MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

HAK İLE BATIL BİR OLUR MU?

287 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
HAK İLE BATIL BİR OLUR MU?

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hak ile Batıl Bir Olur mu?

Hamd Hak ilebatılın ayrılması için insanlığa peygamberler gönderen âlemlerin Rabbi olanAllah azze ve celleye mahsustur. Salât ve selam Hakkın temsilcisi olan Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) in üzerine olsun.

“O, gökten su indirdi de derelerkendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyasıveya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden deböyle köpük olur. İşte Allah, Hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğegelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah böylemisaller verir.”(RAD 17)

Bu ayetikerime aslında çoğumuzun baş gözüyle şahitlik ettiği tekvini nizamın birmanzarasıdır. Allah azze ve cellenin yağan yağmurun ardından derelerin taşması,su yüzeyinde köpüklerin birikmesi ve bu köpüğün akan suyla birlikte gözlerdenkaybolması son derece normal ve bilinen bir doğa olayıdır. Ancak ilâhî kelamdabu olay Hak ile Batılın, doğru ile yanlışın veya aydınlık ile karanlığın her açıdannasıl ayrıştığını gösteren bir misal olarak karşımıza çıkıyor. Basit gibigörünen tabiat olaylarının dahi aslında ilâhi kudretin birer işareti olduğugerçeğine çekiyor dikkatlerimizi.

Şimdi bumisal üzerinde biraz düşünelim: Suyun yüzeyinde biriken köpük bazen o kadarbirikir ki, su yüzeyinin tamamını kaplar ve adeta akan su değil de akanköpüktür. Ancak ne kadar çok olursa olsun sonuçta köpük köpüktür değil mi?Altından akan nehrin gücüne ne kadar dayanabilir ki? Çünkü asıl olan sudur vebize, tabiata hayat veren rahmettir; diğeri ise biraz sonra yok olmaya mahkûmbir kalıntıdır. Aynı şekilde altın, gümüş ve demir gibi çeşitli işlerdekullanılmak üzere eritilen madenlerin yüzeylerinde biriken tortular da tıpkıköpük gibi geçicidir; asıl ve faydalı olan ise madendir. İşte bu yüzden Hak,can veren suya, faydalı olan madene; batıl ise varlığı geçici olan, yok olmasıan meselesi su yüzeyindeki köpüğe ve madenin üzerinde birikmiş tortularabenzetilmiş. ” Batıl zaten yıkılmaya mahkûmdur”(İsra 81) ayeti debunu ifade etmekte. Dolayısıyla Hakkın gücü gerçektir, batılınki ise sahtedir.Bu itibarla Hz. Musa’nın asasının gerçek yılan olup sahte (batıl) yılanları yokettiğini bildiren ayette son derece anlamlıdır. Bu misaller, Hakk’a inananlarolarak bizlere kuvvet vermelidir.

Şöyle ki;çoğu zaman batıl, gözümüzde yıkılamayacak veya karşı konulamayacak bir güç gibigörünebilir. Buna asla aldanmamalıyız. O, güçlü gibi görünse de Hakk’ınkarşısında son derece zayıftır. Batılın Hakk’a karşı gücü, ne kadar çok da olsaköpüğün suya karşı gücü mesabesindedir. Ancak bunu anlamamız için inancımızla, mücadelemizleHakk’ın yanında olduğumuzu göstermek zorundayız. Kuranı kerimde anlatılan herbir Peygamber kıssası bize bu gerçeği vurgulaması bakımından büyük önemtaşımaktadır.

 Her Peygamber, batıla karşı bir Hak mücadelesivermiştir. Kuranı kerimin sık sık yer verdiği bu mücadelelerde göze çarpan ilkhusus, bâtılın sayı ve maddi olarak üstünlüğüne karşı Hakk taraftarlarınıngözle görülebilir ciddi bir güçlerinin olmayışıydı. Sevgili Peygamberimizin biravuç insanla başlattığı Hakk mücadelesinin hiçbir batıl ve şeytanî güçtarafından durdurulamamış olması da bu gerçeğin önemli bir parçasıdır.

