MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

İMANDAN YOKSUN KALAN İNSAN

216 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İMANDAN YOKSUN KALAN İNSAN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

İMANDAN YOKSUN KALAN İNSAN

Kâinatın mutlakhâkimi olan yüce Allah’a hamd, bütün insanlara hitaben cihan şümul birşeriat ile gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v)’e âline ashabına ve İslam nizamınahayata getirip hâkim kılmak için mücahede ve mücadele eden tüm MüslümanlaraSalat ve selam olsun.

Kâinattaki insanı tanıyabilmek, insandakikâinatı tanımakla mümkündür. Evren ile insan arasında oldukça garipkozmik ilişkiler vardır. Bu ilişkilerin Sırrı eşyanın hakikatin de yatmakta. “YaRabbi bana eşyanın hakikatini öğret niyazında bulunan Nebi Aleyhisselam İşte bu kozmik ilişkiyi yakalamanın peşindeydi.

Bu ilişkiyi yakalayınca ne mi olacaktıinsan mahlûkat içindeki mevkiini daha iyi kavrayacak kendini tanıyacak haddini,Rabbini bilecekti. Bu kavrayış, tanıyış ve biliş sayesinde Evren’le aykırıkonuma (bağy, fahşa) düşmeyecek ilahi senaryoda kendisi için istenilen en uygunrolü seçip (irade) işittik ve itaat ettik diyen Evren’le uyum içinde olmayagayret edecektir.

Allah (c.c) şu kâinattaki her şeyi insaniçin, insanı da kendisine kulluk etmesi için yaratmıştır.

“Bencinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat Suresi56. Ayet)

İşte böyle bir kâinatta, ben kimim, niçinvarım, Nereden gelip, nereye gidiyorum? Gibi temel sorular tek başına aklınçözebileceği sorular değildir. Çünkü bu soruların cevapları mahlûkat âleminindışında kalmaktadır. Bu gibi varlık sorunlarını bir tek şey çözer o da “vahiydir”.Cahiliye devrinde olduğu gibi şu zamanda da çok önemli vahim meseleler vardır.

Mesela: çevre kirliliğinden daha önemlivahim olan duygu ve düşünce kirliliği, ardı arkası gelmeyen yürek işgalleri,Sevgi katliamı, organlar arasında süren iç savaş. Bireyseldüzenler, buzhaneye dönen kalpler, bakar kör gözler, uyuyan şuurlar, salınanduygular ve imandan yoksun kalan insanlar.

Asıl vahim olan ise imandan yoksun kalan,mahrum bir şekilde yaşayan insanlık âlemidir.

Böyle olunca da insanın aradığı İslam,İslam’ın aradığı ise insandır. İnsan İsterse kendini İslam’da bulacak veâlemlerin Rabbine teslim olacaktır.

Bakın Hz. Ömer (r.a) kendisini neredebulmuş nerede ilk vahiy kalbine inmiş.

Hz Ömer anlatıyor:

“Ben Müslüman olmadan önce RasulullahAleyhisselam’a sataşmak için evden çıkıp kendisini buldum; O Mescidi Harem’e erişmektebeni geçmişti. Bende vardım arkasında ayakta durdum.

Rasulullah (s.a.v) o zaman “El Hakka”suresini okumaya başladı.

Hz Ömer diyor ki: Dinlediğim kelamın belağatına,düzgünlüğü, derli topluluğuna hayran oldum.

Kendi Kendime: Bu Vallahi kureyşlilerindediği gibi bir şair galiba dedim. O sırada Rasulullah surenin şu ayetleriniokudu:

Andolsungördüklerinize ve görmediklerinize. Kuşkusuz ki bu Kur’an şerefli bir Peygamber’inAllah’tan getirdiği sözdür. O bir şair sözü değildir. Siz ne az inanıyorsunuz!”

Ben yine kendi kendime: Galiba bu adam birkâhindir.

Baksana İçimden geçenleri anladı! Dedim.

Bunun üzerine Rasulullah sureyi okumaya şöyledevam etti.

