MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

Sümeyye SANCAK – ŞEYTAN(Aleyhilla’ne)’nin ADIMLARI – Vesvese

554 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Sümeyye SANCAK – ŞEYTAN(Aleyhilla’ne)’nin ADIMLARI – Vesvese

-BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM-

-ŞEYTAN(Aleyhilla’ne)’nin ADIMLARI-

-VESVESE-

                Hamd kainatın tamamını kendisine boyun eğmiş olarak yaratan, onların aralarındaki nizamı belirleyen, kendisinden yardım beklediğimiz, kulluğu yalnız kendisine has kıldığımız, mahlukatın yegane sahibi, kullarını selamete çıkartan, darlıktan sonra bolluğa eriştiren, açan, genişleten, gizli ve açık her şeyden haberdar olan, hesap soran ve hesabında adaletli olan Allah(subhane ve teala)’yadır.

Ondan başka İlah yoktur. O’nun ortağı, endadı, şeriki yoktur. Salat ve selam mü’minler için en sevgili, canlarından daha kıymetli, Allah Rasulu Muhammed Mustafa(sav)’e onun ehline, ashabına, bugün yaşayan vahyin insanlar üzerinde hakim olması için mücadele eden muvahhidlerin üzerine olsun inşaAllah.

“Cinlerden olsun insanlardan olsun insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden, insanların İlahına, Malik ve Hakimine sığınırım.” (Nas 1-7) İblis (Allah(cc)’un Laneti üzerine olsun) Allah’ın düşmanı, Ademoğlunu saptıracağına dair azmini ilan ettiği ilk andan itibaren savaşına başlamış ve biran olsun silahını elinden bırakmamıştır, biran olsun duraksamamıştır. Bizler anladık ki batıl ehli asla durmaz, kuru otlarda yayılan ateş misali hızlı, alevli ve hararetli olarak mücadele halindedir. İşte Hak ehli sesini yükseltmediği ve gevşeklik gösterdiği zaman batılın hızı daha da artmaktadır. Ancak ne zaman Hak ehli Mü’min’ler düşmanını tanıyıp o da silahı eline alırsa, Allah(cc)’nun yarattıkları üzerinde tefekkür eder, kulluğun ve emanetinin gereği zırhını kuşanıp savaşa başlar o durumda Hak dağların zirvesinden dökülen şelale gibi batıl ateşinin üzerine dökülür ve Allah(cc)’nun izni ile onu söndürür. Bunun gerçekleşmesinin yegane yolu her hal üzere Allah(cc)’yu zikretmek tefekkür etmektir . Peygamber (sav);

                “Şeytan Ademoğlunun kalbinin üzerine oturmuştur. O Allah(cc)’yu zikrettiği zaman şeytan geri kaçar gaflete daldığında ise hemen vesvese verir kalbi ele geçirir ve o bedendeki fethini gerçekleştirir.”(Buhari)

Bu hadisi şerifteki zikrinden kasıt: Allah(cc)’nun yarattıkları üzerinde düşünür ve onları idare eden tek güç, kuvvet ve kudretin yalnız Allah(cc)’ye ait olduğunu fark eder, fark etmekle kalmaz Allah(cc)’un taraftarı olur ve O’nun sözünün bireyler ve cemiyetler  üzerinde ilk ve son söz olması için mücadeleye başlar. Her anını bu mücadele kapsamında geçirir. Bunun üzerinde kafa yorar yaptıklarıyla da yetinmez her an daha fazla ne yapabilirim diye düşünür. Tıpkı tohumunda yeni patlamış ve filizlenmeye başlayan bitki gibi en üst noktaya İlahi Kelimetullah’ta belirlemiştir. “Yeryüzünde fitne kalmayıp din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.”(Enfal 39)

                Buradaki “onlar”dan kasıt kimdir diye bakıldığında iblis ve onun ordusu, dostları, yardımcılarıdır. Kısacası Hizbuşşeytandır. Batıl ehlidir.

İblis vesvese vererek Âdemoğlunun arasında yeryüzünde dalaleti yaymak hususunda bir an olsun durmayacaktır. Bu sebeplede mü’minlerin durmadan hakkı yayması ve bu yolda ne gerekiyorsa vermesi gerekmektedir. Gerektiğinde “ter” gerektiğinde “gözyaşı” gerektiğinde “ kan” Mü’min dediğimiz kişi bu hususları anlamış kişidir. Şeytanda kişiyi bu hal üzerinde gördüğünde onun bu hali onu sürekli bir rahatsızlık içerisine sokar. Bu hali bozmak içinde hain planlarına başlar.

“Kişi binek devesini yolculuk anında nasıl yorarsa mü’min kul şeytanın kendisine her gelişinde istiğfar ve taat ile Allah’a yönelme kırbacını hemen onun kafasına indirir. Bu yüzden mü’min şeytanı diğerleri kadar rahat değildir. Şiddetli azab içerisindedir.”(İbnul Kayyum El Cevzi Bedaiul- Fevaid)

                Şimdi farklı bir noktadan bakmaya çalıştığımızda ise Bugün Müslüman olduğunu iddia eden fertlerin yaşamakta olduğu zilletin ilk ve tek sebebi Rahman’ın zikrinden yüz çevirmeleridir. Bu yüz çeviriş, asi kesiliş sebebiyle zillet üzerine zillet acizlik üzerine acizliği arttırmaktan başka bir şey yaşanmıyor.

