MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

İSTEYEN YOL BULUR İSTEMEYEN MAZERET BULUR

279 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İSTEYEN YOL BULUR İSTEMEYEN MAZERET BULUR

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’ın (C.C.) hakkıdır.Ve hamdın tamamına layık olanda O’dur.Salat ve Selam bu alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Peygamber (S.A.V.) üzerine ve ehli beytine olsun inşaAllah.

Bir şeyi yapmak isteyen bir hedefe varmak isteyen onun bir yolunu bulur.İstemiyorsa ve ona inanmıyorsa eğer mutlaka bir mazeret bulur.

Maalesef bu söylediğimiz söz bugün günümüz Müslümanlarının….?Büyük bir bölümünü tarif ediyor. İnsanlar yapmaları gereken görevleri yerine getirmeyince neden yapamadıklarına dair veya neden yapamadıklarına dair türlü türlü kendine göre meşru ve kendilerini temize çıkarmak için mazeret üretiyorlar. Dünyada mazeretler geçerli olabilir. Kendini bile kandırabilir. İnsan insanı kandırabilir. Kendisi bile inandırabilir. Fakat bir gün huzuruna gideceğin Rabbini asla kandıramaz. Allah onun tembelliklerini ihmalkarlıklarını ve günahlarını en ince ayrıntısına kadar bilmektedir. Üzerine düşen mükellefiyetleri yerine getirirken Allah’ın dinini en yücelere çıkarmak onun hayatta yasa, kural olabilmesi fertleri ve toplumlara şekil veren bir hale gelmesi son söz, son karar haline gelmesi konusunda niye üzerine düşeni yaparak neden bu dinin hizmetinde olmadın?

Bu saydıklarımızı yapmayan insanların mazeretleri vardır. Kendilerince belki meşru mazeretler olabilir. Ama Allah katında acaba bu mazeretler meşrumu? Yoksa meşru olmayan mazeretlerin arkasına sığınarak kendimizi kandırıyoruz.

‘Eğer gerçekten isteseydiniz bunun için hazırlık yapardınız'(tevbe suresi 46)

Her birimiz bu ayeti kerimenin muhatabıyız. Yeryüzünde yaşadığımız sürece hem bizim hemde Allah’ın düşmanlarına karşı mücadeleye hazırlıklı olmak ve hep bu şuur üzere hareket etmek ve bu sorumluluğu unutmamamız gerekmektedir.

Öyleyse bu sorumluluk için bir başlangıç gerekir ve bunun içinde sadece söz üretmek yetmez zaman kaybetmeden, ertelemeden bu işin bir ucundan tutmak zorundayız.

Bir an önce tevbe etmeli ve tevbeyi geciktirmemeliyiz.

Allah Resulu:’’(tevbeyi)Ertelemeyin zira erteleyenler helak oldu.’’(ihya) Buyurmaktadır.

Zira bize dünya hayatına ayrılan zamanın ne kadar olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Ve ne zaman biteceğini bilmediğimiz süreyi nasıl gevşek olarak tüketebiliriz!

Bir doktoru düşünün ameliyat masasında hasta var. Doktor yavaş yavaş hareket ediyor. Adam kan kaybından gidecek ölüyor. Yavaş yavaş bide çay kahve içeyim dersen gitti hasta öldü.

Ev yanıyor itfaiye memurları gelmişler yavaş yavaş hareket ediyorlar. İnsanlar yanıyor. Ne olur ne kadar yavaş hareket ederlerse o kadar zararı olur.

Bir Müslümanın dini yaşayıp yaşatması noktasındaki ihmalkar davranması mazeretler  üretmesi aynı bunun gibi midir?

Hayır! Bundan çok daha kötüdür. Niye? Çünkü ameliyat masasındaki hastasına iyi davranmayan doktora kötü doktor derler. Yanan evdeki insanları kurtarmaktaki gevşekliği yüzünden kötü itfaiyeci derler.

Kulluk noktasındaki ihmalkarlık ve gevşekliğe ise Allah münafık diyor.

İşte aradaki fark budur!..

Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar.  ( Tembel ve ihmalkar olurlar ) İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı pek az anarlar. Nisa Süresi 142

Allah (C.C.) bizleri onun dinine hizmet konusunda tembel, gevşek, ihmalkar olmaktan korusun inşallah. Amin

Mustafa NAMLITüm Yazıları
Yorum Yaz