MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

YİTİRİLEN SERVET; “AHLAK”

133 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
YİTİRİLEN SERVET; “AHLAK”

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

YİTİRİLEN SERVET; “AHLAK”

Bizleri hidayet ileihsanda bulunan ve kullarına Salihlerden olsunlar diye her türlü Hayır vesaadeti bağışlayan Âlemlerin Rabbi Allah Subhane ve Teâla’ya Hamd-u Senalarolsun. Her kim O (cc)’nu vekil kılıp işlerini O(cc)’na bırakırsa O(cc) onayeter. Her kimde O(cc)’nun yolundan yüz çevirirse onu zelil kılar.

Salat-u Selam;  insanlığa hayat âlemlere rahmet olarakgönderilen, Peygamberlerin efendisi, Güzel ahlakın Tamamlayıcısı,Mustaz’afların yardımcısı ve Mü’min’lerin önderi Muhammed Mustafa (sav)’e, EhliBeytine, Ashabına, kıyamete kadar izini takip edecek olan tüm Mü’min veMü’mine’lerin üzerine olsun İnşaAllah.

Allah Subhane ve Teâla’nın semada, arzda ve kâinatıntamamında tahakküm sürmesi için gönderdiği son mükemmel nizama İslam nizamıdenmektedir. Bu Nizam LA İLAHE İLLALAH ile başlayıp yine hâkimiyetini veegemenliğini bu söz ile tamamlar. İnsanlar bu kelimeyi söyleyip hayatlarıylabunun gerektirdiğini yaşarsa bütün güzel olan vasıf ve niteliklerlenitelendirilir. Bu nizam insanların hayatında göz açıp kapayıncaya, nefesi alıpverinceye kadar bile boşluk bırakmayarak fiillerin tamamına yön vererek insanı rüzgârda savrulan bir yaprak misali değilde kökleri yere sımsıkı yapışmış dallarıgöğe uzanıp rüzgârda sapasağlam durabilen bir hurma ağacı misalisağlamlaştırır.

İbrahim 24: “Görmedinmi Rabbin güzel söze bir misal getirdi. O kökleri yerde sağlamlaşmış dallarıgöğe uzanan temiz bir ağaca benzetti.”

İslam nizamının temel kaynağı ise vahiydir. Vahiy iseinsanın erdem ve ahlakına büyük önem vermektedir. Bunun sebebi ise şudur kinasıl ağacın toprağa sımsıkı tutunup rüzgâr da savrulmamasına sebep olansapasağlam kökleriyse Mü’min’in de kalbinin derinliklerine kök salıp sıkıcaİslam kulbuna yapıştıran ahlakıdır. Bu sadece bir grubun ya da belirli kısıminsanların üzerinde bulundurması gereken bir özellik değil aksine dinamik biryapıya sahip olan ahlak esasları bütün insanların duygu ve hissiyat âlemine müdahaleeden ve mükemmele yükselten bir ilerleme yoludur. Kâinatın incisiRasulullah(sav) ahlakda erdemi hak davanın temel şartı olarak zikretmiştir.Bunun Allah’a(cc)  imandan sonrahayatlara yerleşmesi gerek temel prensip olduğunu hayatıyla göstermiş ve ashabınada bildirerek onları da bu hal üzere yetiştirmiştir. Rasulullah’ın (sav)  güzel ahlakı her siyer kitabında karşımızaçıkmaktadır ki Allah Subhane ve Teâla Onu(sav) Kur’an ile terbiye etmiş, Kur’anile ahlaklandırmış, Kur’an ile yetiştirmiş, nübüvvete hazırlamıştır. AllahSubhane ve Teâla kitabında O’nu (sav) överek:

Kalem 4: “Sen elbetteüstün bir ahlak üzeresin.”

Allah Subhane ve Teâla onuövmesine rağmen yine onun Rabbinden istediği:

“Ey Rabbim! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlakımı da güzelleştir.”(İmam Ahmed, Müsned, 6/155)

Sa’d Bin Hişam BinAmir, Aişe Validemize hitaben: “ Ey Mü’min’lerin Annesi! Rasulullah’ın ahlakınıbana haber ver?” dediğinde Aişe Validemizin cevabı: “Sen Kur’an okuyormusun?”Sa’d Bin Hişam: “ Evet! Okuyorum.” Aişe Validemiz: “İşte, Rasulullah’ın ahlakı,Kur’an’dı.”

