MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

İLİMDEN FAYDALANMAK VE ONUNLA AMEL ETMEK

177 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İLİMDEN FAYDALANMAK VE ONUNLA AMEL ETMEK

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

İLİMDEN FAYDALANMAK VE ONUNLA AMEL ETMEK

Abdullah İbnu Amr İbni’l-As(radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şuduayı okurlardı: “Allah’ım, huşû duymaz bir kalbten sana sığınırım,dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydasıolmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım.” [Tirmizî, Da’avât 69,(3478); Nesâî, İstiâze 2, (8, 255).]

1- Hadisbirbirinden ayrı gibi görünen dört meseleye temas etmektedir:  Huşû, saygıya götüren korkudur. Kalbin huşûduyması, Allah’tan korkup saygıyla dolmasıdır. Şârihler, zikrullahla sükûnet veitminana ermesi olarak açıklarlar. Şu halde huşû duymayan kalp, Allah’ı zikretmektenzevk almayan, itminan bulamayan kalptir.

 Dinlenmeyen dua, kabûl görmeyen, icâbetemazhar olmayan duadır. Bu ise Allah’ın rahmet nazarını kestiği kimselere mahsusbir durumdur.* Doymayan nefis: Allah’ın kendisine verdikleriyle yetinmeyen,nasibine düşen rızka kanaat etmeyen, mal toplamaktan usanmayan, hırsına zebun(güçsüz,zayıf)olmuş kimse demektir. Çok yemekle doymayan da denmiştir. İbnu Melek mevkî vemakama doymayanı da buraya dâhil etmiştir. Kısacası nefsin maddî ve dünyevîhevesâtının peşinde koşan, durak bilmeyen nefisler bu gruba girer.

Faydasıolmayan ilim: Amel edilmeyen, halka öğretilmeyen, ahlâkın, ef’âlin, konuşmanıngüzelleşmesinde işe yaramayan bilgilerdir. İhtiyaç duyulmayan veya öğrenilmesiiçin şer’î izin vârid olmayan ilimler de buraya girer. Gerek dünyanın ve gerekâhiretin kazanılmasında ilme büyük yer veren, ilk emri “oku” olandinimizin “faydasız ilim” diye bir mefhum getirmesi ve bu mefhumagiren ilimleri yasak etmesi, üzerinde durulması gereken bir husustur.

Şunu hemenbelirtmek isteriz: Ne faydasız ilmi kınayan hadisler, ne de bunları şerhedenâlimler herhangi bir ilmin ismini zikrederek örnek göstermezler. Demek ki bu,izâfi bir durumdur. Yâni, dinimiz açısından hiçbir ilim “faydasız”değildir. Ancak zemine, zamana ve ferdlere göre bazı ilimler faydasız olabilir.Kişi ferasetiyle bunu tâyin edecektir. Âyet-i kerime’de: “Senin için, hakkında bir bilgi hâsıl olmayan şeyin ardınadüşme. Çünkü kulak, göz, kalb bunların her biri bundan mes’uldür” (İsrâ36) buyurulmuştur. Kişi dünyevî ve uhrevî meselelerine veya meslekîihtisasına girmeyen şeylerle meşgul olurken, ilmini yaparken faydalık,gereklilik süzgecinden geçirmekle mükelleftir. Dünyevî ve uhrevîsorumluluklarına giren mevzûlarda eksiklikleri varken, ihtisasına girensahâlarda öğrenmesi gereken bilgiler varken, lüks bilgiler, afakî mâlumât vemeşguliyetler bu lüzumsuz sınıfa girebilir.

Kendi tarihve coğrafyamızın câhili iken diğer millet ve coğrafyalarda teferruat bilgiler,hayata hazırlanma safhasında (büluğdan önceki devrede) din bilgisi, meslekbilgisi gibi zarûrî bilgiler varken bunları bırakıp genel kültür diyeöğretilen, öğrenilen âfakî ve lüks bilgiler hep bu “faydasız ilim”sınıfına girer.

2-Hadisleilgili olarak şârih Tîbî’nin yaptğı açıklama bu dört şeyi belli esaslarçerçevesinde birleştirmektedir. Der ki: “Bu dört arkadaşa yakından bakacakolursak, her birinin, belli bir gâye için mevcut olduğunu görürüz. Yâni o şeybu gâye için vardır, varlığı, ona dayanmaktadır. Sözgelimi, ilimlerin tahsili,onlardan istifâde içindir. Eğer bu ilimden istifâde edilmezse bu bir ihtiyaçolmaz, bilakis vebal olur ve dolayısiyle ondan istiâze gerekir.

