MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

Mustafa NAMLI – Ne Mutlu O Gariplere

401 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Mustafa NAMLI – Ne Mutlu O Gariplere

Bismillahirrahmanirrahim

“NE MUTLU O GARİPLERE”

Hamd Alemleri yoktan var eden, El-Bâri sıfatıyla varlıkları kusursuz yaratan, El-Musavvir sıfatı ile onlara şekil veren Rahman ve Rahim olan Allah azze ve celleye, salat ve selam ulu önder, başkomutan Hz. Muhammed (sav)’e, selam herbiri gökteki yıldızlar gibi olan o nurlu ashaba ve selam bugünden öce yaşamış, bugün yaşamakta olan, bu günden sonrada yaşayacak olan bütün mü’min, mücahid, mü’mine, mücahide kulların üzerine olsun inşallah.

“İslam garip başladı ve başladığı gibi garip hale gelecektir. Müjdeler olsun o gariplere”

                Müslim de geçen bir hadisi şerif üzerine olacak bu ayki yazım inşaAllah. Allah(cc)’nun Rasulünün müjdelediği o insanlar kimlerdir. Onlardan bahsetmeye çalışacağım inşaAllah . İslam garip başladı. Öyle başladı ki Lailaheillallah diyen canını ortaya koymak zorunda idi. Öyle başladı ki Ahad dediği için Hz. Bilal(ra) mekke’nin kızgın çöllerine yatırılıp işkence görüyordu. İşte garip başladığı gibi tekrar garip hale gelecektir.

Pekâlâ, garip dediğinde Rasulullah (sav) kimi kastetmişti. Ya da Kimdi garip olanlar.

Onlar öyle insanlardı ki şirkin ve münkerin çoğaldığı bir zamanda marufu, hakkı yayan insanlardı. Herkes insanların akıllarından, hevalarından, uydurdukları ideolojilere hurafelere göre yaşarken Allah(cc)’nun göndermiş olduğu şeriata bağlı olarak yaşayan insanlardı. Herkes adetlere, örfe bağlanırken onlar sünneti saniyeye bağlanan insanlardı.

Allah (cc)’nun Resulüne sordu sahabeler “Kimdir bu garipler ya Rasulallah” “İnsanlar bozduklarında, insanlar fesada uğradıklarında ve uğrattıklarında onlar ıslah eden insanlardır.”(Tirmizi) yani  Hz. Peygamber onlar hak yolundan ayrılmayan, insanlar bozulsa da onlar bozulmayan ve ıslah edenlerdir buyurmuştur.

Pekala neydi bu insanları garip yapan?

İslam’ın İlk başladığı ve insanların garip olduğu ve çevresine yabancılaştırdığı o döneme gitmeliyiz ki. Bu insanlar nasıl garip olmuş onu anlayalım.

Allah(cc)’nun Rasulu(sav)  Peygamber olarak gönderilmeden önce Mekke’nin en sevilen insanı herkesin el emin dediği  herkesin es sadık dediği. Hatta Kabe’nin tamiri sırasında Hacerul esvet taşının yerine koyulması konusunda ihtilaf ettiklerinde onun hakemliğini severek ve isteyerek kabul ettikleri bir insandı.

Peki, ne oldu da MuhammedurRasulullah olunca (sav) durum birden değişiverdi. Neden yabancılaştı ve garip olanlardan oldu?

Rabbimiz vahyini gönderip AllahRasulu(sav)’e Kendisinden başka İlah olmadığını, insanlara da bunu’ kalk ve inzar et’ diye emredince oda sefa tepesine çıkınca işte ne olduysa bundan sonra oldu.

“Efendimiz (sav) şimdi söyleyeceklerimi iyi dinleyin. Ben size önünüzde şiddetli bir azap olan günden sakındırmak ve bir olan Allah(cc)’yu Tevhid etmeyenlerin çetin olan o azaba uğrayacaklarını haber vermekle görevlendirildim”(Buhari)

Deyince önce amcası bırakın toplum içerisindeki yakınlığını akrabalık bağı olan amcası ebu leheb şaşkına döndü ve bizi bunu içinmi buraya çağırdın diyerek münasebetsiz ve yakışıksız sözler sarfetti.

Efendimiz(sav) onları Allah (cc)’nun dinine davet ettiğinde hakka ve hakikate çağırdığında birden ilişkiler değişmeye başlamıştı. O çok sevdikleri o çok güvendikleri insanla olan ilişkiler birden değişmişti. İnsan olarak ahlak olarak değişmiş miydi. Asla! Ama değişen artık onun Allah(cc)’nun Rasulu(sav) olmasaydı Allah(cc)’nun şeriatını ve tehditlerini onlara açıklamasıydı. Onların derdi Muhammed ibni Abdullah’la değil Allah(cc)’nun Rasulu Muhammed(sav) ileydi.