“Obir kâhin sözü değildir. Ne de kıt düşünüyorsunuz. Kur’an rabbil âlemintarafından indirilmiştir! O, bize istinaden bazı sözler uydurmayakalkışsaydı. Elbette biz onu Bundan dolayı kuvvetle yakalardık. Şah damarınıkeser atardık. O vakit sizden hiçbiriniz ona siperdeolamazdınız. O kuşkusuz takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür. Bununlaberaber biz biliriz ki sizden inanmayanlar var. Kuşkusuz ki bu Kur’an kâfirleriçin pişmanlık vesilesidir. Gerçekten o şüphe götürmez bir  bilgidir. Ohalde haydi tesbih et Rabbini, Rabb’inin Yüce ismiyle!”

Rasulullah (s.a.v) sureyi okuyup bitirinceher yerde kemiklerime vurana kadar İslam meyli düştü, İslam hâkim oldu!”

Bizler Ömer’in dinlediği o hayran kaldığıo Kur’an’ı kaç seneden beri okuyoruz, ezberliyoruz. Peki ya kalbimizekemiklerimize varana kadar vahiy indimi? hissettik mi bunu? İşledi mi içimize?

Ayette geçtiği gibi

“Nede kıt düşünüyorsunuz”

Allah Resulü: Ashabına ilk olarak imanıöğretmişti.

Soruyorum şu düşünebilme kabiliyetiyleyaratılan insanlık âlemine: ilim amel olmadan, amelde iman olmadan, imandasamimiyet teslimiyet olmadan, olur mu?

Ayette ne diyordu: “Siz ne az inanıyorsunuz?

“EyRabbimiz! Gerçek şu ki biz, rabbinize inanın! Diye imana çağıran bir davetçiyi (PeygamberiKur’an-ı) işittik hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla,kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz.” (Ali İmranSuresi 193. Ayet)

Onlar duyup hemen iman etmişler biz ise senelerdirbu davetçiyi işitiyoruz ama icabet edemiyoruz.

“AncakAllah’a kalbi Selim (temiz bir kalp) ile gelenler o gün de fayda bulur.”  (ŞuaraSuresi 89. Ayet)

İnsanlar çevre kirliliğini düşünmektenkalplerini temizlemeye fırsat bulamadığı için imana hayatlarında koyacak olan otemiz yeri de bulamamıştır.

Enes (r.a)’den rivayetle:

Rasulullah buyurdu ki:

“İmanne temenni ve ne de süslemeile elde edilebilir. Çünkü imankalpte yerleşipamelle doğrulananbir hakikattir.”

Evet, düşünceleriniz, hayatlarımız,beyinlerimiz, tamamen felç geçirmiş bir durumda kimsenin ne imanı ne de cennetive cehennemi düşünecek vakti ve hali yoktur. Kimsenin işkence gören Müslümanlaraacıyacak vicdanı da kalmamıştır.

“Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taşgibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklarfışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır kiAllah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz (gafil) değildir.”(Bakara Suresi 74. Ayet)

“(Alayla) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz. Veşuursuzca başkaldırıyorsunuz.” (Necm Suresi 60-61. Ayet)


Kur’ansoruyor bizlere sahi nasıl beceriyorsunuz bunu? İmanınızın, Kur’an’ınızın,coğrafyanızın, esir edildiği insanınızın, manevi bir soykırıma uğradığı, tümdeğerlerimizin yağmalandığı, sayısız  insanın yüreğinden vurulduğu birortamda hala nasıl gülebiliyorsunuz?

Unutmayalımki kalpler ve hayatlar bütün pisliklerden Kur’an ve Sünnet ile temizlenmediğisürece ne dünyada nede ahirette gülmek, mutlu olmak asla mümkün olmayacaktır.

Biz de deriz ki bizi bu dünyada kendi ulvi davasının bir parçası olarak kabul eden ve buna layık gören her daim de bizi görünmeyen orduları ile destekten Allah’a hamdolsun. (Âmin)

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Mücahide ŞANLITüm Yazıları
Yorum Yaz