MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

BU KELİME HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK…

422 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
BU KELİME HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK…

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

BU KELİME HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK…

 

Bütün varlıkları Rububiyet ve Vahdaniyetine delil yapan Allah’a hamd olsun. O; akılları ve gözleri, kendisini şekillendirmeye yol bulmaktan alıkoyan, kendisine sığınıp takva sahibi olan kimseye; her zorluktan çıkış yolu koyan, kendisine tevekkül eden kimse için; şiddetli zorluklardan ve sıkıntılı yaşantıdan sonra kolaylık sağlayandır. O; dostlarının kalblerini; sabır, tevekkül Allah’a dönme, O’na havale etme, sevgi, korku ve ümit gibi ubudiyet mertebelerinde dolaştırandır…

Kendisine itaat edip, emrine muhalefet etmemekle emir olunduğumuz zata salat ve selam ederim.

Allah’ın kendilerinden razı olduğunu ayet-i celilesi ile bildirdiği, kutlu ashaba da salat ve selam ederim.

Bu yazımızda çok yanlış anlaşılan bir hadisten bahsedeceğiz. Neredeyse herkesin duyduğu hatta söylediği ama içeriğinin ne olduğundan habersiz olduğu, yanlış aktarımlara maruz kalan bir hadis-i şerif…

Ebû Zer’den (Radıyallahü anh)

Rasûlullah’ın (Sas) yanına geldim, üzerinde beyaz bir elbise vardı ve uyuyordu. Sonra konuşmak için tekrar geldim, yine uyuyordu. Bir müddet sonra tekrar geldim, baktım ki Rasûlullah uyanmış, dizinin dibinde oturdum. Bana dedi ki:

“Bir kul Allah’tan başka ilâh yoktur der ve bu iman ile ölürse kesinlikle cennete girer.”

Ben ona:

“Zina etse de, hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum.

Rasûlullah şöyle buyurdu:

“Evet, zina etse de, hırsızlık yapsa da.,”

Ben aynı soruyu üç kere tekrarladım, o da aynı cevabı verdi ve dördüncüde buyurdu ki:

“Ebû Zerr’in burnu (toprakta) sürtülse de bu böyle.
(Ahmed b. Hanbel – el-MÜSNED el-Fethu’r-Rabbânî Tertibi,Tevhid İnancı 33. Hadis)

Açıkça görülüyor ki bu hadis, Müslümanlara bir müjdedir. Fakat ne yazık ki bugün bu müjdeli hadis öyle yanlış anlaşılmış ki heva ehli insanların, İslam’ı yatarak yaşadıklarını iddia edenlerin,  dünyaya dalıp gitmişlerin kendilerini sadece bu kelimeyi söyleyerek kurtulduklarını düşünmesiyle kendilerini avuttuğu bir hadis haline geldi.

Geçen yazımızda isteyenlerin Cennet’e gireceğinden bahsetmiş ve Cennet’i kazanmanın ve Cennet’i istemenin kolay olmayacağını delillendirmiştik. Cennet’i kazanmak kolay değil ise Cennet’in anahtarı olan La ilahe illallah’ı da söylemek o kadar kolay değildir. E söylemek kolay değil ise bu kadar insan neden söylemekte zorlanmıyor ? diye sorabilirsiniz. Bana bu soruyu soracağını düşündüğüm okuyucularıma bende şu soruyu sormak istiyorum ; Madem bu kelimeyi söylemek bu kadar kolaydı, Ebu Cehil zeki bir insandı, Utbe b. Rebia zeki bir insandı, Umeyye b. Halef zeki bir insandı, Şeybe b. Rebia zeki bir insandı, As b. Vail zeki bir insandı, Velid b. Muğire zeki bir insandı Ki ismini saymış olduğum bu İslam düşmanları, başta Ebu Cehil olmak üzere Mekke’yi yönetiyorlardı. Bir beldeyi yönetmek kolay olmamakla beraber keskin bir zekayı gerektirir. O zaman bu denli maharetlere sahip olan bu insanlar neden bu kelimeyi söylemedi. Neden bu kelimeyi söylemek zor geldi onlara. Onları bu kelimeyi söylemekten geri tutan şey neydi ? Ya da şöyle sorayım bu soruyu bu insanlar La ilahe İllallah diyip aynı hayatlarına devam etselerdi onlar içinde Cennet’i müjdeler miydik? Kendimize, çevremizdekilere müjdelediğimiz gibi…

Bu insanları bu kelimeyi söylemekten geri tutan şey, yaşamış oldukları hayatıydı. Onlar bu kelimeyi söylerlerse, yaşantılarının değişeceğini, eski yaşantılarının yerine kendilerine nakledilen yaşantıyı geçirmeleri gerektiğini çok iyi biliyorlardı. Çünkü bu kelime bir vazgeçiş aynı zamanda bir kabulleniştir. Bunu Mekkeli Müşrikler çok iyi anlamıştı. Eğer söylersem, yapmalıyım, vazgeçmeliyim, kabul etmeliyim gibi düşünceler onları uzaklaştırmıştı bu kelimeden. Yaşadıkları hayatın tatlı gelişi, nefislerinin dilediği gibi hareket etmeleri ve kendi elleriyle yazmış oldukları atalarından miras kalan kural ve kanunlara olan tutkunluk onları bu kelimenin karşısında kılıçla durmaya sevk etmişti.

