MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

ŞEHİD SEYYİD KUTUB’UN BAKIŞ AÇISIYLA GASİYE SURESİ 1-7

95 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ŞEHİD SEYYİD KUTUB’UN BAKIŞ AÇISIYLA GASİYE SURESİ 1-7

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

1- Ey insanoğlu! Herşeyi kaplayacak kıyametin haberisana gelmedi mi?

Gönülleri yüce Allah’a yöneltmeyi hedefleyen, varlık aleminde O’nunvarlığını gösteren delilleri hatırlatmayı ve Allah’ın ahirette herkesi hesabaçekeceğini; yapılanlara kesin karşılık vereceğini belirtmeyi amaç edinen busure yukardaki ayetle, ve ayetin başındaki “Kıyametin büyük bir olayolduğu”nu ilham eden dinleyeni bunu itiraf etmeye zorlama amaçlı şu soruile başlıyor. Bu soru Aynı zamanda, ahiret olgusunun daha önce açıklanan vehatırlatılan olgulardan birisi olduğunu da göstermektedir. Burada kıyamete “Ğaşiye”diye yeni bir isim verilmektedir. Gaşiye, insanları çepeçevre kuşatan,felaketleri tüm yaratıkları kaplayan bela musibet demektir. Bu isim Kur’an-ıKerim’in bu son cüzünde yeralan, “Tamme”, “saahha”,“ğaşiye”, “karia” gibi bu cüzün havasına uygun düşeninsana ilham veren yeni isimlerden birisidir.

Şu “Sana gelmedi mi?” seslenişi üzerinde bir nebze duralım.Resulallah Efendimiz bu sureyi her duyduğunda yüce Allah’ın bu soruyu kendineyöneltmesinden etkisini benliğinde hissederdi. Ve kalbinin yüce Allah’ınseslenişine aşırı duyarlı olmasından, bunun özünü benliğinde canlandırmışolmasından, kulağına her geldiğinde bu ifadenin aracısız olarak kendisineyöneldiğini hissettiğinde, sanki doğrudan doğruya Rabbinden ilk kez Alıyormuşgibi olurdu. İbn Ebi Hatim anlatır: Meymun oğlu Ömer, bize kadar ulaşan TanafesliMuhammed oğlu Ali, Abbas oğlu Ebu Bekir, Ebu İshak rivayet zinciri ile şöyleder: Rasulullah herşeyi kapsayacak (Kıyàmetin haberi sana gelmedi mi?) ayetiniokuyan bir kadına rastlar ve bu ayeti duyunca ayağa kalkar ve: “Evet banageldi” der…

Ancak yukardaki hadise rağmen bu ayetteki sesleniş şu Kur’an’ı dinleyenherkese yöneltilmiş genel anlamlı bir ifadedir. Kıyamet haberi, bu Kur’an’datekrar tekrar sözü edilen bir olgudur. Kur’an-ı Kerim kıyameti hatırlatır,insanları uyarır, müjdeler verir, kıyamet öğesi ile gönüllerde duyarlılığı,korkuyu, takvayı, ürpermeyi harekete geçirir, öte yandan yine bununla gönüllereümit ışığı, bekleme ve arzu etme duygusu verir. Bundan dolayı bu gönüllercanlanır da artık ölmez ve dikkatsizliğe düşmez.

KIYAMETTE ZİLLET HAYATI

“Herşeyi kaplayacak olan kıyametin haberi sana gelmedi mi?” ayetindensonra yüce Allah, kıyametin haberlerinden birtakım manzaralar sergilemektedir:

2- O gün birtakım yüzler zillete bürünmüştür.

3- Zor işler altında bitkin düşmüştür.

4- Yakıcı ateşe yaslanırlar.

5- Kızgın bir kaynaktan içirirler.

6- Onlar için kuru dikenden başka yiyecek de yoktur.

7- Ne semirtir, ne de açlığı giderir.

Nimete erenlerin sahnesinden önce, hemen azaba uğrayanların sahnelerisunulmuştur. Çünkü bu “Gaşiye: Kıyamet”in atmosferine veçağrışımlarına daha yakındır ve daha uygundur. O gün ortada korkan, küçümsenen,yorgun ve bitkin yüzler (kimseler) vardır. Çalışıp yorulan ancak yaptığınasevinemeyen sonuçtan hoşnut olmayan, yaptığına karşılık olarak bula bula ancaksorumluluğu, zararı, bulan ve bunun sonucu hoşnutsuzluğu, bitkinliği vesorumluluğu kat kat artan kimseler vardır. Bu kimseler “zor işleraltında bitkin düşmüşlerdir.” Bunlar Allah için çalışmamışlardır,(amel etmemişlerdir) Allah’ın yolundan başka yol, uğruna yorulmuşlardır. Bukimseler kendileri ve çocukları için çalışmışlardır. Kendi dünyaları ve dünyaarzusu uğruna yorulmuşlar sonra da bu çalışma ve yorulmanın sonucunubulmuşlardır. Dünyada ahiret sermayesi olan yorgunluk ve sıkıntı olarak,ahirette de azaba götüren bir karaltı şeklinde… Bu kimseler, artıkönemsenmezler, sorumludurlar, yüzükoyun düşmüşlerdir, arzularına ulaşamamışlar,korku içinde kendi sonları ile yüz yüzedirler.

Bu önemsizlik ve sorumluluk ile birlikte bir de azap ve elem vardır. “Yakıcıateşe yaslanırlar.” Bunlar o kızgın ateşi tadacaklar ve o ateşten azapgöreceklerdir. “Kızgın bir kaynaktan içirilirler”. Yani bukaynak son derece sıcak olacaktır. “Onlar için kuru dikenden başka biryiyecek yoktur. Ki o ne semirtir ne de açlığı giderir.” Kafirlerinyiyecek olduğu “Dari”, cehennemin ortasında biten Zakkum ağacıile ilgili haberlere dayanılarak, cehennemde ateşten bir ağaçtır diyeaçıklanmıştır. Bazıları ise, develerin yeşil iken yediği ve adına“Şibrık” denilen yere yapışık bir çeşit dikendir demişlerdir. Budiken kökünden koparılıp kuruduğunda adına “Dari” denilir kideveler onun acılığına dayanamazlar çünkü artık zehirlidir. İster “Dari”olsun ister ikinci olsun, o gün “Gıslin”: Cehennemliklerinvücutlarından akan cerahat, “Gassak”: cehennemliklerinvücutlarından akan kan ve irin ve semirtmeyip açlığı gidermeyen öteki yiyecekçeşitleri ile birlikte cehennemliklerin yiyecekleri gıdalardan bir çeşittir.

Bizlerin ahirette yapılacak bu azabın içyüzünü bu dünyada kavrayamayacağımız açıktır. Azabın bu niteliklerle sunulması bu manzaranın bizim insani duyularımıza dokunup da önemsiz hale gelmekten, zayıflıktan, arzusuna ulaşamayıp mahrum kalmaktan, kızgın ateşin yakıp kavurmasından ve kızgın su ile serinlemekten ve susuzluğunu gidermekten oluşan, develerin bile acılığına dayanamadığı hiçbir yararı ve faydası olmayan diken ile gıdalaşmanın da eklendiği “elem olgusu”nu kafamızda canlandırabildiğimiz kadar canlandırabilmemiz içindir. İşte bu algıların toplamından, duyularımızda elemin en son derecesi hakkında bir fikir ve kavram oluşur. Ahiret azabı ise bundan da öte daha da şiddetlidir. Nasıl olduğunu da -Allah korusun- ancak onu tadanlar anlarlar.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorum Yaz