MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

İDDİALAR İSPAT İSTER

36 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İDDİALAR İSPAT İSTER

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a, salat e selam son Rasul Hz. Muhammed (sav)’e Aline  ashabına ve onların yolunu takip edenlerin üzerine olsun İNŞALLAH.

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan esini yaratip ikisinden bir çok erkekler ve kadinlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adina birbirinizden dilekte bulundugunuz Allah´dan ve akrabalik (baglarini kirmak)tan sakinin. Süphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.” (Nisa suresi 1.ayet)

Allah c.c Hayet rehberi ve hidayet kaynağı olarak nazil etmiş olduğu kitabı keriminde pek çok Ayeti kerimede Kendisinden korkmayı emretmektedir. Ancak bu korku insanoğlunda yalnız kuru bir iddiadan ibaret olmamalı, bunun hayatında belirtileri olmak zorundadır. Zira alimler “kişede ümit belirtisi emredilenleri yapmak korku belirtisi ise yasaklananlardan sakınmaktır” demişlerdir. Mesela bir çocuğun babasından korkmasının alameti yapma dediği şeyi yapmamasıdır. Korktuğunu iddia edip bildiğini yapmaktan geri durmayan bu söyleminde yalancıdır.  İçinde bulunduğumuz taplumu bu bakış açısıyla incelediğimizde toplumların ve fertlerin de Allah tan korkmasının alameti, onlar üzerinde sözü geçenin Alemlerin Rabbi olan Allah olmasıdır. Bir toplum Allah’ın yap dediğini yapmaktan uzak, yapma dediğine de sımsıkı sarılmış ve onlarla bütünleşmiş ve buna rağmen sorulduğunda Allahtan korktuklarını söyemeleri boş ve asılsız bir iddiadır.. Asılda bunun tek bir temel sebebi vardır o da Allah Azze ve Celle’nin gereği gibi tanınmamış olması yani toplumların ve fertlerin Marifetullah’tan Allah’ı tanıma ilminden yoksun olmalarıdır.  “Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O’nun avucundadır. Gökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.” (Zümer suresi 67)

Allah’ı tanımaktan aciz bir toplum elbetteki ondan korkmayacaktır. Tanımaması kişinin , onun azabını, güç ve kudretini, dilediğini yapmaya kadir olduğunu , her an gören ,işiten ve her ne olursa olsun ondan haberdar olduğu şuurundan uzak bir hayat yaşamasına sebep olur. ve böylece insan hesabı mutlak hayatı hesapsızca yaşamaya başlar..  Ondan korkanlar ise onu gereği gibi tanıyanlardır. “Allah’tan hakkıyla ancak Alimler korkar.” (Fatır 28)

“ Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve Peygamberine inanın ki O, size rahmetinden iki kat versin ve size ışığında yürüyeceğiniz bir nûr lütfetsin; sizi bağışlasın. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Hadid 28. Ayet)

Alimlerden biri şöyle demiştir:

“Hüzün yemeyi engeller, korku da günahları engeller,ümit itaati güçlendirir,ölümü hatırlamak da boş şeylerden uzak durmayı sağlar.”

Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“Kulun vücudu Allah korkusu ile ürperdiği zaman günahlar, yaprakların ağaçtan döküldüğü gibi dökülür.” (Beyhaki,1/491)

Bu gün yeryüzünde fahşanın , münkeratın azgınlıkların ve zulmün had safhada olmasının temel sebebi toplumların Allah korkusundan uzak bir hayat yaşayarak şeytanın ağına düşmeleri ve kendilerini ilk defa yarattığı gibi tekrar diriltip huzuruna hesap için toplayacağı Rablerini tanımamaları sebebiyledir. İnsanın fıtratındaki şeytani istekleri dizginleyen ve frenleyen Allah korkusudur. Bundan yoksun olan insan patlamaya hazır bomba gibidir. Kime nerde ne zarar vereceği hiç belli olmaz. Bu gün insanların küçücük bir menfaat uğruna cana ,mala,ırza ve namusa kıydıklarını görmekteyiz. Bu ise korkusuzluğun en büyük alemeti değilmidir?..