Ne kadarda muhtacız bu konuşmayı anlamaya ve yaşamaya…

Rasulullah (sav) ’ı örnek almak isteyenler vaiz olmasını,tebliğci olmasını, lider olmasını, idarecilik vasfını örnek almasını öğrendiğigibi ahlaken Kur’an ahlakı olmasını da örnek almalıdır. Zira bugün Mü’minfertler olarak düzeltmeye ihtiyacımız olan en büyük eksiğimiz ahlakımızdır.Fillerde ki öfke, karmaşa, duygusallık, kibir, sertlik, gevezelik, arkadançekiştirme, yalan, gıybet, dedikodu gibi günahlar ahlaken nakıslığımızdankaynaklanmaktadır. Ahiret gününde Peygamberin yanında olmak isteyenler ahlakenterbiyeyi atlamamalıdır. Zira Rasulullah (sav ) bir Hadis-i Şeriftebuyurmaktadır ki:

“Kıyamet günü bana enyakın olanınız, en sevgili olanınız ahlakça en güzel olanınızdır. Yine o gündebana en uzak olanınız ise ahlakça en kötü olanınızdır.”(Tirmizi, Birr,77)

Rasulullah (sav) buyurmaktadır ki:

“Ben güzel ahlakıtamamlamak üzere gönderildim.”( Muvatta Husn’ul Hulk,8; Müsned 2/381)

Mümin için ahlak hayatın temelidir. Bir bina için zeminindeki temel neyse Mü’min içinde ahlak odur. Rasulullah’ı(sav) takip ettiğini, onungetirdiğine iman ettiğini söylen yine onun mücadelesini kendisine şiar edininiçin güzel ahlak olmazsa olmazdır. Mü’min kötü ahlaklı olması düşünülemez. Ziraahlak imanın parlayan yıldızıdır. Yıldızlar gecenin karanlığında nasıl parlarve kendini gösterirse Mü’min’de kendini yıldız gibi parlayan ahlakındangösterir. Konuşmasıyla, susmasıyla, edebiyle, hayâsıyla ve ila ahiri…

Bunun en net örneklerini ashabtan görmekteyiz ki Rasulullahonlar için:

“Benim ashabımgökteki yıldızlar gibidir hangisine tabi olursanız kurtuluşa erişirsiniz.”dediği o ashabın karşımıza çıkan ilk hali teslimiyetken hemen arkasından gelenvasıfları ise ahlaktı. Onların ahlakını gören İslam’a özenip dine yöneliyordu.Onlar böyle gökteki yıldızlar mesabesine yükseldi. Peki ya onlardan sonra gelenbizler de hal nedir? Bizlerde durum biraz karışık bizim ahlakımızı,tavırlarımızı gören İslam’a meyletmek yerine fersah fersah uzaklaşıyor. Bununhesabı elbette kişiye 2 azap olarak dönecektir ki hem emredileni yerinegetirmemek hem de insanları İslam’dan soğutmaktır ki Allah muhafaza bununhesabı daha çetindir!

Gelin hep birlikte şu satırları zihinlerimize işleyelim.Zihinlere işleyen bu hakikat Güzel ahlak olarak geri dönsün hayatlara..

Onların hallerini gören Hristiyan olan Necranlıların şu sözütarih kitaplarında kayıtlıdır. “ Bizİsa’nın Havarilerinden bile daha hayırlı insan topluluğu gördük onlardaMuhammed’in(sav) ashabıdır.” Onların sadece ibadette teslimiyette ya dadinin yalnız her hangi bir bölümünde değildir örneklikleri hayatın her alanınaörnek olan o ashab bugün ahlaktada öncülükle karşımıza çıkmaktalar. Onlar iştebu halleriyle Rasulullah(sav )’in şu övgüsüne mazhar oldular.

“İnsanlar bir yanaben ve ashabım bir yana.”

Ahlak; hulk kelimesinin çoğuludur. Hulk insanın iç yüzüdür.Görünün dış yüzeyinin arkasında kendine has özellikler ve manalar taşıyan iç âlemeArap lugatında hulk denmektedir. Bundan yola çıkarak iç âlemine yerleşmişolanlar sebebiyle dış âlemine vurulan fillere ise ameller, davranış vetavırlara ise ahlak denir. Ferdin kalbindeki amel olarak açığa çıktığında bunaAllah Subhane ve Teâla indinde Salih ya da Fasid olarak isimlendirilerek cezayaya da mükâfata karşılık gelmektedir. Bu sebeple iman olan kalpten Salih amelgelmesi gibi mekarim-i ahlak (güzel ahlak) da kaçınılmazdır.