Şunuunutmamalıyız ki, Hakk’ın gücü yine Hakk’tan gelmektedir. Nitekim bir âyetteRabbimiz, kendisini “Hakk” olaraknitelerken, kendisi dışında tapınılan, ibadet edilen unsurların ise “bâtıl” olduğunu zikretmektedir. Allahazze ve celle, nankörlük edip ayetlerine sırt çevirenlerin davranışlarını boşve faydasız ilan ederken, Hz. Muhammed’e “Hakk”olarak indirilen kitaba inanıp bu doğrultuda yararlı işler yapanların isegünahlarını bağışlayacağını müjdelemektedir. Bu müjdeyi de dikkate aldığımızzaman her ne şart altında olursa olsun doğrunun, gerçeğin yanında yer almaktanasla çekinmemeli, ancak Allah’a dayandığımız takdirde tüm şeytanî ve batılgüçlere karşı dik durabileceğimizi bilmeliyiz “İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın.Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunlarıAllah sakınasınız diye emretti.”(En-am 153) Allah (c.c) bizleri yoktan varedip sayısız nimetlerle donattığı dünyaya göndermiş ve bizden kendisinitanımamızı istemiştir. Allah (c.c) kendisini tanıyabilmemiz, kullukyapabilmemiz, gereği gibi hayatımızın her alanında tevhid edebilmemiz içinöncelikle bize akıl vermiş, kendi varlığımız ve etrafımızda meydana gelen harikulâdeolaylar üzerinde tefekkür etmemizi emretmiştir.

AllahTeâlâ’nın bizlere kendisini tanıma yolunda bahşettiği akıl nimetinden sonraikinci önemli nimeti ise; Rabbimizi, âhireti, cennet ve cehennemi, dünyadaykenyapmamız ve kaçınmamız gereken konuları bizlere anlatan peygamberlergöndermesidir.

Allah (c.c)nun peygamberleri vasıtasıyla bizlere bildirdiği inanç, ibadet ve muamelat ileilgili bilgiler bütününün oluşturduğu hayat nizamına din denir. Dünya ve ahiretsaadetini elde etmemiz, Yaratıcımızın rızasını kazanmamız ancak İslam dinininbizlere sunduğu prensipler doğrultusunda bir hayat yaşamamızla mümkündür.

 Allah (c.c) nun Hz. Âdem (a.s)’den sevgili PeygamberimizHz. Muhammed (s.a.v) e kadar gönderdiği tüm peygamberlerle insanlara ulaştırdığıçağrıda hiç bir değişiklik olmamıştır. Bu yönüyle Hakk’ın dini veya Hakk’ınyolu tektir ve değişmemiştir. Allah’ın varlığına ve birliğine, ahirete,meleklere, peygamberlere ve getirdikleri kitaplara inanmayı gerekli kılan tevhidinancı, ilk peygamberden son peygambere kadar aynı şekilde devam etmiş vehiçbir değişikliğe uğramamıştır.

Şeytanın venefsimizin batıl telkinlerine kulak asmamamızı aksi takdirde Hak yoldan sapıpayrılığa düşebileceğimizi haber vermektedir. Akıllarını kullanmayan,peygamberlerin getirdiği tevhid inancına tabi olmayıp hevalarının ve şeytanınsaptırıcı yönlendirmelerinin peşine takılan insanlar, tarihin her döneminde çokçeşitli yanlışlıklara düşebilmekte, birçok zararlı ve sapık inanç yahutuygulamalara sahip olabilmektedirler. Nefislerinin ve şeytanın kılavuzluğundayönlerini tayin edenler, Haktan uzak Allah’ın yolundan uzak, insanı gerçekanlamda tatminden uzak, çok sayıda batıl yola saptıklarından bir türlü doğruyubulamamaktadırlar.

‘’Allah (c.c) inanıp yararlı işleryaparak kendi yolunda yürüyenlere dünyada saadet, ahirette ise cennet vaatederken, ilahî hatırlatmalarını dinlemeyip yolundan yüz çevirenlere de dünyadave ahirette azap hazırladığını haber vermektedir.’’ (Secde19-22)

Umalım ki Rabbimiz bizi Hak taraftarları ile birlikte Hakkın temsilcileri olan peygamberlerle birlikte haşretsin inşallah.

Selam ve Dua İle…

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Nesibe HATUNTüm Yazıları
Yorum Yaz