Anlatılır ki:

“Adamın biri bir kadına tutulur. Günün birinde kadın bir iş için yolculuğa çıkar. Adamda kadının peşinden gider. mola yerinde herkes uyuyunca aşık, fırsattan faydalanıp sırrını kadına açar. Kadın da: “Herkes uyuyor mu, bir bak .” der. Kadının sözünden isteğinin yerine geleceğini zanneden adam sevinir ve heyecanla etrafı gözetledikten sonra herkesin uykuda olduğunu kadına haber verir. Bunun üzerine kadın: “Ne dersin? Acaba Allah (cc) da bu saatte uyuyor mudur?” diye adama sorar. Adam :”Allah Teala uyumaz. Onu hiç bir zaman uyku ve uyuklama tutmaz.” Diye cevap verir. Bu cevabı alan kadın der ki: “İnsanlar uyuyor ve bizi görmüyorlarsa bile uyumayan ve uyku tutmayan Allah Teala bizi görüyor. O halda asıl korkmamız gereken o değil midir?”

Kadının bu sözünü işiten adam pişman olur. Allah korkusu ile irkilir ve tuttuğu yoldan geri döner. Öldüğü zaman onu birisi rüyasında görür. “Allah sana bu günahından dolayı ne yaptı?” diye sorar. Adam : “Allah’tan korktuğum ve o günahı terkettiğim için o beni affetti.” Diye cevap verir.

Kişi,  uyku ve uyuklama kendisine asla uğramayacak olan Allah’ın, her anına vakıf olduğunu unutmamalıdır.

Rivayete göre Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah şöyle buyurur”:

“ şu iki korku ile iki güveni kulumda bir araya getirmem. Dünyada benden korkanı ahirette güvende kılarım. Dünyada kendisini benden emniyette sayanı ahirette korkuya düşürürüm.” (Beyhaki 1/483)

“Siz onlardan korkmayın, eğer mü´minlerseniz, Ben´den korkun.” (Ali imran 175)

Ayete dikkat edersek Allah c.c Müminin Allah’tan korkmasını emrediyor.

Hz. Ömer (ra) Kur’an dan bir ayet dinlediği zaman Allah korkusundan baygın olarak düşerdi. Bir gün eline bir saman çöpü alarak: keşke bende saman çöpü olsaydım da anılmaya değer bir şey olmasaydım. Keşke annem beni dünyaya getirmeseydi.” Dedi ve göz yaşları taşarak ağlamaya başladı. Nitekim onun yüzünde göz yaşları sebebiyle oluşmuş çizgi misali syah iki iz bulunmaktaydı.

Rasulullah ( sav) şöyle buyurmuştur:

“ Allah korkusu sebebi ile ağlayan kimse sağılan süt memeye dönmedikçe cehennem’e girmez.” (Tirmizi,2311)

Allahtan korktuğunu idda eden bu söylemini hayatıyla ıspatlamalıdır.Allahın emrlerini ve farzlarını yerine getirmeli, yasakları ve haramlarından da kaçınmalıdır . ve hayatıyla ilgili tüm melelerinde, yemesinde, içmesinde,konuşmasında,evlenmesinde,mirasında,aile hukukunda,akrabalarıyla münasebetinde,komşu ilişkilerinde, ekonomisinde,ticaretinde vs. O’nu tek söz sahibi yapmalı ve ihtilaflı meselelerinin çözümünde indirdiği kitabın ve gönderdiği elçisinin hükmüne uymalıdır. Zira bu Allah’tan korkmasının da  Mümin olmasının da yegane ıspatıdır.

“Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.” (Ahzap 36. Ayet.)

Rabbim bizlere kendisini gereği gibi tanıyıp itaat eden ve gereği gibi korkan kullarından olmayı nasip eylesin.

RABBİM HAKKI HAK BİLİP ONA TABİ OLAN BATILI BATIL BİLİP ONDAN UZAK DURAN KULLARINDAN OLMAYI NASİP EYLESİN. AMİN..

 

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN.

 

Hayrun NİSATüm Yazıları
Yorum Yaz