“Kimde Rahmanın Zikrinden(Kur’an’ından) yüz çevirirse biz ona bir şeytan dost edindiririz.”(Zuhruf 36) İşte böyle bir dostla kişiye izzetten yoksunluk, acizlik, alçalıştan başka hiçbir şeye götürmemektedir. Allah Rasulu(sav) şöyle buyurmaktadır.

                Hz. Sevban(ra) anlatıyor: Rasulullah(sav) buyurdular ki:

                “Yiyicilerin sofraya üşüştüğü gibi sizin üzerinize üşüştükleri günler yakındır.”

                Orada bulunanlardan biri: “ O gün sayıca az mı olacağız?” diye sordu.

                Allah Rasulu : “Hayır” buyurdular. “Bilakis o gün siz sayıca çokluktasınız. Lakin sizler bir selin götürdüğü çerçöp gibisiniz. Allah düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalbinize “Zaafi” atacak!”

                “Zaaf nedir ey Allah Rasulu” denildi.

                “Zaaf: Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur.” Buyurdular.” (Ebu Davud Melahimi)

İşte iman eden fertleri bulundukları durumdan çıkaracak olan dünya sevgisi ve ölüm korkusundan olacaktır. Bunlar iblisin(aleyhilla’ne) Ademoğluna vesvese verdiği konulardır. Bu korkuları yenmenin yolu ise şeytana ittibadan vazgeçmektir. Bunun akabinde kalplere Allah(cc) korkusu ve Allah sevgisini yerleştirmek bunu da her daim muhafazaya çalışmaktır inşaAllah. İşte bizler nefsimizdekini değiştirmedikçe elbetteki Allah(cc)’de o toplum üzerindekini değiştirmeyecektir.

“Bir toplum kendi nefsindekini değiştirmedikçe Allah o toplumu değiştirmez.”(Rad 11)

Şeytani planların en tehlikelisi ve şeytanın asıl hedefi kişileri bozmak ve buna bağlı olarakda toplumdaki emniyeti bozmaktır. Bununda ilk adımı vesvesedir. Bir çok fert bunu fark edemez sinsice oraya girer ve tehlikeli sonuçlara sebebiyet verir ki Allah yolunda kendilerini canlarını ve mallarını adayan fertler arasındaki ara bozuculuk her zaman en kötü sonuçları ortaya çıkartan hatta kişilerin Allah (cc)  muhafaza sıratı müstakimden kaymasına sebep olacaktır. Bu giriş yolunu kullanabilmek için şeytanın  2 aracı vardır. İlki fiiller ikincisi dil ki en önemlisi ise dildir. Müminlerin arasını açan vesveseler dilin fiileri sonucu meydana gelmektedir. “İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan ise onun apaçık düşmanıdır.” (İsra 53)

                Muaz(ra)n Peygamber(sav)’e insanın cenneti hak etmesini ve cehennemden uzak kalmasını sağlayacak amelin ne olduğunu sordu. Bunun üzerine, Peygamber (sav) bu amellerin en önde gelenini, en üstününü ve zirvesini tek tek haber verdi sonrada: “ Tüm bunlara sahip olabilmenin yolunu size öğreteyim mi?” Muaz(ra) Evet ya Rasulullah dedi. Peygamber(sav) mübarek dilini tutup: “ Buna Sahip ol” dedi. (Tirmizi- Hasen Sahih)

                Son olarak unutmayalım ki şeytanın tuzaklarına düşen kişi için hesap günü hakkında hiçbir hücceti olmayarak Rahman’ın huzuruna çıkacaktır. Yaptıklarının sebebinin şeytan olduğu söylediğinde ise şeytan;

“Benim hiçbir yaptırım gücüm yoktu ben fısıldadım onlarda geldi” (İbrahim  22) diyecektir.

                O halde o günün parlayan yüzleri olabilmek için şeytan (aleyhilla’ne)’nin fısıldamalarını vesveselerini duymamak ve onun yolundan gitmeyip Allah(cc) rızası olan fiillere yönelmeliyiz…

“Ey gözlerin görmediği, varlığından şüphe olunmayan, hadislerin değiştiremediği, tehlikelerin korkutamadığı, dağların ağırlığını, temizlerin ölçüsünü, yağmurların damlalarının ve gündüzün üzerini aydınlattığı her eşyayı bilen Allah’ım.  Hiçbir sema diğer semayı, hiçbir yer diğer yeri, hiçbir deniz derinliklerinde barındırdığını, hiçbir sarp dağ yamçında bulunanları senden gizleyemez. Ömrünün sonunu hayırlı kıl, amellerimin sonuçlarını hayırlı eyle. Sana kavuşacağım günü günlerimin en hayırlısı kıl amin.

-ELHAMDULİLLAHİRABBİL ALEMİN-

Sümeyye SANCAKTüm Yazıları
Yorum Yaz