MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

SONSUZA DEK MUTLU OLABİLMEK İÇİN?

289 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
SONSUZA DEK MUTLU OLABİLMEK İÇİN?

 

SONSUZA DEK MUTLU OLABİLMEK İÇİN?

         بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

 

Hamd gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri emsalsiz(bir benzeri yok iken) yaratan, yarattıklarının üzerinde mutlak güç sahibi olan ve onları başıboş bırakmayan âlemlerin Hakim’i, Rabbi, İlah’ı itaatin ve ibadetin zatına has kılındığı Allah subhanehu ve teala’ya

Salat ve Selam son Rasul yaşayan Kur’an müminlerin önderi, müminlere karşı şefkatli merhametli kafirlere karşı şiddetli Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e aline, ashabına ve müminlerin üzerine olsun.

“İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O’na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah’a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: “Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin.” Zümer Suresi 8. Ayet

Sen hey..! Ayakları karaya basan, kendini güven içinde hisseden;

Yoksa sen firavun gibi misin? Ayakların karaya basarken kendini güven içinde hissedip Âlemlerin Rabbi’ne teslim olmayan O’nun emrini (hükümlerini) umursamayıp kendi arzu ve isteklerinin peşinden giden firavun gibi mi? Yoksa sen üzerine deniz kapandığında mı gönülden Allah’a boyun eğip yalvaran, feryat eden, sığınan, yönelen ve kaybeden fravun gibi misin?

Kaybeden diyorum firavunlaşanlar ve firavunların izinden gidenler kaybetmeye mahkûmdur. Gözlerini, kulaklarını ve kalbini aç ve kendini şu geminin için de varsay ve düşün!

“Karada ve denizde sizi gezdiren O’dur. Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman, onlar da güzel bir rüzgarla onu yüzdürürlerken ve (tam) bununla sevinmektelerken, ona çılgınca bir rüzgar gelip çatar ve her yandan dalgalar onları kuşatıverir; onlar artık bu (dalgalarla) gerçekten kuşatıldıklarını sanmışlarken, dinde O’na ‘gönülden katıksız bağlılar (muhlisler)’ olarak Allah’a dua etmeye başlarlar: “Andolsun( yemin ederiz )eğer bundan bizi kurtaracak olursan, muhakkak Sana şükredenlerden olacağız.” Yunus Suresi 22. Ayet

“Onları dağlar gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O’na ‘halis kılan gönülden bağlılar’ olarak Allah’a yalvarıp yakarırlar (dua ederler). Böylece onları karaya çıkarıp-kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkar etmez.” Lokman Suresi 32. Ayet

” (Gemi) Onlarla dağlar gibi dalgalar içinde yüzüyorken Nuh, bir kenara çekilmiş olan oğluna seslendi: “Ey oğlum, bizimle birlikte bin ve kafirlerle birlikte olma.” Hud Suresi 42. Ayet

“(Oğlu) Dedi ki: “Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.” Dedi ki: “Bugün Allah’ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur.” Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.” Hud Suresi 43. Ayet

” Ey oğlum! Bizimle birlikte bin ve kâfirlerle birlikte olma.”                                                                                                          “(Oğlu) Dedi ki: “Ben bir dağa sığınacağım, o beni sudan korur.” Dedi ki: “Bugün Allah’ın emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan başka bir koruyucu yoktur.”

Ey Falancı ! Sen dalgaların kuşattığı gemide yalnız Allah’a subhanehu ve teala güvenip sığınıp, sadece O’na dua ediyorsun. Ayakların karaya bastığında kendini güven içinde hissettiğinde dağa mı sığınıyorsun? paraya mı? Yoksa senin gibi yaratılmış aciz insanlara mı ? Dağ gibi dalgaların kuşattığı gemide Allah’a subhanehu ve teala’ya yönelip O’na gönülden bağlanıp ayakların karaya bastığında O’nun dışındakilere mi yönelip gönülden bağlanıyorsun? Yeryüzünde karada ayakları yere basarken güven içinde olup kalpleri dalgaların kuşattığı gemide Allah’a samimiyetle bağlı olarak yaşıyanlar kurtuluşa erenlerdir.

Fravunların kalpleri karada Allah’a isyan(Allah’ın emir ve yasaklarını umursamazcasına bir hayatı yaşıyanlar) halinde, Dalgalar üzerine kapandığında Allah’a subhanehu ve teala’ya teslim olarak yalnız O’na yönelirler işte fravunlar kaybetti onların izinden gidenler ve gitmeye devam edenler de kaybediyor.

“Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” Zümer Suresi 5. Ayet

” O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” Zümer Suresi 6. Ayet

“Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor.”                                                                                                                      “O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti.”

Allah subhanehu ve teala zümer suresi 5. Ayettin başında göklerin ve yerin yaratılışından bahsetmekte ve Zümer Suresi 6. Ayetin başlangıcında İnsan’ın yaratılışından bahsetmektedir. Göklerin ve yerin yaratılışı ile İnsan’ın yaratılışı arasında mükemmel bir uyum vardır. Ve yaratıcı( El- Halık) yoktan var eden yarattıklarına zulmetmeyen Allah subhanehu ve teala İnsan’a bakıp ibret alacağı, kendisini Rabbi’ne sevk edeceği koca bir kâinat lutfetmiştir İnsan’ın kalbine ve gözüne hitap eden. Ve Allah subhanehu ve teala zatında acizliğin olmadığını, yaratmada ortağının olmadığı hakikati ile birlikte, Allah’ın (c.c) zatında imkansıza yer olmadığı ve imkansızlık ve acizlik yaratılmış mahluklara has bir vasıf ve özellik olduğunu bizlere bildiriyor. Araf suresi 40. Ayette ;    ” Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız. ” Yaratılmış olan deve yaratılmış olan iğnenin deliğinden geçemez bu onun için imkânsızdır. Bu misali getirerek Allah (c.c) hükmettiği emir ve yasakları benimseyip kabul etmeyen ve bunları hayatlarına geçirmeyenlerin cennete girmelerinin imkânsız olduğunu muhteşem bir misal ile bildiriyor.

“Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir.”  “Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor.”

Anne Rahminde dünya yolculuğuna başlayan her insan Güneş ve Ay gibi Allah’ın (c.c)kanunlarına boyun eğmiştir. ” Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu ; her doğan çocuk islam fıtratı üzere doğar (müslüman olarak Allah’a boyun eğip teslim olarak) sonra onu annesi babası yahudi, hristiyan veya mecusi (ateşe tapanlar) yaparlar. Dünya yolculuğunda kaybetmemek için anne rahmine geri dönebilmek için anne rahminde ki teslimiyet ile Rahman ve Rahim Allah’a boyun eğerek yönelebilmek için her gün her gece görerek şahit olduğumuz Ay ve Güneş’e bakarak şöyle demeliyiz Güneş ve Ay kime itaat edip teslim olmuş ise bende O’na teslim oldum. Allah’a (c.c) teslim olup itaat edenler kurtuluşa (felaha) erdiler.

” İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.”

“Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim. Bakara Suresi 160 ”

“İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O’na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah’a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: “Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin.” Zümer Suresi 8. Ayet

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

Faris ÇİFTÇİTüm Yazıları
Yorum Yaz