Kalbegelince, o yaratıcısından korkup O’na karşı saygı duymak için yaratılmıştır.Göğüs bu haşyete açılmalı, içerisine haşyet nuru girmelidir. Kalb böyle değilsekatılaşmış demektir. Katı kalpten Allah’a sığınmak gerekir. Zîra âyet-i kerime: “…Kalpleri Allah’ın zikrinden(başıboş ve) kaskatı kalmış olanların vay hâline! Onlar apaçık bir sapıklıkiçindedirler” (Zümer 22) buyurulmaktadır.

Nefsegelince, aldanma evi olan dünyadan uzaklaşıp, ebediyet evi âhirete meylettiğiölçüde îtibar edilir. Eğer nefis dünyaya düşkün ve maddiyata karşı doymakbilmez bir hırs içinde ise kişinin en büyük düşmanı demektir. Onun istiâzeetmesi gereken yegâne şey artık nefsidir.

Duanın icâbetgörmemesine gelince, bu hal, dua eden kimsenin ilim ve amelinden istifâdeetmediğini, kalbinin Allah’a karşı haşyet duymadığını ve dahi doymak bilmez,harîs bir nefse sahip olduğunu gösterir.”

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayetedildiğine göre şöyle söylemiştir: Resûlullah (s.a.v)’in ettiği dualardanbirisi de şu idi:«Allahım! Fayda vermeyen ilimden, kabul edilmeyen duadan,korkmayan kalbden ve (dünyadan) doymayan nefisten şüphesiz sana sığınırım.»

Hadisin-Fayda vermeyen ilimden…» fıkrası ile ilgili olarak Sindi şöyle söyler :Çünküilimlerin bir kısmı sahibine hiç fayda vermez. Bilâkis onun aleyhine dönüşür.Suyuti, faydalı olmayan ilmi şöyle açıklar: Faydalı olmayan ilim kişinin gizlihuyunu ve ahlâk duygularını temizlemeyen, bu nedenle onun durum vedavranışlarını olumlu yönden etkilemeyen ve dolayısı ile âhiret sevabınıkazandırmayan ilim türleridir. Resûlullah (s.a.v), Allah Teâlâ’nın azametiniifade etmek, kendi kulluğunu beyan etmek, kulun daima ALLAH ‘tan korkmasınıngereğini ve her zaman ona muhtaç olduğunu belirtmek için hadiste sayılanşeylerden Allah’a sığınmıştır. Ayrıca bu duada bulunmakla ümmetini teşvik vetâlim buyurmuş oluyor.Anılan bu şeylerden Resûlullah’ın bir endişesi olduğuihtimali düşünülemez.Çünkü Peygamber (s.a.v)’in masum (günahsız) olduğubilinmektedir.

Miftâhü’I Hâce müellifi de faydalı olmayan ilimleri şu kısımlara ayırır:                                      

1-Bilinip onunla amel edilmeyen ilim                                                                                                                        

2-Bilinip başkasına öğretilmeyen ilim                                                                                         

3-Sahibinin durum ve davranışlarını düzeltmeyen ,keza sahibinin huyunu temizlemeyenilim                                                                                                                     

4-Bilinmesine ihtiyaç duyulmayan ilim

5-Dinin tasvip ve teçhizetmediği (sihir ilmi gibi) ilim ve benzerleridir.                   

Hadisin, “Doymayannefisten” bölümü ile dünya hırs ve tamaı kasdedilmiştir.Yani dünya malına venimetlerine aşırı düşkünlüğü dolayısıyla doymak bilmeyen nefisten sanasığınırım Allahım! Fakat ibâdete, sâlih amellere ve hayır işlerine düşkünolmak, bunlara doymamak ve ihtiraslı olmak dinen övgüye lâyık ve matlubtur.                                                                          

Nitekim Tahâ sûresinin 114. Âyetinde “Ve de ki ey Rabbim! benim ilmimi arttır”buyuruluyor.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Süleyman ARSLANTüm Yazıları
Yorum Yaz