MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

DUA – 2

221 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
DUA – 2

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd yerleri,gökleri ve ikisinin arasındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan, bizlerihidayet olarak kitabı vahy eden, kainatın efendisi, tek ve yegane İlah,Rab,ibadet ve itaat edilmeye layık olan Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur.Salet veselam peygamberlerin sonuncusu, yaşayan Kur’an , kendisine tabi olunmadıkçacennetin imkansız olduğu müminlere karşı şefkatli, kafirlere karşı ise şiddetliolan Hz.Muhammed Mustafa (sav)’ ya, aline , ashabına, bugüne kadar yaşamış,bugün yaşayan ve bugünden kıyamete kadar yaşayacak olan tüm müslümanlarınüzerine olsun

“… Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre; Resûlullah (sav) şöyle buyurdu, demiştir   :

“Sakınherhangi biriniz “Allahım! Dilersen bana mağfiret eyle” biçiminde duâ etmesin ve dileğindekesin ifâde kullansın (yâni“Al­lahım bana mağfiret eyle” desin).Çünkü şüphesiz Allah’ı zorlayan (hiç bir kuvvet) yoktur.”

Bu hadîsi; Buhâri, Müslim,Tirmizi, Ebû Davud ve Mâlik de rivayet etmişlerdir.

Duâ ederken“Dilersen” kaydını koymak sakıncalıdır. Çünkü san­ki Allah dilemezsebile herhangi bir kimseyi bağışlamaya zorlanabi­lir, gibi yanlış bir anlamayayol açar. Halbuki Allah herşeyi irade­siyle, dilemesiyle yapar. Hiç bir şeyezorlanamaz, hiç bir kuvvet O’nu birşeye mecbur edemez. Diğer taraftan bu kayıtduâ edeni müstağni gibi gösterir. Yâni istersen bu duayı kabul et, istersenkabul etme. Pek ihtiyacım yoktur, gibi sakat bir mânâ çıkabilir. Oysa bütün var­lıklarO’na muhtaçtır.

Bu itibarla duâ eden kimseazimli ve kesin ifâde kullanmalıdır ve duasının Allah katında kabule şayanolduğu kanaatini beslemelidir.

Hadîsin zahirine göre bukaydı kullanmak haramdır.İbn Abdil-Berr böyle hükmetmiştir.Nevevi  ise bu yasağın mekruhluk için olduğunusöylemiştir.

Aynı zamanda etmişolduğumuz duaların kabul olması için Allah azze ve celle’ye O’nun güzel vebüyük isimleri yani İsm-i A’zam  ile duaedilmesi teşvik edilmiştir.

Büreyde (bin el-Husayb)(Ra)’den; Şöyle de­miştir :

Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir adamın (ki Ebu Musael-Eş’ari’dir)  “Allahım! Ben senin zâtında, sıfatlarmda ve fiille­rinde tek olupbenzeri ve ortağı olmayan, her şeyden müstağni olup tüm varlıkların muhtaçolduğu, doğurmayan, doğurulmayan ve hiç bir şey O’na denk olmayan Allaholduğunu itiraf ederek senden (ha­yır) isterim”diye duâ ederken sesini işitti. Bunun üzerine Resûlul-lah (Sallallahü Aleyhi veSellem) şöyle buyurdu:

«(Canım kudret elinde olanAllah’a yemin ederim ki) Şüphesiz buadam Allah’tan İsm-i A’zam’ı ile istedi, o İsm-i A’zam ki onunla Allah’tan(bir hayır) istenince verir ve onunlaçağırıldığı zaman dua­yı kabul buyurur.»”

Bu hadisi; Tirmizi, EbûDâvûd, Nesâî, Ahmed, İbn-i Hibbân ve Hâkim de rivayet etmişlerdir.

Allah’ın isimlerinden “El-Ahed”: Zâtında,sıfatlarında ve fiille­rinde tek olup; eşi, benzeri ve ortağı olmajıan,demektir. “Es-Samed” ise :Her şeyden müstağni olup her şeyin muhtaç olduğu ezelî ve ebe­dî varlık,demektir.

Bu hadîs, Allah’ın birİsm-i A’zam’ımn bulunduğuna, bu isimle anılarak duâ edildiği zaman kabulbuyurduğuna ve bu ismin hadîs­te anılan cümlelerin içinde olduğuna delâleteder. Buna benzer başka hadisler de vardır. Fakat o hadîslerdeki isimler buradabulunan isimlerden başkadır. Ancak “Allah” lafzı hepsinde mevcuttur.Bu itibarla îsm-i A’zam’ın Allah lâfzı olduğu anlaşılır.

“… Enes bin Mâlik(Ra)’den rivayet edildiğine göre :

Peygamber (SallallahüAleyhi ve Sellem) bir adamın:“Allahım! Ben, hamdin sana mahsus olup senden başka ilâh olmadığını, senintek olup hiç bir ortağının bulunmadığını, senin bol nimet verdiğini, göklerinve yerin yoktan yaratıcısı olduğunu; azamet, hâkimiyet ve sonsuz ikram sahibiolduğunu kesinlikle itiraf ederek şüphesiz sen­den (hayır) dilerim” diye duâ ederken sesiniişitti ve bunun üzerine şöyle buyurdu:

(And olsun ki) Şüphesiz bu adam, Allah’tan İsm-i A’zam’ıile (hayır) onunla istedi, o İsmiA’zam ki onunla Allah’tan (birhayır) istenin­ce verir ve onunlaçağırıldığı zaman duayı kabul buyurur.»” 

Bu hadîsin benzerini EbûDâvûd, Nesâi ve Hâkim de rivayet etmişlerdir. Hadîste geçen “Mennân” bol nîmet veren an­lamındaolup Allah’ın isimlerindendir. Mennân, verdiği nimetleri sayıp beyân buyuranmânâsına da gelir. Allah’ın verdiği nimetleri sayması övgüye lâyık birsıfattır. Kulun uyanıp şükür etmesine vesile olur. Fakat insanın insana yaptığıiyiliği sayıp durması başa kak­mak sayılır ve kötü bir davranıştır. Çünkü bütüniyiliklerin ve ni­metlerin gerçek sahibi hiç bir zaman kul değil, Allah’tır.Kul ancak bir vâsıtadır, elçidir.

“Bedii” Bir örneğe ihtiyaç duymayan yoktanvar eden, yaratan demektir ve Allah’ın isimlerindendir.

“Celal” Azamet, hâkimiyet ve heybet,demektir.

Bu hadis de Allah’ın îsm-iA’zam’ının bulunduğuna, bu ismin hadiste anılan cümleler içinde olduğuna veAllah’ın bu isimle anı­larak dua ve dilekte bulunulduğu zaman o isteğinverileceğine ve duanın kabul buyurulacağına delalet eder.

Devam edecek…

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Süleyman ARSLANTüm Yazıları
Yorum Yaz