Yani Allah(cc)’nun Peygamberi ile açıkladığı otorite ve hakimiyyetin Allah(cc)’nun olduğu gerçeğiydi. İşte buydu Allah(cc)’nun Rasulu Muhammed Mustafa (sav) ‘e düşman yapan.

SORU: Allah(cc)’nun Rasulu(sav) Kureyş halkını safa tepesine çağırıp onları Allah(cc)’yu Tevhid etmeye davet ettiğinde ona karşı söyledikleri sözle bugün bizimde davet ettiğimizde sizin şahsınızla bir sorunumuz yok dini anlayış ve yaşantınızla sünnete bağlılığınızla sorunumuz var diyen insanlarla arasında ne fark var?

Onun için (sav) “Din garip başladı ve tekrar garip hale gelecektir.” Buyurmuştur.

İşte anda herşey değişmişti. Kendi ifadeleri ile el emin dedikleri  O’(sav) ‘e artık sen yalancısın diyorlardı. Daha dün sizdiniz. Es-sadık olan sensin diyen Ne oldu birden olan işte buydu. Allah(cc)’nun Rasulu (sav) islamı savunuyor olmasaydı. Hakimiyyetin kayıtsız ve şartsız Allah(cc)’nun olduğunu savunuyor olmasaydı. Kendilerine çok yakın olarak gördüklerini Hz. Peygamberi artık yabancılaştırmışlardı. Artık O ve Onunla beraber olanlar garip olmaya yabancılaşmaya başlamışlardı.

Toplum içinde sen nasıl Şeriatı savunup Allah(cc)’nun hakkında bahsedince seni nasıl yabancılaştırıyorlarsa aynı şekilde O’ (sav)’i de o şekilde yabancılaştırıyorlardı. Evet görüldüğü gibi insanı garip vasfına koyan onu yabancılaştıran kendisi değil demekki.

Düşünün bir anne baba evladına garip olabilir mi? Yabancılaşabilir mi hiç? Fakat yaşamış olduğumuz bu dünyada gayet sık ve net bir şekilde görülebilmekte. Ne zamanki evlat Kelime-i Tevhidi ikrar ediyor. Ve peygamberine itaat etmeye başlıyor. Onun sünneti seniyyesine göre yaşamaya başlıyor. Ne zamanki dikkat etmeye başlıyor. Ne zaman ki Müslüman genç delikanlı sarıklı sakallı dolaşmaya başlıyor. O zaman artık yabancılaşma başlıyor. Dışlama, zorlama ve nihayet şikayet. Kiminle irtibata geçip onun bu hale gelmesine kim vesile olduysa onlarla irtibatını kestirmeye çalışıyorlar.

Daha düne kadar kadar sevdiği evladı. Ne zaman Allah(cc)’nun emir ve yasaklarına riayet etmeye başladı. İşte kendi ailesi içerisinde garipleşmeye başlıyor. İnsanların çoğunluğundan olmaktan çıkıp Allah(cc)’nun dinine bağlanıp Şeriat’a göre yaşamak isteyince garipleşme başlamış oluyor.

Abdullah ibni Amr(ra) bu konuyla alakalı söylemiş olduğu burayı tam manasıyla tarif eden hadistir.

                “Allah(cc) Rasulu(sav);

                Gariplere müjdeler olsun

                Gariplere müjdeler olsun

                Gariplere müjdeler olsun dedikten sonra şöyle açıklama getiriyor. Sahabe kimdir ey Allah(cc)’nun Rasulu(sav) onlar?

                “İsyankarların itaatkar olanlardan daha fazla olduğu bir toplumda yaşayan ve böyle olmasına rağmen istikamet üzerine olan ve sünneti seniyyeye bağlı Kalanlardır”

                Yine Deylemide geçen bir hadiste.

“O garipler öyle kimselerdi ki kötüler arasında yaşayan salih insanlardır garip olanlar”

                Fesadın meşru olduğu toplumlarda salih olarak kalan ve bozulmadan böylece devam eden insanlardır garipler diyor O’(sav)

Varsın toplum bize ne derse desin Rasulullah (sav) müjdelemişmi? Öyleyse zararı yok biz zaten Rabbimize döneceğiz. Biz Allah(cc)’ya döneceğimize göre Allah(cc)’un istediği bir hayatı yaşayıp O’na dönmek durumundayız diyen insanlardır garip olanlar.

Bütün zorluklara rağmen kınayanların kınamasından korkmadan, istikametini bozmadan yaşayan gariplerden olma dileğiyle Allah(cc)’un selamı, rahmeti üzerinize olsun inşallah.

 

 

Mustafa NAMLITüm Yazıları
Etiketler:
Yorum Yaz