MENÜ
Maltepe Escortpendik escort
alanya escort

ABDULLAHZÜLBİCADEYN (R.ANH)

373 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ABDULLAHZÜLBİCADEYN (R.ANH)

Hamd görüleni ve görünmeyeni gören, hissedileni ve hissedilmeyeni bilen rızıkları veren ve istediği zaman alabilen , güneşi doğudan getirip batıdan batıran insanlara akıl nimeti vererek kendisini bulma imkanını sağlayan ölümü ve hayatı yaratan alemleri kendine boyun eğdiren Muhyi , Mumit, Rahman ,Rahim,Metin ,  Gafur ve Halim olan Allah (C.C.).Salat ve Selam tevhidi davayı hiç bir şekilde eksiltmeden insanlara ulaştıran ,tevhidi inkılabı bir hayatın nasıl olacağını hayatıyla gösteren, bütün sıkıntılara katlanan savaş zamanı savaş meydanında olan ilim zamanında insanları Allah’a çağıran emin lakabının sahibi Hz. Muhammed (S.A.V.) aline ve ashabına ve  kendini kutlu davaya adayan ve adananların üzerine olsun.

Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor. Bakara Süresi 151 ayet

Küfrün hızla yayıldığı bir zamanda insanlığın yaratılışına dönmesi ve hayat bulması için alemlerin Rabbi tarafından gönderilen Peygamberinin hakkı getirmesiyle insanlık hayat bulmaya başlamıştı. Yeryüzüne yayılan İslam insanlık tarafından kabul yada inkar edilirken.Hayatını sırat-ı mustakime doğru döndürmek isteyen fakat birilerinin bekle bende gelirim  söylemleriyle İslam’ın nurundan faydalanamayan geciktikçe geciken her anında o anı bekleyen.Dünyayı ve dünyalıkları en son elinin tersiyle iten kendini Rabbimden gelene göre şekillendiren Rasulünün yolunda hayat bulmak ve sevgiliye imanın peşinden gitmek  şuuruyla hayatını alemlerin Rabbinin yolunda feda eden ve herkesin ulaşmaya çabaladığı lakin herkese nasip olmayan şehidlikle buluşarak dünyayı ve dünyanın sahte güzelliklerine aldanmadan bu hayattan ebedi hayata canlı bir şekilde giden yıldız.

Birazda ondan bahsedelim;Evet putçuluğun  hat safa da olduğu bir zaman dilimde lat, uzza gibi putlara atfedilerek isimlerin takıldığı bir zamanda yaşıyordu.Babasının ölümüyle amcasının yanında hayatını sürdürüyordu.Yani anlayacağız şekliyle yetimdi.Medine’nin  dağlarında oturuyordu.Ara ara amcasına yeni gelen şu dine ne zaman gireceğiz amcası da onu sürekli oyalıyordu.

Artık bir gün amcasına :Ey amca ben, senin Müslüman olmanı bekleyip durdum.Senin hala Hz.Muhammed’i (S.A.V.)arzu ettiğini göremiyorum. Bari benim Müslüman olmama izin ver!dedi. Bu sual üzerine küplere binen amcasının kalbindeki gerçekler bir anda çıkı verdi.

Ey Abduluzza eğer sen O’na tabi olursan elindeki develeri,bağları,evleri,köleleri ve üzerindeki elbiseleri bile alırım.

Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah’a verdikleri sözü bozarlar. Allah’ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır. Bakara Süresi 27 ayet

Şimdi birazda kendimizi onun yerine koyalım .Bizlerin İslami bir hayatı bütünüyle yaşamamıza engel olanları onun önüne koyuyor.Acaba o nasıl bir cevap veriyor.Bizler nasıl kalplerimizde bir cevap veriyoruz.

Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.  Çünkü Allah, kendilerine işledikleri amellerin en güzeli ile ecir verecek, lütfundan fazlasını da bahşedecektir ve Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. Nur süresi (37-38)

 

Abdullah kendisine sunulan bu acımasız cevapla fazla vakit kaybetmek istemiyor ve şu cevabı veriyor;Ben yeminler olsun ki O’na tabi ve Müslüman oldum!Taşa puta tapmayı bıraktım.Ellerimde bulunanlarının hepsini alsan da ben bu yoldan dönmeyeceğim!dedi.

İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: “Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir” derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar. Bakara Süresi 25 ayet

Amcası dediği gibi elindekini almakla bırakmadı. Onun üstündeki elbiselerini de aldı.Onu annesinin yanına çırılçıplak bıraktı.Annesi evlerindeki kilimi ikiye bölerek bir kısmını alt tarafına diğer kısmını da  üst tarafına sardı.Doğal olarak bu olayla kalmadılar ve onu sürekli sıkıştırıyorlardı ki İslam’dan uzaklaşsın diye ellerinden gelen ne varsa yapıyorlardı.Bir fırsatını bulup kaçarak Medine’ye Resullullah’ın (S.A.V.) yanına gitti.Medine’ye ulaşınca seher vaktine kadar Mescid’de yattı.

