MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

Sümeyye SANCAK Yazdı Şeytanın Adımları

519 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Sümeyye SANCAK Yazdı Şeytanın Adımları

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

ŞEYTANIN ADIMLARI

Alemlerin Rabbi Rahman, Rahim, Afuvv, Şehid,Hasib, Semi, Basar olan beşeriyeti yaratıp yeryüzüne gönderen, onlara belirli mühlet vererek sınayan, hataya düşenin yeniden sığınabileceği, kalpleri felaha eriştiren, ruhların şifasını var eden, kullarını çokça bağışlayan, insanların yegane hüküm koyucusu Allah(Subhane ve Teale)’ ya sonsuz hamd ve senalar olsun.

Salat ve Selam Kainatın ekmeli ve önderi kendisine uyulmadıkça kurtuluşun mümkün olmadığı, Kuranın ete kemiğe bürünmüş hali Muhammed Mustafa(sav)’e onun aline, ashabına ve onun izinden giden gayesi Allah(cc)’nun rızası olan bütün Muti kullarının üzerine olsun İnşaAllah.

Bizler yeryüzünde Allah(cc) vermiş olduğu nimetlerle hayatını devam ettiren aciz yaratılmış insanoğluyuz. Vahiy vasıtası olmadan yönümüzü dahi bulmaktan acizken sürekli saldırı halindeki en tehlikeli düşmanımız Şeytan(aleyhillane) ile mücadelemizde onu yenmek için tek başımıza üstesinden gelmeye çalışırız ancak Allah(cc)’nun yardımı ve vahyin kılavuzluğu olmadan bu mücadeleden kazanarak çıkmamız imkansızdır.

“Şüphesiz şeytan size apaçık bir düşmandır. O halde sizde onu düşman belleyin.”[1]

Mücadele, düşman yada savaş deyince bizim aklımıza gelen silahını kuşanıp gardını alıp fiili bir eylem aklımıza gelir. Ancak şeytan (aleyhillane) karşı cephede olan zahiri bir düşman değildir  kan akan damarlarımızda dahi gezmesine izin verilmiş sinsi bir düşmandır.

“Şeytan Ademoğlunun kanının dolaştığı damarlarda dolaşır.”[2]

İşte vahye kulak verebilirsek Allah(cc) düşmanımızı, onunla mücadelenin yöntemini, bize hangi yollardan geldiğini, nefsimize girmesinin adımlarının ne olduğunu ayrıntılı bir biçimde tarif etmektedir. Bizde bunları bileceğiz ki İslam kalemizin surlarını sağlamlaştırıp fitnelerinden uzak duracağız inşaAllahu Rahman.

İşte bu adımlardan birisi ATALAR DİNİNE TABİ OLMAKTIR. Bu tabi olma kişiye ancak şeytan ile aynı akıbeti görmesine sebep olacak bir durumdur. Çünkü atalar dinine uymak demek ‘İLLALLAH’ dairesinden koşarak uzaklaşmak demektir. Çünkü bu din Allah(cc)’nun dininin tam zıddıdır. Nasıl ki kainattaki herşeyin zıddı varsa Allah(cc)’nun dinin zıddı batıldır, batılın bir çeşidi de atalar dinidir. İşte bu din Allah(cc)’nun dine savaş açmıştır tıpkı ezelde şeytanın ademoğluna açmış olduğu gibi. Bu dinin itaat ve ibadet edenleride tıpkı dinleri gibi savaşa girişen asi ve bağydirler.

Peki nedir bu din? Kişinin bu dinde olduğunun alametleri nelerdir? Zaten bizim asıl anlamamız gereken noktada burasıdır.

Atalar Dini: Geçmişe karşı beslenen ölçüsüz saygı ve sevgi üzerine kurulan bir sistemdir. Bu her kavimde farklılık gösterebilir, ibadet şekli değişebilir ancak dayanmış olduğu temel esas birdir ki oda ‘İLLALLAH’ yolundaki daimi bir settir.