İslam literatüründe Ahlak; bir kişinin İslam dini tarafındaniyi veya kötü olarak nitelendirilmesine sebep manevi değerleri, huyları vebunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütünüdür. Dikkat edilirse birduruma, konuma, zamana, kişiye has verilen tepkiler ahlakı tanımlamaz. Ahlakendişe, korku, sinir, öfke, huzursuzluk gibi kötü ya da mutluluk, huzur gibirahatlıkta verilen tepkilerin tamamı ahlakı oluşturan unsurlardır. Yani özetleahlak bir günde ya da bir kişiyle ya da bir olayla kazanılan bir değerdeğildir. Ahlak kademli olarak olgunlaşma ile oluşan terbiyedir.  Yani demek istiyoruz ki fert işte iş ahlakınariayet edip evde eş ahlakına, aile ahlakına dikkat etmezse Sahih olan ahlaküzere olamaz. Ya da evde aile ahlakına dikkat edip kardeşleriyle uhuvvetahlakına riayet etmezse aynı durum söz konusudur. Bireyin 1 saat ahlaklı olmasıbir saat sonra halini bozması da aynıdır. 60 yıl boyunca ahlaklı olup 6 saniyeo halini muhafaza etmezse de sonuç yine aynıdır.

Ahlak bireyde başlar cemaate yansır cemaatten de tüm arza dağılır.Kişi ahlakı, aile ahlakı, lider ahlakı, eğitim ahlakı, devlet ahlakı ve ila ahiri.Bireyler ahlaksız olursa bireylerin oluşturduğu kurumlar ahlaksız olur,ahlaksız kurumlardan ahlaksız devletler meydana gelir ki bunu yakından tecrübeetmekteyiz. Zannımızca ahlakın önemi için şunu söylemek yetecektir ki toplumunahlaksızlığı demek insanların birada yaşayamaması, bir arada bulunduklarıdurumda ise adam öldürme, cinayet, tecavüz, gasp, zina, faiz gibi insanlarıninsanca yaşamasına engelleyecek fuhşiyatlar ortaya çıkacakmasına meydanhazırlanmasıdır. Bunlar İmandan ve ahlaktan yüz çeviren her toplumun başınabela olacak musibetlerdir. Ancak Allah cc insanın insanca yaşayacağı ortamıhazırlamak için onlara gerek kitapla gerek sünnetle gerek ahlakla marufuemreder.  Allah Subhane ve Teala AyetiKerimede

Araf 28: “Allahfuhşiyatı emretmez.”

Bu sebeple fertlerin ve toplumların en büyük servetiMekârim-i Ahlaktır. Ona sahip olan fert ve toplumlar mutluluğu yakalamışdemektir. Ahlaktan yoksun olan fert ve toplumlarsa bedbaht olan fert vetoplumlardır. Zira onlar ahlakın yerine parayı, kadını, şehveti, menfaati,yalanı, gıybeti, iftirayı kısacası kötü olan her şeyi yerleştirmiştir, kötününolduğu yerden ise iyi tamamıyla söküp alınır.

Buna binaen İslam önce imanı emreder, sonra ibadeti.  Sonra İbadet eden müslümanında ahlaklıolmasını ister. Bu sebeple sadece iman ya da sadece ibadet ya da ibadet ileiman ya da ibadet ile ahlak yeterli değildir. Çünkü Mü’min’ler vasıflarınıKur’an’dan araştıracak olursak onların vasıflarından biri de güzel ahlak sahibiolmalıdır. Vasfını kaybetmiş ferdin ise imanını kaybetmesine ramak kalmıştır.

İbni KayyimEl-Cevziye (Allah Ona ve Bizlere Rahmet etsin): “Dinin tamamı ahlaktır. Ahlakıartanın dine de artar.” (Medarikus Salikin c:1, 257)

Ahlakı rafa kaldıranlar ya da atalarından, çevresinden,eşrafından gördüklerini ahlak esasları kabul edenlerin durumunu açıklamaya busöz kâfidir.

“Ey Rabbimiz! BizleriTevhidden sonra güzel ahlak üzere olanlardan kıl!”  (Allahumme Âmin!)

Söz söylemenin ahlakı da başta ve sonda Âlemlerin Rabbi olan Allah Subhane ve Teâla’ya hamdetmektir.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Sümeyye SANCAKTüm Yazıları
Yorum Yaz