor. O dönemdeki bütün Müslümanların gönlüne oturuyor. Müslümanlar birbirlerinin kıymetini daima bilmeleridir. Her ne olursa olsun, ne yaşarlarsa yaşasınlar  onlar ayni akdeyi kuşanmış, aynı gaye için mücadele eden fertlerdir. Aynı şey için ağlarlar, aynı şey için gülerler, kalpleri aynı heyecan için titrer. Onlar Allah’ın kalplerine imanı yazdığı topluluktur…

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.