“Kendilerine ‘Allah’ın indirdiğini uyun’ denildiğini zaman, ‘hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler.”[3]

Bu ayeti celileden anlaşılıyor ki Allah (cc)’nun dinine girmeyi reddedenler her zaman alternatif olarak atalar dinini ileri sürmüşlerdir. Atalarının koymuş olduğu düzmece esasları savunmuşladır. Aslına bakarsak bugün bizim söylemlerimizde bu insanlara benzemektedir. Bize birileri Allah(cc) bunu emretmiş, şunu yasaklamış  yada onu haram kılmıştır dediğinde ama ‘Annem bana böyle namaz kıl dedi, babam bana böyle giyin dedi, falan zor durumda kalırsan faiz yiyebilirsin vs.’ deriz. Birde dönüp atalarını takip eden Mekke müşriklerine baktığımızda Beytullahı çıplak, ıslık ve el çırpmalarıyla tavaf ettikleri zaman[4] Peygamber ve beraberindeki Müminler onlara bu yaptığınız yanlıştır dediklerinde :

“Babalarımızı bunlara ibadet ediyor  bulduk dediler. Andolsun ki sizde atalarınızda apaçık bir sapıklık içindesiniz. ”[5]

“Onlar bir hayasızlık yaptıkları zaman ‘bize atalarımız bunu emretti’ derler. Ya sizin atlarınız birşeyi anlamamış hakikatı bulamamış idiyseler”[6]

İşte ya onlar Allah(cc)den bir delil olmadan kendi ve heveslerinden birşey uyduran ve onu yaşayan kimselerse. Ya o atalar zanna uymuş onunla hakkın zıddına tabi olmuşlarsa bizde ısrarla batıl atalarımızı mı takib edeceğiz? İşte Allah(cc) bunun yanlış olduğunu bildirmiştir.

“Muhtelif (farklı) yollara tabi olmayın. Bu sizi haktan saptırır.”[7]

Kuran ve Sünnetin dışındaki her yol batıldır. Kişiyi haktan saptırıp dalalete götürür. Rasulullah(sav) birgün mescidde otururken bir dal parçasıyla kumun üzerine düz kalın ve derin bir çizgi çizdi birde yanlarına eğri büğrü ve silik çizgiler çizdi. Bizde sorduk:

– ‘Ey Allahın Rasulu bu nedir?’ Rasulullah(sav):

-‘Bu benim yolum Sırat-ı Mustakimdir. Bunlar ise dalalet yollarıdır. Her birinin üzerinde o yola davet eden bir şeytan vardır.’ Buyurdu ve şu ayeti okudu

“İşte bu benim dosdoğru yolumdur, ona tabi olunuz Farklı yollara tabi olmayın yoksa bu sizi allah yolundan saptırır.”[8]

İşte bu sebepledir ki İslam adına söylenilen her söz, yapılan her fiilde delil olması gerekir. Delil olmadan şuursuzca yapılanları İslam Dini kesinlikle reddetmektedir. Yani çelişen bir durumla karşılaşıldığında ataları kusursuz kabul etmek, yanılmazlık ilkesine oturtturmak yerine onları alıp mihenk taşı olan Kuran, Sünnet, İcma-i Ümmet, Kıyas-ı Fukuha ile ölçmek gerekmektedir. Zira Kuranın kötülediği batıl, zanlarına uyan müşrik atalardır. Kuranın tasdiklediği ise Zanna değil Hakka tabi olan atalardır.

“Atalarım İbrahim, İshak, Yakubun dinine uydum. Bizim Allah’a herhangi birşeyi ortak koşmamız düşünülemez.”[9]

Mümin uyanık olup Allah (cc)’nun dinin karşısında duran herşeyi redderek yalnızca kendisini İslamın nuruna bırakmalıdır. Kuşkusuz Allah (cc) kullarını en güzeline götürür. Çünkü o yaratandır ki onu en iyi tanıyıp hakkındaki en doğruya isabet edecek tek merciidir.

“Yaratan yaratmayan gibi olur mu? Artık siz düşünmeyecekmisiniz.”[10]

Rabbim bizleri şeytan(aleyhillane)ye ve onun tuzaklarına karşı emin kılsın.  Kuranı hayatlarımıza bahar kılıp Ölü ve hastalıklı kalplerimizi Kuran Nuruyla yeniden hayat buldursun.

Sözlerin Başı ve Sonu Alemlerin Rabbine Hamddır.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN.

 

[1] Fatır 6

[2] Tirmizi Rada 17,1172

[3] Lokman 21

[4] Mecmuatut-Tefasir, İstanbul/1979, C:8, Sh:540

[5] Enbiya 53-54

[6] Araf 28

[7] Enam 153

[8] Sahih isnat ile İmam Ahmed ‘Müsned’de rivayet etmiştir

[9] Yusuf 38

[10] Nahl 17

Sümeyye SancakTüm Yazıları
Yorum Yaz