Peki… La ilahe İlallah senin hayatında neleri değiştirdi. Nelerden vazgeçtin ya da neleri kabul ettin bu kelimeyi söyledikten sonra. La ilahe illallah hayatında bazı şeyleri değiştirmiyorsa o kelimenin ne manaya geldiğini anlamamışsın demektir. Ebu Cehil bile bu kelimeyi söylemenin ucuz olmadığını kabul ediyorken bu kelimeyi kendini İslam’a nispet edenlerin bilinçsizce söylemesi kadar büyük bir gaflet yoktur. Düşmanının inandığın kelimeyi senden daha iyi bilmesi kadar trajikomik bir olay var mıdır ?

Mekke’yi sarsan bu kelime insanların kalbini sarsmıyorsa, bu kalp Mekke’nin halinden daha vahimdir. Bir de sarsılmayanlar kendini İslam’a nispet ediyorsa…

Hadisteki ‘kim La İlahe İllallah derse’ ibaresinden maksat, ne manaya geldiğini (mealinin ne olduğunu bilmek değil), içeriğinin ne olduğunu, bilerek söylemek ve kabul etmektir. Bu kelimeyi söylemek Allah’a bir söz vermektir. O’nun kural ve kanunlarına göre yaşayacağına dair verilen bir söz. Allah’tan başkasının (nefsinin bile) hayatına müdahale etmesine müsaade etmeyeceğine dair verilen bir söz. Hayatta ilk ve son söz söyleme hakkının Allah’a ait olduğunu kabul ettiğine dair verilen bir söz… Çünkü La ilahe İlallah bir ilahin varlığını kabul etmekle beraber otoritesini de kabul etmek ve şahitlik etmektir. Peki bu yaşantınla bu şahitliğin ve kabul edişin neresindesin ? Ne kadarına vakıfsın ?

Kim bunları böyle kabul edecek ve yaşayacağına dair söz vererek bu kelimeyi söylerse Cennet’e girer.Yoksa Öyle ağzından bir kere çıkıp sonrasında helal harama dikkat etmeksizin, kafasına göre bir hayat yaşamaya devam ederek sadık kalınacak bir söz değildir. Şöyle bir düşünce var ne yazık ki, bu kelimeyi söyleyen kendisine Cennet’ten bir yer ayırt ettiğini düşünüyor. “Tamaaaam bu kelimeyi de söyledik şimdi istediğimiz gibi hareket edebiliriz” düşüncesi hakim yeryüzünde. Vallahi değil bu kelime bu kadar ucuz olamaz. Peygamber (SAV), bu kelime için kılıçların kınından çıktığını, kanların döküldüğünü ve uğrunda peygamberlerin gönderildiğini bildiriyor.(Sahiheyn)

Hadiste dikkat çeken noktalardan bir tanesi de Ebu Zerr (ra)’ın sormuş olduğu soru ve en sonunda aldığı cevap. Birazcıkta buraya değinerek yazımızı noktalayalım.

Ebu Zerr(ra)in zina etse hırsızlık yapsa da mı ? sorusu, Ebu Zerr’in (ra) şaşırma ifadesidir. Müslümanlığı öyle anlamış ki zinanın ve hırsızlığın Cennet’e girmeye mani olacağını düşünmüş. Hani bugün kelime-i tevhidi söylediği halde  insanların bir kereden bir şey olmaz dediği ‘ZİNA’. Ya da daha senin sevgilin yok mu, daha cinsel tecrüben olmadı mı derken hiçe sayılan ‘ZİNA’. Erkek adam bu, bakar! derken hafife alınan ‘ZİNA’. El çabukluğu gibi bir lakapla maharet sayılan ‘HIRSIZLIK’…

Ebu Zerr(ra) sorduğu soruya verilen cevaptaki hırsızlık ve zina, bu amelleri işlerken ve işledikten sonra pişmanlık duyanlar ve tevbe edenler içindir. Yoksa yaparken bunu normal sayan büyük bir iştahla yaparak kendisine mübah kılan ya da yaptıktan sonra büyük bir hazla anlatanlar için değil.

Ebu Zerr (ra) burnu da sürtse zina ve hırsızlık yapanlar Cennet’e girecektir. Ama La ilahe İllallah’ı sıradan bir cümleymiş gibi düşünenler, hayatlarına Allah’ın hükmetmesine müsaade etmeyenler, söylemiş olduğu kelime-i tevhid ile hayatlarını ikame etmeyenler, bunu düstur olarak kabul etmeyenler Cennet’e giremeyeceklerdir.

Emin ol ki bu kelimenin gereği bu yazıda anlatılanlarla sınırlı değildir. Bir Müslüman bu kelimeyi araştırmalı ve ne manaya geldiğini DOĞRU KAYNAKLARDAN öğrenmelidir evveliyetle farz olan budur. Yoksa bu kelimenin gereğini yazmaya ve anlatmaya ne güç yeter ne de mürekkep… Ama şurası kesindir ki, bu kelime Cennet’in kişiyi kabul edeceği şekilde söylenmelidir ki hadiste anlatılmak istenen de budur… Ve bu da ancak yaşantıyla ortaya konur…

“Gerçekten, Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.”(Nisa/48)

 

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

TEVFİK ALLAH’TANDIR.

SELAM VE DUA İLE…

 

Mu'sab DOĞANTüm Yazıları
Yorum Yaz