Resulullah(S.A.V.)sabah namazını kıldırdıktan sonra evine doğru gitmek için kaldığında cemaati gözden geçirirken Abdullah’ı gördü.Ona sen kimsin?diye sordu.Abdullah kendisinin kabilesini haber verdikten sonra ben Abduluzza’yım!dedi.

Resulullah (S.A.V.):Sen, Abdullah ve Zülbicadeny( yani iki parça kilimli)sin!Bana, yakın yerde bulun sık sık yanıma gel git!buyurdu.Abdullah(R.Anh) hemen orada Müslüman olup özlediği hayatı yaşamaya başladı.

Ey iman edenler! Allah’ı çokça anın.  Ve O’nu sabah akşam tesbih edin. Sizleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için melekleri ile birlikte üzerinize rahmet ve bereket indiren O’dur ve O, müminlere çok merhametlidir.  O’na kavuşacakları gün müminlere esenlik dileği selâmdır. (Allah) onlar için cömertçe bir mükafat hazırlamıştır. Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.Ve hem de izniyle Allah’a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).  Müminlere müjdele! Onlara Allah’tan bir mükafat vardır… Kâfirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak (aldırma) da Allah’a tevekkül et. Allah vekil olarak hepsine yeter. Ahzab Süresi (41 – 48)ayetler

Kendisi iman ettiğinde Tebuk seferine hazırlık yapılıyordu.Bu arada elinden geldiğince imanın mertebelerini aralıyarak  hayatını şekillendiriyor.Her fırsatta Peygamberin yanına varıp dinin gereklerini öğreniyordu.Zaten kendiside Ashab-ı Suffa’dandı.Tebuk seferinede katılmıştı.

Bir fırsatını bulup Peygamberin yanına gelince ya Resulullah (S.A.V.) bana şehidlik nasip etmesi için Allah’a dua et!diye rica ettiği zaman :Resulullah(S.A.V.)Allah’ım!Onun,kanını kafirlere haram kıl!diye dua buyurdu.O hemen ey Allah’ın Rasulü ben böyle istememiştim!dedi.

Resulullah (S.A.V.):Sen Allah yolunda gazaya çıkar,humma hastalığına yakalanır ölür isen sen şehidsin, hayvanın seni düşürüp de boynun kırılırsa sen  yine şehidsindir.Gam çekme bunlardan hangisi olursa şehidlik için el verir ! buyurdu.

Evet hayatını teslim ettikten sonra isteklerin hiç biri dünya ve dünyalık olmuyor.Ya bizler acaba bu konumumuzu ne zaman değiştirme düşünüyoruz?

Allah (C.C.) Resulünün duasına ve Abdullah’ın(R.anh)arzusuna cevap olarak humma hastalığını seferde ona nasip ediyor.Bundan sonrasını Abdullah b. Mesud (R.anh)dinleyelim.

Resulullah(S.A.V.)ile birlikte Tebuk’de bulunduğum sıralarda gece yarısı kalktım, orduğahın bir köşesinde bir ateş ışığı gördüm.Bir bakayım diye ışığa doğru gittim.Oraya varınca ne göreyim? Resulullah ile Ebubekr ve Ömer(R.Anh ecmain)oradalar!Abdullah Zülbicadeny şehid olmuş ona kabir kazmışlar.Resulullah (S.A.V.) kabrin içersine girmiş!Ebubekr ile Ömer(R.Anh ecmain)Abdullah’ın cesedini kabre indirmekteler.Resulullah (S.A.V.) kardeşinizi bana yaklaştırın buyuruyor.Abdullah (R.ANH)kabre indirilip, yanının üzerine yatırılınca Resulullah(S.A.V.):

-Ey Allah’ım (C.C.)!Ben ondan razı ve hoşnut olarak akşamladım!Sen de , ondan razı ve hoşnut ol!diyerek dua buyurdu.

Abdullah b.Mesud (R.anh):Keşke o kabrin sahibi ben olaydım!Vallahi ben, ondan on beş yıl önce Müslüman olduğum halde, onun yerinde olmayı ne kadar çok arzu ederdim !der, dururmuş.

Rabbim bizlere de O’nun yolunda şehadeti nasip etsin.Hayatlarımızı İslamla şekillendirmeyi nasip etsin.Amin

Müminlerdendir o erler ki Allah’a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler. Ahzab Süresi 23 ayet

Akıbet Muttakilerindir.

ELHAMDULİLLAHİ RABBİL  ALEMİN

Selamu Aleykum.

Fatih YAKINTüm Yazıları
Etiketler:
Yorum Yaz